HaberlerOrtadoğuSuriye

Suriyelilerin önündeki tek seçenek ulusal diyalog ve siyasi sürece gitmektir

Suriye Enformasyon Bakanı Omran el-Zoubi, Suriyeliler önündeki en önemli seçeneğin siyasi süreç, siyasi ulusal diyalog, yıkılanları onarma ve acıları unutmak ile Suriye’ye yönelik küresel savaşın sonuçlarına çözüm bulmaya gidilmesi olduğunu belirtti.

El-Zoubi, Suriye krizine siyasi çözüm bulmak için attığı siyasi çözüm programının, Suriye anayasası, siyasi yönetimi ve hükümetinin iradesi gereğince diyalog meselesine geniş garantiler verdiğini vurguladı.

El-Zoubi, Iraklı Biladi televizyonunun dün gece kendisiyle yaptığı mülakatta, dış muhalefetin diyalogla ilgili iddialarının yalan ve boş olduğunu çünkü, kendi şartları gereğince diyalogdan bahsettiğini diyalog isteyenin şart koymayacağını ve belirli mekanizmalar belirleyemeyeceğini belirterek, 2011 yılının temmuz ayında Şam’da düzenlenen istişare görüşmelerinde sunulan önerilerin, dışarıdan mali ve askeri yönden destekli dış muhalefetin şu anda öne sürdüklerinden çok daha yüksek düzeyde olduğuna dikkat çekti.

Enformasyon Bakanı, şartlı diyalogun boşuna zaman kaybı olduğunu askeri ve güvenlik manasında somut olarak bahis tutanların kaybettiklerini bu yüzden siyasi çalışmalara yönelmeleri gereğini vurguladı.

El-Zoubi, Suriye dahilindeki ulusal muhalefet güçlerinin çok sayıda fikirleri içeren inisiyatifler öne sürdüklerini, temelinde de ulusal diyalog ve halkın çıkarlarını isteyen herkese Şam’a gelmesini ve istediğini öne sürme çağrısının bulunduğuna dikkati çekti.

Enformasyon Bakanı;” Ulusal Diyalog Suriye hükümetiyle muhalefet arasında sınırlı değildir, bilakis bütün toplumsal siyasi güçlerin de bu diyalogda taraf olması gerekir” diye ifade etti.

Silah taşıyanların ulusal diyaloga çağrılmalarıyla ilgiliyse Bakan el-Zoubi bu meseleleri ayrıştıracak olanın kanun ve yargı organlarının olduğunu ifade ederek Suriye toprakları üzerinde bulunan yabancı silahlıların ise hesaplarının ayrı olduğunu çünkü bunların Suriye topraklarına tecavüz eden hükmünde sayıldıklarına dikkat çekti.

Suriyeli kanların akmasında ortak olan dezenformasyon kanallarının Suriye devleti ve ordusunu baştan beri şimdide karalamaya çalıştıklarını ifade ederek, silahlı muhalefetin medya örtüsü altında önemli tesisleri hegemonyası altında olduğunu göstermek amacıyla bazı sivil tesis ve kurumlara askeri mevkilere saldırdığına işaret etti.

El-Zoubi, “Dış muhalefetin silahlı grupların Suriye topraklarının % 60’ına hakim olduğu yönündeki iddiaları doğru olsaydı, istediğini ilan eder hükümeti ve dışarıdan dış muhalefet liderlerini buraya getirirdi” diyerek yalan söylediğini ve siyasi tutumunu hiç bir şekilde geliştirmediğine dikkat çekti.

Ferdi ve ağır silahların tümü, yaklaşık 29 ülkeden akan mal ve silahlılarla Suriye – Türkiye sınırı boyunca uzanan barınak, eğitim ve askeri kampların varlığının, Türkiye AKP hükümetinin Suriye krizinde parmağı olduğunun ve Suriye’nin içişlerine doğrudan karıştığının bir kanıtı olduğunu bununda Türkiye’yi uluslararası sorgulama altına sokacağını vurguladı.

İsrail’in Şam Kırsalına Düşen Cemraya Araştırmalar merkezine saldırısıyla ilgiliyse Enformasyon Bakanı, silahlı terör gruplarının bu merkeze yönelik saldırılarının başarısızlıkları ardından gelen bir İsrail saldırısı olduğunu bir diğer manada da, aracı tarafın başarısızlıkları üzerine asıl tarafın bu görevi yerine getirdiğine işaret etti.

Başa dön tuşu
Bugün 11 Haziran 2026 (68) içerik yüklenmiştir.