HaberlerİranOrtadoğu

İslam İşbirliği Teşkilatı Olağanüstü oturumu İslam dünyasına dönüş için bir fırsat

İslami İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani, bugün öğleden sonra öyle bir ortamda İstanbul’a hareket etti. İslam İşbirliği teşkilatı İİT yarın İstanbul’da Kudüs için özel oturum düzenleyecek.

Daha önce Türkiye makamları tarafından yapılan açıklamada İslam İşbirliği teşkilatı İİT zirve oturumunun yarın Çarşamba günü İstanbul’da Kudüs meselesini görüşmek üzere olağanüstü toplantı düzenleyecek ve bu toplantıda özellikle ABD başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü gayrı meşru İsrail rejimi için başkent olarak ilan etmesi meselesini ele alarak görüşecek.

Bu oturumun önemini artıran husus ise İslam dünyasının organizeli olarak Trump’ın bu kararına karşı gösterdikleri ilk tepki olmasıdır.

Bilindiği gibi Trump’ın, Kudüs’ü işgalci siyonist İsrail rejiminin başkenti olarak kabul ettiğini açıklaması ardından başta İslam dünyası olmak üzere tüm dünyadan bu karara karşı sert muhalefetler ve protesto eylemleri düzenlenmiş ve hatta yer yer muhtelif ülkelerde Amerikan elçilik ve konsolosluklarına saldırılar düzenlenmişti.

Hatta ABD’nin dost ve müttefik olarak kabul ettiği devletlerin önemli bir kısmı da Trump’ın bu kararına karşı çıkarak Amerika’yı bu mantıksız tutum ve gösterisinde yalnız bırakmışlardır.

Tüm bunlara rağmen uzmanlardan bir çoğu, ABD başkanının Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak ilan etmesi kararı altındaki asıl sebebin bölgede bazı sözde İslam ve Arap yönetiminin Amerika ve siyonist İsrail rejimi ile birlikte hareket etmesi ve onlara bu konuda cesaret vermesi olduğunu belirtmekteler.

Bilindiği üzere ABD başkanı Donald Trump geçtiğimiz 6 Aralık Çarşamba günü, Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak resmiyete tanıdığını bildirmiş, ancak tüm dünya ve İslam aleminden Trump’ın bu kararına çok sert tepkiler gelmiştir. Zira Müslümanların ilk kıblesi olan Mescidi Aksa Filistin’in kopmaz bir parçası olarak Müslümanların en kutsal üç beldesinden biridir ve Müslümanlar için büyük önem taşımaktadır.

Nitekim ABD Başkanı Donald Trump’ın Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıyan kararı İslam dünyasında infiale neden olurken, Körfez monarşisi Bahreyn’den, Siyonist İsrail’e yardım eli uzanmış ve Bahreyn’den bir heyet işgal altındaki Filistin topraklarında siyonist rejim yetkilileri ile görüşmüşlerdi. Kudüs’e ihanet gibi ziyaretin talimatını ise Bahreyn Kralı Hamd bin İsa Alı Halife’nin verdiği ortaya çıkmıştı.

İsrail’in Kanal 2 televizyonunun haberine göre, ihanet ziyaretinde, aralarında din adamlarının da bulunduğu “This is Bahrain” adlı heyet, Kral Halife’nin talimatıyla İsrailli yetkililerle görüşmek üzere Tel-Aviv’e gitmiştir. Bahreynli heyet, İsrail Dışişleri Bakanlığından bir heyet eşliğinde Kudüs’ü de ziyaret etti. Heyetin ziyareti, İsrail’in kutsal şehir üzerindeki hakimiyetini ‘zımnen kabul’ olarak değerlendirildi.

Birleşik Arap Emirlikleri’nin bölgeye yönelik emellerinde postacı olarak kullandığı Bahreyn yönetimi, böylece skandal bir karara daha imza atarak adeta İslam coğrafyasını ve Filistin’i sırtından bıçakladı. Elbette daha önce Suudi Arabistan ve BAE rejimlerinden de İsrail’li yetkililer ile üst düzey görüşmeler gerçekleştirilmiş ve Trump’ın Kudüs kararını bu rejimlerin onayını aldıktan sonra açıkladığı belirtilmektedir.

İran cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Türkiye’ye gitmeden önce dün İslami Şura Meclisinde yaptığı konuşmada resmen Arabistan’dan İsrail ile ilişkisini kesmesini istedi. İran’ın Suudi Arabistan ile arasında sorun olmadığını açıklayan Ruhani, şöyle dedi: Aramızdaki münasebetlerin Arabistan’la iyileşmesi için bu ülkeden sadece iki girişimde bulunmasını istiyoruz; Siyonist Rejim ile ilişkilerini askıya alması ve ilaveten Yemen’e karşı yıllardır yaptığı hava saldırılarını durdurması. Onların bu iki işi yaptıkları zaman hep birlikte iyi ilişkilere sahip olabilmeyi ele alabiliriz.

Bugün İslam dünyasında mevcut şartları dikkate almaksızın siyonist İsrail rejimi ile diplomatik ilişkilerini resmen başlatmak isteyen Suudi Arabistan ve Bahreyn rejimleri, er veya geç gayretli Arap halkların hışmına uğramayı ve onların kin ateşinde yanmayı beklemeliler.

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) Liderler Zirvesinin Çarşamba günkü İstanbul oturumu aynı zamanda en azından görünüşte Kudüs ve Filistin meselesiyle ilgili ortak bir tutum sergilemeleri ve bölgede Amerika ve İsrail’in çıkarlarından daha ziyade Filistin’in durumundan kaygılandıklarını göstermeleri bakımından çok iyi bir fırsattır. Unutmamak gerekir ki ilk olarak İslam konferansı olarak varlığını açıklayan ve daha sonra İslam İşbirliği Teşkilatı olarak isim değiştiren kurumun kuruluş felsefesi Kudüs olup Kudüs’ü savunmaktır.

Suudi rejimi bugün tüm enerjisini ve imkanlarını Yemen’i bombardıman etmek ve İslam ülkelerindeki terör hareketlerine destek verme yerine harcaması yerine öteki İslam ülkeleri ile birlikte hareket ederek siyonist İsrail rejimine karşı kullanması durumunda kendini içine düştüğü bu bataklıktan kurtarması mümkündür.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Ekim 2026 (13) içerik yüklenmiştir.