HaberlerİranOrtadoğu

Zarif’in, ECOSOC toplantısında yoksulluk sorununa vurgu yapması

Batı Asya bölgesinde yaşanan topyekun savaş ve iç çatışmalar, milyonlarca insanı yoksulluğa boğmakta. İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif, “Sürdürülebilir Kalkınma” ekseninde bu sabah New York’ta düzenlenen BM Ekonomik ve Sosyal Konseyi-ECOSOC oturumunda bu konuya vurgu yaptı.

Zarif konuşmasının devamında ” Şimdiye kadar yoksullukla mücadelede uzun bir mesafe katedilmiştir, fakat ne yazık ki yoksulluk hala çağımızın en büyük sorunudur, insanlığın önündeki gerçek bir tehdit ve toplumların sürdürülebilir gelişmesi önündeki çok büyük bir engel.” şeklinde konuştu.
İran İslam cumhuriyeti dışişleri bakanının ECOSOC oturumundaki konuşması, sürdürülebilir kalkınma yolunda yoksulluk ve mevcut engellerin önemi ve dikkat edilmesi zaruretini gösteriyor.
Hiç şüphesiz sürdürülebilir kalkınmayı yakalamak, dünyanın zengin ve yoksul olarak ikiye ayrılmasından acı çeken tüm milletlerin hayati faktörüdür.
Dünya bankasının son bilgilerine göre hali hazırda 8 milyarlık dünya nüfusunun %9,1’i 2016 yılında yoksul sayılıyor; Oxfam kurumu da 3,6 milyar kişinin yoksulluk şartlarında olduğunu duyurdu. Tabi ki uluslar arası kurumlar dünyanın değişik noktalarındaki yoksulluk şartlarının aynı olmadığı kanaatindeler. Dünya bankası kriterlerine göre günde 1,90 dolardan az geliri olanlar, yoksul sayılıyor fakat dünyadaki tüm fakirlerin şartları aynı değil ve ülkelerin ekonomik ve sosyal şartlarına göre bazı yoksullar daha zor ve acı ekonomik şartlarında yaşıyorlar.
2015 sonrası Birleşmiş Milletler Kalkınma Gündemi, bu bağlamda bazı önemli ve stratejik hedefleri açıklamıştır. ” Yoksulluğun tüm şekilleri ile mücadele, açlığa son verme, tüm insanların refah düzeyinin yükseltilmesi, eşit ve kapsayıcı eğitim kalitesinin garanti edilmesi ve eşit eğitim fırsatının sağlanması” bu hedeflerden bazılarıdır.
bu konular dışişleri bakanın sözlerinde kapsamlı bir görüşle dile getirilmiştir. Hiç şüphesiz bu konulara dikkat etmek ve gerçekleşmesi için azimli olmak, yoksulluk ve sürdürülebilir kalkınma alanındaki mevcut sorunların birçoğunu çözebilir. Zarif geri kalmışlık ve yoksulluk köklerini açıklarken, savaş ve bölge ülkelerinin doğal kaynakları ve zenginliklerini yok etmekle kalmayıp insanları özgürlük ve insani kerametinden yoksun bırakan yabancı güçlerin müdahaleci siyasetlerine işaret etti.
Zarif insani hayatın en feci ve acı örneklerinden olan Suriye, Irak, Afganistan, Libya ve Yemen’deki duruma işaretle, aşırıcı teröristlerin mevcut umutsuzluğunu kullanarak ve kendi tekfirci ideolojileri ve bölgesel ve uluslar arası destekler sayesinde, bölge ve dolayısı ile dünyayı kendi korkunç cinayetleri ile kirlettiklerini belirtti. Zarif’e göre gelişme alanındaki ortak sorunlar, aynı zamanda işbirliği için bazı fırsatlarla beraberdir, fakat bu işbirliği de bazı engellerle birliktedir.
Aslında sürdürülebilir kalkınmaya doğru yol, ekonomi ve çevreyi daha iyi yönetmekten geçmiyor; iyi ekonomik, sosyal ve siyasi şartlar, uzun ve kısa vadeli faaliyetlerin sürmesi için bir garantidir. Bu yüzden büyük güçler, yoksulluğu yok etme ve iş fırsatlarını tekrar ihya etme konularını göz ardı ettikleri sürece, herkes için sürdürülebilir ekonominin sağlanması konusunda fazla umutlanmamak gerekir. Zira uluslar arası düzene dayatılan ekonomik ve siyasi ilişkiler, kaynaklar ve imkanların eşitsizce dağıtılmasına sebep oluyor. /

Başa dön tuşu
Bugün 03 Haziran 2026 (47) içerik yüklenmiştir.