HaberlerİranOrtadoğu

“Yüce Peygamber -sav- 14” büyük tatbikatı, İran’ın güvenliği korumak için güç gösterisi

İran İslam Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri ve Hava-Uzay Gücü’nün katılımıyla düzenlenen “Yüce Peygamber -saa- 14” büyük tatbikatının son aşaması dün Hürmüzgan vilayetinin genel bölgesi, Hürmüz Boğazı ve Fars Körfezi’nden ülkenin derinliklerine kadar geniş bir alanda başladı.Sepahnews’ın bildirdiğine göre, tatbikata Devrim Muhafızları’nın Deniz Kuvvetleri’ne ait füze, bot ve İHA birlikleri ile Devrim Muhafızları Hava-Uzay Gücü’ne bağlı füze, İHA ve radar birlikleri belirlenen senaryolar çerçevesinde prova yaptılar.
 Tatbikat boyunca belirlenen farazi düşman hedeflerine yönelik füze sistemleri, botlar ve İHA’larla saldırı düzenlenecek, farazi düşman gemilerinin bağlantı hatları kesilecek ve taarruz amaçlı mayın dökme provaları gerçekleşecek, ayrıca helikopterlerden belirlenen farazi hedeflere füzeler fırlatılıp, sahilden denize füzeler atılacak. 
Tatbikatın bu aşamasında, “Nur Uydusu”ndan gönderilen görüntülerden yararlanmak suretiyle ilk kez tatbikat bölgesinde keşif operasyonu gerçekleşecek.
 Bilindiği üzere İran İslam Cumhuriyeti’nin ilk askeri uydusu olan Nur, 22 nisan 2020’da Devrim Muhafızları tarafından uzaya fırlatılarak 425 kilometre yükseklikte yer alan yörüngeye başarıyla yerleştirildi.
Devrim Muhafızları’nın kabiliyetleri envanterine uydu kabiliyetinin eklenmesi, İran’ın askeri gücünü, stratejik bir kuvvet seviyesine getirmiştir. İran askeri teçhizat ve silahlarını tehditler ve düşmanın zayıf ve kuvvetli yanlarının gerçekçi tespitine uygun şekilde geliştirilmektedir. 
Askeri Nur uydusu, sahip olduğu kayda değer kabiliyetleriyle, yerküre yüzünden ve çevresindeki olaylardan titiz ve güncel bilgiler toplayıp, bölgede her türlü askeri faaliyeti izliyor. Uydudan gönderilen bilgilerle, füzelerin seyrini ve hedefe isabet anı tespit edilebilir. Ayrıca, sınırdaki teröristler ve kaçakçıların faaliyetleri, hedef ülkelerin tesisleri ve ekonomik çalışmaları ve de uluslararası sınır anlaşmaları uydu üzerinden gözlemlenebilir. 
ABD ve bazı Avrupalı ülkeler ise, ortam yaratıp, propaganda yapmak suretiyle,  bu kazanımı önemsiz göstermeye çalıştılar. Bununla birlikte sözkonusu ülkeler, İran’ın uzaya uydu fırlatmasını BM Güvenlik Konseyi’nin 2231 sayılı kararnamesinin ihlali ve dünya için tehdit olarak göstermeye gayret gösterdiler. 
Bu tepkiler tabii ki bekleniyordu. Bu imkanların önemi, İran’ın savunma doktrini çerçevesinde savaşı önlemektedir. İran, hava-uzay alanı ve diğer alanlarda sahip olduğu savunma ve caydırıcılık güç kaynaklarıyla uluslararası ilişkilerde yeni denklemler oluşturmayı başarmıştır.
 İran hava sahasına giren Amerikan ultra modern İHA’sının yerli savunma sistemi ile hedef alınarak düşürülmesi de, bu çerçevede değerlendirilebilir. Washington yönetimi, İran’a karşı kışkırtıcı eylemleri doğrultusunda haziran ayında İran hava sahasına bir adet casus uçağını gönderdi. Ancak ultra modern İHA, Devrim Muhafızları Hava-Uzay Gücü uçaksavarı tarafından Mübarek Dağlık bölgesinde hedef alınarak imha edildi.
Askeri meseleler uzmanı Jeremy Binnie, İran’ın hava savunma ve askeri gücüne işaretle, İranlıların bir şeye yatırım yapmaları halinde, sonucuna güvenmek gerektiğini, bu konuyu İran’ın balistik füzelerinde gördüklerini, İranlıların hava savunma sistemi konusunda da anlaşılan durumun aynı olduğunu belirtti.
Devrim Muhafızları Ordusu Genel Komutanı Tümgeneral Hüseyin Selami dün Yüce Peygamber -saa- 14 Tatbikatı sırasında yaptığı açıklamada, İran İslam Cumhuriyeti’nin İran milletinin hayati çıkarlarını koruma politikasının, savunma amaçlı olduğunu, İran’ın hiçbir ülkeye saldırmayacağını, ancak taktik ve operasyonda tamamen taarruzda olduğunu belirtti./

Başa dön tuşu
Kapalı
Bugün 14 Ağustos 2020 (30) içerik yüklenmiştir.