
Filistin Halk Kurtuluş Cephesi Dış İlişkiler sorumlusu Mahir Tahir, Filistin Kurtuluş Örgütü’ne bağlı kurumların içi boş tabelalardan ibaret kaldıklarını belirterek, FHKC’nin FKÖ’ye bağlı Merkez Kurulu toplantılarına katılmayı askıya aldığını ifade etti.
Açıklamalarda bulunan Tahir, FHKC’nin boykot kararının arkasında birçok etkenin olduğuna dikkat çekerek şöyle dedi: “Bunlardan bir kısmı siyasi, bir kısmı Ramallah yönetiminin Amerika ve Siyonistlerin baskısına boyun eğerek düşmanla müzakerelerde bulanmasıyla alakalıdır. Daha önce başarısızlığı kanıtlanan ve Filistin halkının çıkarına hizmet etmeyen bu müzakerelere gitme yeni tavizler verme anlamına geldiği gibi Filistin halkının hakkını yok etme anlamına da geliyor.”
Boykot kararının örgütsel boyutu da bulunduğunu söyleyen Tahir devamla şöyle dedi: “Yani FKÖ’nün yapısıyla ilgili sorundan bahsediyoruz. Bizler Filistin’in içişlerinde gelişen büyük bir tehlike ile karşı karşıyayız. Çünkü FKÖ ve ona bağlı kurumlar içi boş tabelalara dönüşmüş. Kararlar Arap Takip Kurulundan alınıp FKÖ’ye bağlı Merkez Kurul’da tartışılıyor. Bu iş defalarca tekrarlandı. Düşmanla müzakerelere dönme konusunda da benzer şeyler yaşandı. Merkez Kurul daha önce düşmanla müzakerelere dönmeme kararı almıştı. Fakat daha sonra buna yeşil ışık yaktı. Adamlar önce Arap Yüksek Takip Kuruluna gidip karar aldırıyor, ardından bu kararı Merkez Kurulda tartışıyorlar. Bu tabloyu asla kabul edemeyiz. Çünkü bunda FKÖ ve FKÖ’ye bağlı kurumlara bir kötülük ve onların rolünü devre dışı bırakma söz konusudur. Kararlar öncelikle Filistin kurumlarında alınmalı. Ardından bu karar Arap ve uluslararası kurumlarda tartışılmalıdır. Onun için bu konuda çok tehlikeli bir durumdan bahsediyoruz. Halk Cephesi olarak bunu kabul edemeyiz. Bizim bu yıkıcı politikalara alet olmamız mümkün değil. Fakat bizim aldığımız karar FKÖ’den ayrıldığımız anlamına da gelmiyor. Çünkü FKÖ Filistin halkının malıdır. Şu veya bu komutanın, bu veya şu örgütün malı değildir. O nedenle FKÖ’yü yeniden yapılandırmak ve içine bütün ulusal ve İslamî kesimleri alacak şekilde demokratik bir temel üzerinde inşa etme çabamızı sürdüreceğiz.”
