HaberlerİranOrtadoğu

Trump yönetimi İran konusunda olmayacak kuruntuların peşinde

Amerika Dışişleri Bakanı Mike Pompeo bu ülkenin son yıllarda Dışişleri Bakanlarının yaptığı en hakaret içerikle ve saygısızca konuşmasında İran milleti ve İran İslam Cumhuriyeti nizamını bir dizi mesnetsiz suçlama ve içi boş iddia yöneltti.

Amerika’nın başkenti Washington’da muhafazakar Haritage vakfı üyeleri arasında yaptığı konuşmada İran İslam Cumhuriyeti nizamını tehdit eden Dışişleri Bakanı Mike Pompeo, Amerika yönetimi tarihin en ağır yaptırımlarını İran’a karşı uygulayacaklarını söyledi. Pompeo ayrıca kendince ve haddini aşarak İran için 12 şartbelirledi. Pompeo’nun ileri sürdüğü ve İran’dan yerine getirmesini istediği şartların arasında tüm uranyum zenginleştirme tesislerini toplamak, İran’ın her türlü tesislerini geniş çapta denetleme imkanı sağlamak, İran’ın askeri güçlerini Suriye ve Irak topraklarından çıkarmak ve bölgenin İslamî direniş ekseninde yer alan Lübnan Hizbullah hareketi ve Filistin İslamî direniş hareketi Hamas gibi direniş gruplarına desteğini kesmek gibi şartlar yer alıyor.

Amerika Başkanı Donald Trump’ın İran ve 5+1 grubu arasında imzalanan ve Bercam adı ile anılan nükleer anlaşmadan çekildiği yönünde uluslararası hukuk ve yasalara aykırı kararını açıklamasından iki hafta sonra gündeme gelen bu yaftaları ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo kendince Amerika’nın İran İslam Cumhuriyeti’ne karşı yeni stratejisi olarak da adlandırdı. Ancak buna karşın Amerika’nın eski casusbaşı ve yeni Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun yeni olarak nitelediği bu yaftaları, kullandığı şiddetli hakaret içerikli dilden başka geriye kalan konuları ve konuşmasında üzerinde durduğu başlıklar aslında Amerikalı yetkililerin ta 1979 yılında İran İslam inkılabı zafere ulaştıktan sonra en büyük arzuları olan konulardan ibarettti.

Gerçekte İran’da şah rejimi devrilerek İslam Cumhuriyeti nizamı kurulduktan sonra İran milleti Amerika ve Batı tarafından teröre destek vermek, insan haklarını ihlal etmek ve komşularını tehdit etmek gibi yaftalarla suçlanmaya başladı. Bu suçlamalara paralel olarak da Amerikalı dönem devlet adamları İran İslam Cumhuriyeti nizamı ve İran milletine ağır yaptırımları dayatmaya başladılar. Amerikalı devlet adamları İran milleti ile düşmanlıklarını Saddam rejimini İran’a dayattığı sekiz yıllık savaşta tam destek verecek kadar ve bu doğrultuda İran’a ait bir yolcu uçağını yaklaşık 300 yolcusu ve mürettebatı ile birlikte Fars körfezi semalarında füze ile vurarak düşürecek kadar ilerletti.

Daha sonraları da Amerika’nın dönem Başkanı George W. Bush, İran İslam Cumhuriyeti Afganistan’da Taliban teröründen kaynaklanan tehdidi bertaraf etmekte yardımcı olmasına rağmen İran İslam Cumhuriyeti’nin adını kendince şer eksenine yerleştirdi.

Şimdi ise görünen o ki Amerika’da bir başka cumhuriyetçi Başkan selefinin 15 yıl önce bozguna uğrayan İran politikasını devşirmeye ve uygulamaya çalışıyor. Oysa dünyanın hemen hemen tüm ülkeleri ve aralarında Avrupa birliği ve uluslararası atom enerjisi kurumunun da bulunduğu uluslararası kurum ve kuruluşlar İran İslam Cumhuriyeti Bercam nükleer anlaşmasındaki tüm yükümlülüklerini tam olarak yerine getirdiğini ve asıl Amerika yönetimi uluslararası yükümlülüğünü yerine getirmediğini ve BM güvenlik konseyinin kararnamesine aykırı hareket ederek Bercam nükleer anlaşmasını uygulamaktan kaçındığını itiraf ediyor. Üstelik Amerika bu tutumunu Ortadoğu bölgesinde sözde barışa katkı sağlamak ve yine İran’ın sözde bölgeyi istikrarsızlaştıran davranışları ile mücadele etmek bahanesi ile sergiliyor.

Oysa gerçekte Ortadoğu bölgesi asıl Donald Trump’ın başını çektiği Amerika hakimiyetinde çoğulculuğa karşı olan akımın izlediği politikaları yüzünden oldukça gergin hale geldiği ve Batı Asya yeni bir savaşın eşiğine getirildiği söylenebilir.

Kuşkusuz ABD Dışişleri Bakanı Mike Pompeo’nun kendince hazırladığı 12 maddelik önerileri bölgede barış ve huzura hiç bir katkı sağlamayacak, bilakis bölgeyi savaş şartlarına doğru sürükleyecektir. Oysa İran İslam Cumhuriyeti son kırk yılda türlü savaşları ve yaptırımları başarı ile geride bırakmış ve hiç birinde Amerika tarafından uygulanan baskılara karşı uzlaşmaya yanaşmamıştır. Buna göre bu kez yine Trump ve çevresindeki takımı bundan önce Amerika’da Başkan olan 6 eski selefleri gibi avucunu yalayacak ve isteklerinin hiç biri olmayacaktır. Nitekim Amerika dış ilişkiler konseyi Başkanı Richard Has da Trump’ın bu stratejisinin hiç bir getirisi omayacağını vurguluyor

Başa dön tuşu
Bugün 08 Ağustos 2026 (64) içerik yüklenmiştir.