Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin ikili yaklaşımı

Kendisini soykırım, insanlığa karşı suçlar, savaş suçları ve saldırı suçlarına bakan ilk daimi uluslararası mahkeme olarak kabul eden Uluslararası Ceza Mahkemesi- UCM, Cuma günü Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin için tutuklama emri çıkardı.
UCM’si, Putin’in “Ukrayna’nın işgal altındaki topraklarından Rusya’ya yasa dışı çocuk nakli” de dahil olmak üzere “savaş suçları işlemekten sorumlu” olduğunu iddia etti. Diğer yandan Uluslararası Adalet Divanı- UAD, Rusya Devlet Başkanı’nın Çocuk Hakları Komiseri ” Maria Lvova-Belova ” hakkında da tutuklama emri çıkararak onun da benzer savaş suçları işlediğini iddia etti. Moskova suçlamaları reddederek bu cezaları “acımasız” olarak nitelendirdi.
İlginç olansa, Afganistan ve Irak başta olmak üzere diğer ülkelere yönelik geniş çaplı askeri saldırılar düzenleyen ve işgal ettiği topraklarda çeşitli savaş suçları işleyen bir ülke olan Amerika’nın, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Putin hakkındaki tutuklama kararını desteklemesidir. Bu konuda Amerika Başkanı Joe Biden, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in savaş suçu işlediğini ve Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin kendisi hakkında verdiği tutuklama kararının haklı olduğunu söyledi. Amerika ayrıca Rus kuvvetlerinin Ukrayna’da savaş suçları işlediği sonucuna bizzat vardığını da iddia ediyor.
Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Maria Zaharova, Putin’in tutuklanma kararına cevaben şöyle konuştu: “Uluslararası Ceza Mahkemesi kararları, ülkemiz için hukuki bir anlamı yoktur. Rusya, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin Roma Statüsü’ne taraf değildir ve buna dayalı herhangi bir yükümlülüğü yoktur. Uluslararası Adalet Divanı’ndan olası tutuklama kararları bizim için hukuken etkisiz olacaktır.”
UCM’sinin kararına ilişkin önemli konu, onun savaş suçlarını ele alırken ikili yaklaşımıdır. Henüz hiçbir yetkili uluslararası merci veya araştırma grubu, Ukraynalı çocukların Rusya’ya zorla nakledilmesiyle ilgili her hangi bir rapor yayınlamazken veya Rusya’yı suçlamazken, Uluslararası Ceza Mahkemesi savcısı “Karim Khan”, “bunun çok açık olduğunu ve tanınması için avukat olmanıza bile gerek olmadığını” iddia ediyor! Böylece mahkeme Rusya tarafından iddia edilen savaş suçunu temelden kanıtlamak için alelacele ve yasal prosedürlere başvurmadan, Rusya Devlet Başkanı’nın derhal tutuklanması için olağanüstü bir karar çıkardı.
Hal bu ki Uluslararası Ceza Mahkemesi, Amerikalı askerlerin Afganistan’da açıkça işledikleri ve bir çok kanıtın da bulunduğu suçları hakkında bu cinayetleri incelemeyeceğini açıkladı.
Uluslararası Ceza Mahkemesi başsavcısı Karim Khan, Aralık 2021’de Amerika’nın savaş suçlarına bakılmaması hakkında şöyle dedi: Bu kararı, ciddiyet, ölçek ve kapsam açısından en kötü suçların Amerikan ordusu tarafından işlenmediğine dair kanıtlara dayanarak verdim.
Lahey Uluslararası Mahkemesi, Afganistan’da savaş suçlarının işlenmesine ilişkin ilk soruşturmayı 2006’da başlattı ve 2017’de Mahkemenin Başsavcısı Fatou Bensouda, mahkeme yargıçlarından, Amerikan ve NATO birliklerinin Afganistan’daki çalışmaları hakkında tam bir soruşturma yetkisi vermelerini istedi. Fakat Amerika’nın Donald Trump’ın başkanlığı döneminde kendisine ve diğer bazı mahkeme üyelerine yönelik yaptırımlar, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin önceki kararını yeniden gözden geçirmesine neden oldu. İnsan hakları grupları ise, bu soruşturmalarda Amerikan ordusunun suçlarına öncelik verilmemesini defalarca eleştirdiler.
Bu arada, bir ülkenin başkanı savaş suçları işlemekten yargılanacaksa, Afganistan ve Irak’a saldırın ve bu iki ülkede binlerce masum insanı öldürün Amerika’nın dönem başkanı George W. Bush’un savaş suçluları listesinin başında yer alması gerekiyor. Hal bu ki, 2003’te Irak’ın işgal emrini veren dönemin George W. Bush ve İngiltere Başbakanı Tony Blair de dahil olmak üzere Batılı liderler, Uluslararası Ceza Mahkemesi tarafından yargılanmadı.
