
İşgal altındaki Filistin topraklarına göç eden ve mazlum Filistin milletinin evini barkını gasp eden yahudiler, her açıdan bakıldığında siyonist rejimin askerleri sayılıyor.
Kimi cahil insanlar dünyanın dört bir yanından Filistin’e göç ettirilen yahudiler hakkında pek bilgi sahibi olmadığından, söz konusu yahudilerin siyonist rejim tarafından kandırılan masum insanlar olduğunu zannediyor ve bu yüzden bu rejimin cinayetlerine ortak olmadığını savunuyor. Oysa durum tamamen farklı.
Dünyada var olan devlet yapıları arasında Kudüs’ü işgal eden siyonist rejim tamamen sahte ve yapay ve gayri meşru bir rejimdir ve kendi içinde yarattığı sözde devlet yapısına ‘Kışla devlet’ adı verilmektedir. Bu tür bir yapılanmada her vatandaş potansiyel bir asker sayılır ve kendine özgü askeri eğitimlere tabi tutulur ve türlü silahlarla donatılarak zaman sürecinde eğitimlerinin yenilenmesinin yanı sıra çeşitli askeri operasyonlara da katılmak zorundadır.
İşte siyonist rejimde durum aynen böyledir, yani işgal altındaki Filistin topraklarına göç eden her illegal yahudi pratikte gerçek bir askerdir ve bu yüzden bu rejimin tüm cinayetlerine ortak sayılır. Dolaysıyla göçmen olarak Filistin’e gelen yahudiler net olarak Filistin milletine yönelik cinayetlere ortaktır ve siyonist rejim tarafından kandırılmış olmak, onların suçunu hafifletmeye yetmez. Nitekim siyonist yerleşkelerde yaşayan göçmen yahudiler belli aralıklarla Filistin halkına karşı askeri operasyonlara katılması gerekir ve bu yüzden bu katillerin ve canilerin aldatılarak bu topraklara getirilmelerinin onların suçunu hafifleteceğini düşünmek saflık olur.
