
Yemen’in güneyinde yaşanan olaylar ve de insani kriz ve savaşın sürmesi, Yemen müstafi eski hükümeti ve Ulusal Kurtuluş Hükümeti’nin Suudi Arabistan’a yönelik eleştirilerine yol açtı.
Suudi Arabistan, Yemen bataklığına saplanmış ve türlü sorunlarla karşı karşıya kalmış bulunuyor. Savaşın üzerinden 5 sene geçmesine rağmen Suudi Arabistan hedeflerine ulaşamadığı gibi, konumu daha da zayıflamıştır. Bu süre zarfında Yemen ordusu ve halk güçleri, İHA ve savunma gücünü geliştirmiş ve savaşın daha da sürmesi halinde Suudi Arabistan için ciddi bir tehdit haline gelmiştir.
Öte yandan koalisyon içindeki anlaşmazlıklar da artmıştır, Abu Dabi ile Riyad’ın arasındaki ihtilafların yansıra, Güney Geçiş Konseyi ve müstafi hükümet başkanı Mansur Hadi arasında Yemen’in güneyinde ciddi anlaşmazlıklar yaşanıyor, öyle ki, Güney Geçiş Konseyi özerklik ilan etmekle eski hükümet için ciddi bir rakip saylıyor.
Bu gelişmelerin ardından gerek Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti, gerekse Yemen’in eski hükümeti tarafından Suudi Arabistan’a yönelik eleştiriler artmış bulunuyor.
Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti yetkililerinin eleştirileri, Suudi Arabistan’ın tavırlarına yöneliktir. Bir yandan savaşın sürmesi ve Al-i Suud’un tek taraflı ateşkese bağlı kalmaması ve diğer yandan Yemen’in alt yapı tesislerinin tahribatının sürmesi ve insani krizin derinleşmesi, Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti’nin eleştirilerine yol açmıştır.
Bu doğrultuda, Yemen’in Tahran Büyükelçisi Seyyid İbrahim ed-Deylemi, İranpress’e yaptığı açıklamada, Yemen’e karşı savaştaki yenilgiden iç koşullarının etkilenmesi, ayrıca Yemen savaşı durumunun Bin Selman’ın kraliyet koltuğuna oturabilmesini etkilediği için Riyad’ın bu savaşa son vermek için ciddi bir iradeye sahip olmadığını belirtti.
Suudi Arabistan’ın Yemen’e karşı savaşı, bu ülkenin alt yapı tesislerinin yüzde 80’ininden fazlasının yok olması ve sağlık ve beslenme dahil insani trajedinin patlak vermesine yol açmıştır.
Toplam nüfusu 24 milyon olan Arap dünyasının en yoksul ülkesi sayılan Yemen’de ülkede 22 milyon insan Suudi koalisyonun savaşı yüzünden insani yardıma ihtiyaç duymaktadır.
Ed Deylemi bu bağlamda da yaptığı değerlendirmede, savaşın ekonomi, yaşam ve sağlık sektörlerindeki etki ve sonuçlarını felaket olarak niteledi.
Yemen Ulusal Kurtuluş Hükümeti’nin yanısıra, Yemen’in eski hükümetinden bazı yetkililer de, Al-i Suud’un politikalarını eleştirmeye başlamış ve Suudi Arabistan’ın hareketlerinin Yemen’in Güneyi’nde Geçiş Konseyi’nin özerlik ilan etmesine yol açtığını belirtmiş bulunuyor.
Güney Geçiş Konseyi geçen ay, müstafi Hadi Mansur hükümetini beceriksizlikle suçlayarak, Aden’de özerklik ilan etti.
Yemen eski hükümetin Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı Ahmed el Meyseri, Riyad’ın BAE destekli Güney Geçiş Konseyi’nin tavırlarına karşı sessizliğinin bu konseyin son hareketlerinin en önemli etkeni olduğuna inanıyor.
El Mesiri, Suudi Arabistan’ın Ramazan’dan önce Mansur Hadi’den, birliklerinin Aden’e girmesini ertelemesini istediğine dikkat çekti. O dönemde Mansur Hadi bunu istemese de Suudi Arabistan’ın isteğine boyun eğmişti.
Esasında Yemen’in müstafi hükümet Başbakan Yardımcısı ve İçişleri Bakanı, Suudi Arabistan’ın Güney Geçiş Konseyi’nin özerklik ilan etmesinde BAE’nin işbirlikçisi olduğuna ve bir nevi Abu Dabi’ye taviz verdiğine inanıyor.
Bu durum, Yemen’e karşı savaşın sürmesi, Suudi Arabistan’ın lehine olmadığı gibi, Al-i Suud’un iç ve bölgesel sorunlarının artmasına yol açtığını gösteriyor.
