
İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammad Cevad Zarif, günümüz uluslararası camia şartlarının geçiş şartları olduğunu ve şartların değişken olduğunu, fırsatların tehdide ve tehditlerin fırsata dönüşme imkanı olduğunu söyledi.
Tahran’da düzenlenen İslam Dünyası Jeopolitiği isimli toplantıda konuşan Zarif, ‘’etki etmenin temeli doğru algılamaktır ve bu olmadan etki etmek mümkün olmaz. Bundan dolayı hangi koşullarda olduğumuzu iyice algılamamız gerekir’’ dedi.
İki kutuplu dünya şartlarının durağan olduğunu ifade eden Zarif, günümüz koşullarının değişken olduğunu ifade etti.
Dünya’da bazı ortak sorunlar olduğunu ifade eden Zarif, bunlardan birinin aktörlerin çokluğu gerçeği olduğunu ve bunun da iki kutuplu dünyada rol ifa edemeyen ülkeler için bir fırsat olduğunu söyledi.
Uluslararası arenada sadece devletlerin etkisinin söz konusu olmadığını ifade eden Zarif, bir toprak parçası olmadan da etki etmenin mümkün olduğunu ve bu konunun İslam dünyası içinde ve dışında çok etkili olabileceğini söyledi.
Geçiş ve değişken dönemlerdeki davranış ve nasıl oynanacağının önem taşıdığını vurgulayan Zarif, ‘’Günümüzde en büyük sorun belki diğer aktörlerin güç ve zayıflıklarını tanımaktır, eğer bu tespitlerimiz doğru olursa doğru hareket etmek mümkün olabilecektir’’ dedi.
Zarif, Saddam Hüseyin ve Kaddafi’nin geçiş dönemdeki değişken şartlarda hesap hatası yaparak yol oluşlarına zemin hazırladıklarını söyledi.
Zarif, İslam dünyası sorunlarının iç ve dış sorunlarının karışımı olduğunu ifade eden Zarif, ‘’İslam dünyasına dışarıdan tahmil edilen sorunlar, İslam Dünyası koşullarını zorlaştırmıştır. Radikalizm, terörizm, etnik, milli ihtilaflar bunlardan bazılarıdır ve bunların yanında işgal, zorla politikaların uygulaması gibi bazı sorunlar daha vardır’’ dedi.
İslam dünyası hükümetlerinde siyasi sorunların başında İslam dünyası hükümetlerin sivil toplumun isteklerine cevap veremediği olduğu ve İslam dünyasında birçok hükümetin zati görevlerini yerine getiremediklerini söyledi.
İslam dünyasının esas sorununun Siyonist rejim olduğunu ifade eden Zarif, ‘’İslam dünyası hükümetleri Filistin halkının haklarının gasbı ile ilgili hesap vermeliler ve bu radikal hareketlerin kökenini oluşturan bir harekete dönüşmüştür’’ dedi.
Zarif, ‘’Bazı İslam dünyası yöneticileri vahimlerinden dolayı sorunları gerçek olmayan Arap-Acem veya Şii-Sünni gibi tehlikeler iddiasında bulunmaktalar’’ dedi.
Oylamalar ve sandıkların önemine değinen Zarif, ‘’İran İslam Cumhuriyeti halkın sahnede olması ile bir çok sorunu fırsata çevirmeyi bilmiştir ve halkın meydanda olması baskılar karşısında korumuştur’’ diye konuştu.
