IrakİranKatar

Zarif’in Katar ve Irak Ziyaretleri

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Muhammed Cevad Zarif Pazar günü bir heyet ile birlikte Irak ve Katar makamları ile görüşmek üzere bu iki ülkeye ziyaretini başlattı.

Bu ziyarette ikili münasebetlerin geliştirilmesi, bölgesel ve bölge ötesi meseleler ele alındı. İran İslam Cumhuriyeti açısından Katar, Irak dahil tüm bölge ülkelerin ile en iyi düzeyde ilişkilere sahip olmak öncelikli bölgesel siyasetler arasında yer almaktadır.

Bu temelli ve ilkeli siyasete dayalı olarak Kuveyt, Katar ile Arabistan ve Fars Körfezi İşbirliği Konseyi üye ülkeleri arasındaki gerilimlerin çözümüne dair çabaların sonuca vardığını açıklar açıklamaz İran İslam Cumhuriyeti de bu süreci memnuniyetle karşıladı ve bu yönde bir yaklaşım izlemeye koyuldu.

İran İslam Cumhuriyeti dışişleri bakanı Twitter sosyal sayfasından ise şöyle bir mesaj paylaştı: ” Kuveyt’in Fars Körfezi bölgesinde bildirdiği anlaşmaları memnuniyetle karşılıyoruz. İran’ın eskiden beri siyaseti, diplomasiye, iyi komşuluk yapma ilkesine ve bölgesel diyaloglar yapma prensibine dayalı ilişkilere dayanmaktadır. Bu barışın, tüm bölge ülkeleri ve milletlerinin siyasi ve ekonomik gelişimi ve de istikrarına yardımcı olacağını umuyoruz. ”

Bu seviyedeki ilişkilerin önemi, stratejik boyutlarının yanı sıra bölgede karşılıklı güven ve ülkelerin yakınlaşması açısından da stratejik bir düzeye sahiptir. Gerçekte İran İslam Cumhuriyeti’nin siyasetlerinin temeli, bölgede gerilim yaratıcı siyasetler ile mücadele etmektir. İran İslam Cumhuriyeti bu tehditlerin özünden ve mahiyetinden haberdar olup bölgesel diyaloglar ve anlaşmaların zeminini hazırlamak için fikirler ve inisiyatifler ortaya koyup ve her zaman da bölge ülkeleri arasında kapsamlı ve bölgeden doğan diyalog süreçlerini desteklemeye çalışmaktadır. İran İslam Cumhuriyeti ayrıca BMT Genel Kurulunda da bölge ülkelerine Hürmüz Barış planını sunmuştur.

Uluslararası meseleler uzmanı Kamran Keremi ise bu diyalogların hedeflerinin öneminin analizinde Katar’ın İran ve Suudi Arabistan arasında arabuluculuk yapma isteğine ve eğilimine de değinerek bu alanda ortak tehditlere karşı ortak çıkarlar çerçevesinde yakınlaşmanın oluşumundaki etkin bileşenlere dikkat edilmesi gerektiğine de vurgu yaptı.

Esasında bölgede ihtilaflar ve sorunların ortaya çıkmasının temel nedenlerinden biri de Amerika’nın askeri varlığı ve kimi bölge dışı aktörler ve güçlerin tefrika ve ayrılık oluşturucu siyasetleridir. Aslında bu bölge dışı aktörler çıkarlarını, bölgede savaş çıkarmak ve kriz yaratmakta ve sonuçta silah satıp servet kazanmakta görüyor.Bu ülkeler ve aktörler bölge ülkelerinin yardımlaşarak sorunları çözmelerine gerilimlerden uzak sürdürülebilir güvenlik ve gelişim yolunda adım atmalarına izin vermiyor.

Fars Körfezi bölgesindeki siyasi ve güvenlik sorunlar da bu sürecin idare edilmesi için bölge ülkeleri arasında kapsamlı ve topyekun bir işbirliğine ihtiyaç duyulduğunu gösteriyor.

Nitekim Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad Al-i Sani de Ocak 2020’de Ocak ayında Tahran’a yaptığı ziyaretinde bu noktaya vurgu yaptı ve şöyle dedi: ” Bölgede güvenliğin korunması için etkin bir ülke olarak İran İslam Cumhuriyeti ile işbirliği yapmaya inanıyoruz. Fars Körfezi bölgesinde İran olmadan oluşturulmaya çalışılan her türlü güvenlik işbirliğinin bir değeri olmayacaktır. ”

Ve son nokta şu ki; bu tür diyalog süreçlerinin ortak tehditlere karşı ortak algıya ihtiyaç duymasıdır. Böyle olursa siyasi, güvenlik ve ekonomik yakınlaşma sağlanacak ve bölge ülkeleri kapsamlı işbirliği başlatacaktır.

Başa dön tuşu
Bugün 30 Kasım 2021 (30) içerik yüklenmiştir.