DünyaHaberlerİranOrtadoğu

Bağlantısızlar Hareketi, İran’ın barışçı nükleer programını yeniden destekledi

İran’ın UAEA’daki temsilcisi Ali Esger Sultaniye yaptığı açıklamada, bağlantısızlar hareketine üye ülkelerin Perşembe günü yayınladıkları ortak bildiride İran İslam cumhuriyetinin sivil ve barışçı nükleer faaliyetlerini temel bir hak olarak desteklediklerini söyledi.

Bağlantısızlar hareketi yayınladıkları 5 sayfalık karar bildirisinde İran’ın nükleer programının meşru olduğunu vurguladılar. Bu bildiri gelecek hafta uluslar arası Atom Enerjisi Ajansının yönetim kurulu toplantısında okunup kamu oyu’na sunulacak. Bağlantısızlar hareketi defalarca benzer karar bildirisiyle İran’ın barışçı nükleer programını desteklediler.

120 ülkenin üyesi olduğu Bağlantısızlar hareketi geçen Tahran toplantısında İran’ın dönem başkanlığını onayladı ve yayınladığı karar bildirisinde İran’ın barışçı nükleer faaliyetlerini koşulsuz olarak desteklediğini vurguladı.

Bağlantısızlar hareketine göre, UAEA kuruluş bildirgesiyle NPT ilkelerine göre, bütün ülkeler eşit bir biçimde nükleer bilim ve teknolojiyi geliştirme, araştırma yapma, uranyumu zenginleştirme ve kullanma hakkına sahiptir.

Bunun tek bir şartı barışçı amaçlı nükleer faaliyet olmasıdır. Hiçbir güç ve devlet, başka bir ülkeyi barışçı nükleer enerji ve teknolojiden mahrum bırakamaz. UAEA da ülkeler arasında nükleer bilim ve teknolojiyi geliştirme ve kullanma konusunda ayırımcılık yapamaz. İran İslam cumhuriyeti hem UAEA’nın üyesi hem de NPT konvansiyonunu imzalayan ülkelerden biridir.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in de vurguladığı gibi İslam dini açısından kitle imha silahlarını ve özellikle Atom bombalarını geliştirip kullanmak, nükleer silah geliştirmek haramdır. Geçen yıl Tahran’da düzenlenen uluslar arası nükleer silahlardan arınma ve silahsızlanma konferansına bir mesaj gönderen Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney, iran’ın nükleer silahların geliştirilmesi ve kullanılmasının yasaklanmasını istediğini belirtti. İran İslam cumhuriyetinin BM daimi temsilcisi de bu konudaki senedi BM de resmen kaydettirdi. UAEA genel müdürü Yukiyo Amano UAEA yönetim kuruluna sunacak raporunda, İran’ın nükleer programında bir sapma yaşandığını iddia etmedi. Fakat İran’ın nükleer tesislerini UAEA denetçilerine açma konusunda işbirliği yapmadığını ileri sürdü. Amerika ile AB devletlerinin etkisi ve telkinlerinden kurtulamayan UAEA genel müdürü Yukiyo Amano önceki raporlarında olduğu gibi, İran’ın barışçı nükleer programı hakkında şüphe uyandırıcı girişimlerini sürdürdü. UAEA istihbarat uydularının Tahran’ın Parçin’deki askeri sanayi bölgesinden aldıkları görüntüleri rapora ekleyerek, İran’ın radyo aktif ışınlama izlerini temizlemek için bu bölge topraklarını hafriyatla değiştirmeye çalıştığını iddia etti. Bilimsel ve teknik açıdan böyle bir şey imkansızdır. Buna ilaveten uzun yıllardan beri bu bölgede bazı düzenlemeler yapılmaktadır. Fakat bu düzenlemelerin bir kısmının UAEA ile İran’ın aralık ayındaki yeni tür görüşmelerinin eşiğinde yapılamasından dolayı, UAEA genel müdürü bu konuda fırsat kollayıp, şüphe uyandırıcı iddialarda bulunuyor. UAEA genel müdürü bu bilimsel hukuki olmayan iddialarla BM güvenlik konseyinin İran’a karşı yaptırımlar uygulamasına sebep oldu. Amerika ile AB ülkeleri de haksız ve insanlık dışı bir şekilde İran İslam cumhuriyetine karşı tek yanlı ve sert yaptırım ve ambargolar uyguladılar. UAEA batılı istihbarat örgütlerinin dolduruşuna gelip, bilim ve teknikle Hukuk dışı bir şekilde İran İslam cumhuriyetini barışçı nükleer faaliyetlerden muhtemelen sapmakla suçlamaktadır. Bu ispatlanmamış ve mesnetsiz iddialar üzerine hareket eden UAEA genel müdürü aslında UAEA’nin hukuki ve teknik ilkelerini ayaklar altına almaktadır. UAEA ülkelerin nükleer silah geliştirmesini engellemekle mükelleftir. Fakat Amerika, İngiltere, Fransa ve Rusya’nın açıkça ilan ettikleri gibi, yeni nesil nükleer silahları geliştirme girişimlerini engelleme gücünden yoksundur. Buna ilaveten İslam ve Arap ülkelerini ve Ortadoğu ile Fars körfezi ülkelerini ve bölge milletlerinin hayat hakkını tehdit eden soykırımcı ve terörist İsrail rejimini de denetim altına alma konusunda acziyet göstermektedir. Bağlantısızlar hareketi de UAEA’nın bu hukuk dışı ve ardniyetli siyasi tutumunu kınamaktadır.

Başa dön tuşu
Bugün 29 Eylül 2026 (50) içerik yüklenmiştir.