
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü basın toplantısında şunları söyledi: İran’la diplomasiye açık olduğumuzu her zaman söyledik, İran’ın nükleer silah edinmesini önlemenin en iyi yolunun diplomasi olduğuna inanıyoruz.
ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Matthew Miller Salı günü Washington ‘da düzenlediği basın toplantısında, Japonya’nın yaptırımların kaldırılmasına ilişkin sunduğu yeni müzakere girişimi hakkındaki bir soruya yanıt olarak şunları söyledi. “Bu özel girişimin farkında değilim ve bu yorumların neye atıfta bulunduğundan emin değilim. Daha önce de söylediğimiz gibi, İran’ın hiçbir zaman nükleer silah edinmemesini sağlamanın en iyi yolunun diplomasi olduğuna inanıyoruz.”
Ayrıca Amerika’nın sorumluluğunu yerine getirmekteki kötü tutumuna ve ülkenin KOEP’ten tek taraflı çekilmesini görmezden gelerek şu iddiada bulundu. “İran’ın nükleer silaha sahip olmamasını sağlamaya kararlı olduğumuzu ve İran’ın nükleer programıyla ilgili kaygılarımızı diplomasi yoluyla gidermeyi tercih ettiğimizi her zaman açıkça ifade ettik.”
Daha önce İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Japon haber ajansı Kyodo’ya verdiği röportajda Japonya’nın sunduğu müzakere girişimi hakkında şunları söylemişti: Japonya, İran ile ABD dahil altı büyük güç arasındaki nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılması için bir girişim önerdi.
“Japonya’nın nükleer anlaşmanın yeniden canlandırılmasındaki yapıcı rolünü destekliyoruz” diyen Emir Abdullahiyan, “İran’ın çıkarlarına” uygun her türlü Japon girişiminin Tahran tarafından olumlu karşılanacağını ekledi.
Miller ayrıca, Atom Enerjisi Kurumunun denetimlerinin çoğunun İran’da gerçekleştirilmiş olmasına rağmen şunları iddia etti: “Dışişleri Bakanı’nın Anthony Blinken geçen hafta söylediği gibi, eğer İran gerilimi azaltmak ve diplomasi için alan yaratmak istiyorsa gerilimi azaltıcı önlemler almak zorundadır. “Kamuoyunda yapılan bazı yorumlara rağmen henüz İran’ın endişelerimizi giderme konusunda ciddi olduğuna dair herhangi bir işaret göremedik.”
Sözcü asılsız iddialarını tekrarlayarak şöyle devam etti: “Yani İran gerilimi düşürmek için adım atma konusunda gerçekten ciddiyse yapabileceği ilk şey Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu ile işbirliği yapmaktır. Bunu tam olarak yaptıklarını görmedik.”
Bu iddialar, Teşkilatın İran’ın nükleer programına ilişkin izleme ve incelemelerinin çoğunu yürüttüğü ve İran’ın herhangi bir nükleer silaha sahip olmadığını defalarca beyan ettiği bir dönemde ortaya atılmıştır.
Ancak geçmiş iddialarını tekrarlayarak ve İran’ın kurumla işbirliği yapmadığına dair ikna edici deliller sunamayarak, son Temsilciler Konseyi toplantısında İran aleyhinde İran karşıtı açıklama yapan Batılı ülkeler oldu.
Kurumun İran’a yönelik denetimleri ve Batılı ülkelerin denetimlerin gerçekleştirilmiş olmasına dikkat etmemesine ilişkin olarak Muhammed İslami, kurumun Viyana’daki yıllık toplantısında şunları söyledi: Uluslararası Atom Enerjisi Kurumu, İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer kurumlarının en büyük ve kapsamlı denetimlerini gerçekleştiriyor. Bu temelde İran İslam Cumhuriyeti’nin bu kadar sürekli ve derin işbirliğini göz ardı etmemek gerekir. Kurumun da bilgilerin gizliliğini korumak için etkili ve somut önlemler alması gerekmekte. Kurum raporlarının hazırlanmasında tarafsızlığa, mesleki davranışa ve gereksiz ayrıntılara yer verilmemesine önem veriyoruz.
Miller ayrıca şunları iddia etti: “İran’la diplomasiye açık olduğumuzu her zaman söyledik. Bu tür müzakerelerin gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusuna girmek istemiyorum ancak İran’ın nükleer silah edinmesini engellemenin en iyi yolunun diplomasi olduğuna inanıyoruz. Diplomasiyi tercih ediyoruz ancak dediğim gibi İran’ın gerilimi azaltmak için atmasını istediğimiz bazı adımlar var.”
Aynı zamanda İran’ın, güvenlik tedbirleri konusunda Kurum ile tam işbirliği yaptığını ifade eden İslami, Kurum toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:
İran İslam Cumhuriyeti, şimdiye kadar gösterdiği gibi, Kapsamlı Güvenlik Önlemleri Anlaşması (CSA-INFCIRC/214) temelindeki yükümlülüklerine bağlı kalmakta ve Kurumun İran’daki doğrulama faaliyetlerine kolaylıkla devam edebilmesi için her türlü çabayı göstermektedir. İran’ın tüm nükleer malzemeleri ve faaliyetleri Kurum tarafından tam olarak beyan edilmiş ve doğrulanmıştır; dolayısıyla İran İslam Cumhuriyeti, Kurumun İran’ın doğrulama faaliyetlerini tarafsızlık, profesyonellik ve gerçekçilik ilkelerine dayalı olarak rapor etmesini beklemektedir.
