HaberlerİranOrtadoğu

İran Dışişleri Bakanı Zarif’in Amerika’nın hukuk dışı uygulamalarına karşı direniş gereğini vurgulaması

İran İslam Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Muhammed Cevad Zarif, İran İslami şura meclisi 10. Dönem milletvekilleriyle yaptığı görüşmede, İran’ın önceliklerinden birinin kapsamlı nükleer ortak eylem planı anlaşmasının Batılı ülkelerce doğru ve sadakatli bir şekilde uygulanmasını sağlamaktan ibaret olduğunu söyledi.

Dış işleri bakanı Zarif, İran’ın nükleer anlaşma sonucu, haksız ve insanlık dışı yaptırımlardan kurtulmasında dolayı bazı ülkelerin büyük endişe duyduklarını, çünkü İran korkusunu salıp kullanarak kendi çarpık politikalarını yürütmeye alıştıklarını, artık bu karanlık politikalarını uygulama şartlarını kaybettikleri için yeniden İran’ın bölgesel tehdit olduğu iddiasını yaymaya çalıştıklarını belirtti. İran İslam cumhuriyeti kendi bilginlerinin yüksek çabasıyla geliştirdiği barışçı nükleer bilim ve teknolojiyi daha bir geliştirme ve nükleer enerjiyi kullanma hakkı, dünya toplumu ve BM güvenlik konseyinde onaylanıp resmen tanındı. Fakat 5+1 gurubu üyesi olan ve imzacı ülkelerden biri olan Amerika, hala düşmanca politikalarını sürdürmektedir.

Amerika’nın İran karşıtı düşmanlığı karmaşık ve sinsi bir şekilde devam etmektedir. Dış işleri bakanı Zarif’in İran İslami şura meclisinin milletvekilliğine yeni seçilen milletvekillerine hitaben konuşması ve İran’a karşı düşmanlıklardan söz etmesi de bu bağlamda değerlendirilebilir. İran İslam cumhuriyetinin BM daimi temsilcisi ve elçisi Gulam Ali Hoşru da Bağlantısızlar hareketi aracılığıyla BM genel sekreteri Ban Ki Mun’a gönderdiği mektubunda Amerika’nın İran’a karşı düşmanca tutumunu sürdürdüğünü, bu mektubun BM güvenlik kuruluyla BM genel kurulunun resmi senedi olarak kaydedilip yayınlanması gerektiğini vurguladı.

Bağlantısızlar hareketinin bildirisinde vurgulandığı gibi; İran İslam cumhuriyeti merkez bankasının mal varlığının Amerika tarafından gasp edilmesi ve zimmetine geçirilmesi, uluslar arası hukuka aykırı bir eylem olup, uluslar arası ilişkileri istikrarsızlaştıracağı gibi, uluslar arası hukuk ve kanun hâkimiyetini de zayıflatacak niteliktedir. Amerika yüksek mahkemesinin 20 Nisan günü aldığı kararına göre, Amerika alt mahkemelerin, terör saldırısı sonucu öldürülen Amerikalıların ailelerine ödemek kaydıyla İran’ın Amerika’daki mal varlıklarına el konulabilir. Amerika askeri güçleri, ırkçı İsrail rejiminin Lübnan’ı işgal girişimine destek vermek için, Lübnan’a askeri güç konuşlandırdılar. Fakat 23 Ekim 1983 tarihinde Lübnanlı gerilla timleri, Amerika askeri üssüne bomba yüklü arabalarla saldırıp, çok sayıda Amerikalı askeri öldürdüler.

Amerika federal mahkemesi, 2003 yılında aldığı kararla İran İslam cumhuriyetinin Lübnan İslami direniş hareketi Hizbullah’ın kuruluşuna yardım ettiğini, Hizbullah’ın ise, Beyrut’ta Amerika ve Fransa askeri üslerine saldırdığını ileri sürdü. Amerika dış işleri bakanlığı da Amerika mahkemesinin İran mal varlığına el konulması kararının uluslararası hukuka uygun olduğunu iddia etti. Amerika bankalarında bloke edilen İran merkez bankası ve diğer kuruluşlarına ait mal varlıklarının gasp edilmesi ve zimmetine geçirilmesi, nükleer anlaşma sonucu yükümlülüklerini yerine getirmekten kaçınması, İran İslam cumhuriyetiyle diğer ülkeler arasında ticari ve ekonomik işbirliğini baltalamaya çalışması, Amerika’nın İran’a karşı düşmanca politikalarını gözler önüne seriyor. Washington’un bu bozguncu girişimleriyse İran’ın sert ve haklı itirazlarıyla karşılaşmaktadır. İran dış işleri bakanı Zarif’in vurguladığı gibi, İran yasal haklarını sağlayıp korumak için, İran halkının haklarını ve malvarlığının gasbını gidermek için, Amerika’ya karşı gerekli yasal önlemleri alacaktır.

Amerika kapsamlı nükleer anlaşmayı imzaladığı halde, uluslar arası hukuk ve yükümlülüklerini hiçe sayıp, İran’ın diğer ülkelerle parasal ve banka işlemlerinin yapılmasını baltalamaya ve bozmaya çalışıyor. 120 ülkeden oluşan Bağlantısızlar hareketi daha önce Amerika’nın uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’nın yönetimi ve işleyişine karşı hukuk dışı müdahalelerine defalarca itiraz edip kınamıştı. Bağlantısızlar hareketi, Amerika’nın hukuk dışı bir şekilde İran mal varlığını gasp etmesini de kınadı. Amerika’nın uluslararası hukuku çiğnemesi, İran ile birlikte Bağlantısızlar hareketinin Amerika’ya karşı güvensizliğini gözler önüne sermektedir. Bu nedenle İran ile dünya toplumu Amerika’nın yıkıcı ve saldırgan tutumuna karşı haklı bir direnişi sürdürmek zorundadır.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Ekim 2026 (13) içerik yüklenmiştir.