İran

Uluslararası kurumların sessizliği devlet terörizmi teşvik ediyor

İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanlığı’na Bağlı Araştırma ve İnovasyon Kurumu Başkanı Muhsin Fahrizade terör olayı birçok ülke tarafından kınandı.

Muhsin Fahrizade 27 Kasım cuma akşamı Tahran yakınlarında bir terör saldırısı sonucu şehit edildi.
Birçok bilimsel çevre ve dünya çapındaki bağımsız şahsiyetler söz konusu terörist saldırıyı şiddetle kınadılar. Fakat yaşanan cinayeti kesin şekilde kınanma bağlamında dünya çapında beklenen kınamalar şimdiye kadar gerçekleşmemiştir
İran Yargı Erki İnsan Hakları Merkezi Sekreteri Ali Bakıri Keni, BM Genel Sekreteri ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği’ne ayrı mektuplar göndererek İran’ın önde gelen nükleer ve savunma bilim adamının şehit düşürülmesine değinerek, “Bu suç eylemine karşı pasiflik ve eylemsizlik terörizmin meşruiyetini güçlendirirken aşırıcılık ve terörizmi yayacaktır.” dedi.
Bakırı Keni, BM Genel Sekreteri’nin başta Avusturya’da 3 Kasım 2020 ve Fransa’da 17 Eylül 2020 olayları başta olmak üzere diğer ülkelerdeki terör saldırılara ilişkin açık ve net tutumunu hatırlatarak, BM Yüksek Komiserliği’nden seçici olmaktan uzak bir şekilde İranlı nükleer bilim adamına yönelik terör eylemini tanıyarak kınanmasını istedi.
Aslında terörizmle mücadele iddiasında bulunan ülkeler sinsi davranışları ile temelsiz suçlamalara dayanarak İran’a karşı sansasyon yaratmak için her fırsatı kullanarak İran’ı terörizmi faili ve güvensiz göstermeye çalışıyorlar. Aslında İran yargı erki insan hakları Merkezi sekreterinin değindiği konu Batı dünyasının şom terörizm fenomenine karşı ayrımcı ve siyasileşmiş olan tutumudur ve bu da dünya toplumunu, uluslararası güven ve barış konusunda yeni bir sorun ile karşı karşıya bırakmıştır.
İran halkının düşmanları defalarca da gösterdikleri gibi kendi hedeflerine ulaşmak için hiçbir cinayetten geri kalmadıklarını ispatlamışlardır. IŞİD terör grubunun yok edilmesi ve Amerika, İsrail ve Arabistan tarafından desteklenen terörizm ile mücadelede büyük rolü olan Kudüs gücü komutanı korgenerali Kasım Süleymani terör olayından, Savunma Bakanlığı’na Bağlı Araştırma ve İnovasyon Kurumu Başkanı Muhsin Fahrizade’ye terör saldırısı düzenlemeye kadar hiçbir cinayetten çekinmediler.
Mecid Şehriyari, Mustafa Ahmedi Roşen, Mesut Ali Muhammedi ve Dariush Rızainejad, teröristler tarafından şehit edilen İran nükleer bilim insanlardır. Muhsin Fahrizade gibi bilim insanları ve seçkin adamların şehadeti, İran halkı için büyük kayıp olsa da bu şehitlerin yolu kesinlikle daha güçlü azimli ve irade ile izlenecektir.
Bu konuyu İran’ın Cenevre’deki Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi İsmail Bakayi Hâmâne, Dünya Sağlık Örgütü Genel Müdürü Dr. Tedros Adhanom’a yazdığı mektupta önemle vurgulandı. Bakayi Hâmâne, Fahrizade’nin sağlık ve tedavi alanında seçkin çalışmalarına, Corona teşhisi kitlerinin üretim çalışmaları ve de kovid-19 aşısının üretim projesinin yönetilmesine değinerek şehit Fahrizade’ye yapılan vahşi saldırının İran halkına yönelik çok yönlü baskı siyasetinin devamı olduğunu belirterek, bu cinayete karşı sessizliğin ve pasifliğin kabul edilemez olduğunu, çünkü benzer suçları dünyanın her yerinde normalleştireceğini ve tekrarlaması için zemin hazırlayacağını vurguladı.
Maalesef uluslararası kurum ve teşkilatlar terör tehditlerine karşı çelişkili davranışlara gözlerini yumarak Amerika ve küresel Siyonizm lobilerinin etkisi altında bu konuda sessiz kalmayı tercih ediyorlar. Halbuki yapılan terör saldırıyı en güçlü şekilde kınamak en az beklentidir.
bu sorumluluğu yerine getirmemek ise uluslararası kurumlar tarafından açıklanması gereken önemli konudur.

Başa dön tuşu
Bugün 16 Ekim 2026 (20) içerik yüklenmiştir.