İran

Zarif’in Bercam çerçevesinde yasal girişimleri vurgulaması

İran, bugün nükleer anlaşmanın 36. maddesine dayanarak (anlaşmayı) iyileştirici adımları barındıran ikinci aşamaya geçiyor. ABD’nin ekonomi terörizmi karşısında çıkarlarımızı korumak için nükleer anlaşma kapsamında sahip olduğumuz yasal yolları kullanmaya devam edeceğiz.”

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif Pazar günü kendi twitter sayfasında Tahran’ın, Bercam çerçevesinde Avrupa’nın sorumluluklarını yerine getirmesi için tanıdığı 60 günlük süreye ve İran’ın nükleer anlaşma çerçevesinde sorumluluklarını azaltma bağlamındaki ikinci adımına işaretle, “İran’ın, nükleer anlaşmadaki 36. madde uyarınca ikinci adımını attığına” işaretle, “tüm bu adımların ancak 3 Avrupa ülkesinin (İngiltere, Fransa, Almanya) taahhütlerine bağlı kaldıkları takdirde geri döneceğini” belirtti.
İran dün (7 temmuz) Avrupa ülkelerine sorumlulukları ile ilgili tanıdığı 60 günlük sürenin sonunda attığı ikinci adımda zenginleştirme oranını 3,67 düzeyinde arttırdığını duyurdu. Tahran ayrıca diğer taraflara yine 60 günlük bir süre tanıyarak aksi halde 3. Adımı da atacağını duyurdu. İran birinci adımda geçen hafta yaptığı açıklamada 3,67 oranında zenginleştirilmiş uranyum miktarının 300 kg’ı aştığını belirtti.
İran’ın tüm bu girişimleri Bercam nükleer anlaşmanın 26 ve 36. Maddeleri uyarınca gerçekleşirken, nükleer anlaşmadan ayrılma anlamında değildir. İran’ın Avrupa ile müzakereden ve 60 günlük tanınan süreden hedefi, aslında Bercam’ı korumak ve kimsenin yararına olmayan münakaşayı yatıştırmaktır.
Fakat yine de bu alandaki ilerlemeler, Bercam’da kalan diğer tarafların iradesine bağlıdır.
Bu yüzden İran dışişleri bakanı başka bir twitter mesajında da şöyle yazdı: Amerika’nın çıkması ardından Bercam’a göre görevlerini yerine getirmeyen AB ve üç Avrupa ülkesi, en azından, Bercam’ın 36. Paragrafı uyarınca İran’ın telafi girişimlerine UAEA’da siyasi destek vermelidirler.
Zarif ayrıca “üç Avrupa ülkesi, Bercam’ın korunması için güçlü siyasi tutum sergilemekten ve Amerika’nın tek yanlılığına karşı çıkmaktan kaçınmaları için hiçbir bahaneleri yoktur” şeklinde vurguda bulundu.
Fakat bazı Avrupa ülkeleri ise, İran’ın kendi sorumluluklarında müsamahakar davranması halinde BM’nin Tahran’a karşı yaptırımlarının devreye girmesi olan “tetik mekanizması”nın devreye girme ihtimalinden söz ediyorlar. Fakat unutmamak gerekir ki Amerika son bir yılda Bercam’dan çıkması ardından İran’a karşı çok ağır yaptırımları zaten uygulamaktadır. Sadece sözlerinde Bercam anlaşmasına bağlı olduklarını açıklayan Avrupalılar da İran’ın minimum ekonomi ihtiyaçlarını sağlamakla İslam Cumhuriyetinin anlaşmada kalmasını sağlamaya çalışıyorlar.
Başka bir ifade ile AB minimum girişimlerle Bercam konusunda İran’dan maksimum beklenti içindedir.
Dış siyaset uzmanı ve uluslararası hukuk uzmanı Rıza Nasri İSNA’ya verdiği mülakatta şunları kaydetti:
Son bir yılda Amerika yaptırımlarına karşı mücadele yolundaki en önemli engel, Avrupa hükümetlerinin Amerika ile 75 yıllık ilişkilerinde “değişimden” haddinden fazla korkak ve ihtiyatlı davranmasıdır. Avrupalılar Amerika ile direkt karşılaşmalarının onları Amerika ile yeni bir Atlantik ötesi ilişkiler kademesine götüreceği ve bu aşamanın onların toprakları için hala bilinmeyen ve tehlikeli bir aşama olacağına inanıyorlar.
İran Amerika’nın anlaşmadan çıkışı ardından bir yıl sabırlı davrandıktan sonra Avrupalıların ahde vefasızlıklarına karşı hatta 60 günlük süre bile vererek, kendi mantık ve görüşünü sergiledi, fakat görünen o ki sonuca ulaşmak için Avrupa’da bir irade yok; bu da İran’ı baskılara teslim etmek için Amerika ve Avrupa arasında bir nevi iş paylaşımı sayılır.
Bu şartlarda İran tarafından Bercam sorumluluklarını azaltma bağlamında ilerideki adımların daha güçlü atılmasının zarureti daha da önem kazanıyor.

Başa dön tuşu
Bugün 17 Ekim 2026 (18) içerik yüklenmiştir.