HaberlerOrtadoğuSuriye

Cisreşşuğur’a dönen aileler başlarından geçenleri anlattı

Suriye’de evlerinden uzak kaldıkları süre 20 günü aşmamasına rağmen, Cisreşşuğur’a dönen 140 kişi bu sürenin silahlı terör gruplarının güven içindeki insanları korkutan, cana ve mala kasteden eylemleri sonucu topraklarından ve vatanlarından uzak kaldıkları en uzun süre olduğunu vurguladı.

Sağlık ve sosyal açıdan yirmi gün, evlerine ve arazilerine dönen aileler için ağır bir süreç idi. Kışkırtıcı dedikodulara maruz kalan aileler, güven duygularını kaybetmekle birlikte bu durum onları hegemonyası altına alan ortam içinde yaşadıkları hissi uyandırdı. Nihayetinde aileler, bununla hedeflenenin ordunun ismini ve ulusal görevini kötüye çıkarma olduğuna inanmış oldu.

Geri dönenlerden bazıları yaptıkları açıklamalarda, bir an olsun vatan özlemini ve bazılarının “meçhule doğru yol alıyor” diye betimlediği güzel memleketlerini düşünmeden edemediklerini ifade ederek, gözleriyle tanık oldukları ordunun sağladığı güvenlik ve istikrarın gerçeğin ta kendisi olduğunu belirtiyorlar.

Dönenlerden, Muhlis Dali fesat, yıkım, korku ve ölüm saçan silahlı terör gruplarının kendisini gitmeye mecbur ettiğini, o anda güvenliğin olmamasından dolayı baskı ve tehditle ailesiyle birlikte evini terk ettiğini söylüyor. Kamptaki durumun daha iyi olmadığını ve bozguncuların, “kentte her şey yerle bir oldu” gibi ürettiği dedikoduların daha çok endişe etmesine neden olduğunu belirten Dali, “en değerli şey vatandır… yüceliğin harflerini vatanın onurlu evlatları nakşeder..” şeklinde konuşarak memleketindeki normal yaşamını sürdürmek üzere dönme kararı aldığını belirtti.

Muhlis’in eşi Diyana Dali ise ordu birliklerinin bölge halkına tebessüm ve gönül rahatlığını yeniden getirdiğini, kent ve çevresinde güvenlik ve istikrarı sağladığına işaret ederken, kamplarda yaşadığı zor koşulların hiç bir zaman hafızasından silinmeyeceğini belirtti.

Kampta iken evine dönme umudunun her gün büyüdüğünü söyleyen bayan Dali; orada küçük çocuklarıyla birlikte ekmeye bile doyamadıklarını anlattı. Bayan Dali; silahlı örgütlerin bulundukları çirkeflikleri ve eylemleri bir an önce unutmak istediğini söyledi.

Bayan Dali; kaldıkları kamplarda sağlık ve normal yaşam koşullarından mahrum olduklarını ekledi.

Silahlı örgütlerin insanlık dışı eylemleri, şiddet ve tehditlerinin kaldırılamayacak duruma gelmesi üzerine küçük çocuklarının can güvenliği için endişelendiğini ve evi terk etmek zorunda kaldığını ifade eden Ahlam Hasekiyro adlı bayan vatandaş; ordu birliklerinin silahlı örgütlerin yıktığı ve harap ettiği şeyleri onarmak için geldiklerini, bölge ahalisinin gönüllerini rahatladığını söyledi.

Kent sakinlerinden Hatim el-Masri; kamplarda bulunan çok sayıda ailenin evlerine dönmek istediğini, bunun için adlarını listelere yazdırdıklarını ifade ederek, bun ailelerin gerekli icraatları beklediklerini söyledi.

Muhammed Salim ise; evlerine döndüklerinde kamplarda bulundukları sırada duydukları tüm söylentilerin gerçekle ilgisi olmadığını keşfettiklerini belirtirken, askerlerin vatandaşlara oldukça kibar ve sevecen davrandıklarını, silahlı örgütlerin bölgede yok ettikleri güvenlik ve istikrarı sağladıklarını ifade etti.

İdlib ili Cisreşşuğur’a bağlı Hurbatulcavz köyü sakinlerinden evlerine dönenler güvenlik ve istikrarı sağlayan ordunun varlığıyla kendilerini güven içinde hissettiklerini söyledi.

Köy sakinleri, köylerinden silahlı terör örgütlerinin zoruyla göç edenlere güvenlik ve istikrarın yeniden sağlanması ardından evlerine dönme çağrısında bulundu.

Suriye Kızılay Örgütünün dün silahlı terör örgütlerinin yarattığı durumların gerçek yüzünü göstermek için Arap ve yabancı muhabirlere Cisreşşuğur ve bazı köylerine bir gezi düzenledi.

Köy sakinlerinden öğretmen Abdüsselam Seyyid Bakir, ordunun girişi ardından güvenliğin sağlandığını ve doğal yaşamlarına döndüklerini söyledi.

Köylerinden göç edenlere dönme ve söylenen yalan ve iddialara inanmama çağrısında bulunan Bakir, medya organlarından yalan söylememelerini ve gerçekleri çarpıtıp abartmamalarını istedi.

İlkokul öğrencisi Ahmet Şehada ise, daha önce köyde durumların istikrarsız olduğunu, köy sakinlerinin silahlıların tehditlerine maruz kaldıklarını belirterek “silahlılar hoparlörle köy sakinlerine seslenip ordunun kendilerini öldürmeye geldiğini söylüyordu. Fakat şimdi durumlar güvenli ve istikrarlı ve göç edenlerin evlerine dönmesi gerekiyor” dedi.

Lise öğrencisi Ahmet Muhsin, ordunun girmesi ardından ailesiyle birlikte köyüne döndüğünü bildirerek köy sakinlerinden bir kısmının teröristlerin orduya karşı savaşmayan herkesi ölümle tehdit etmeleri nedeniyle hala İdlib ve Türkiye’de bulunduklarına işaret etti.

Muhsin, silahlıların göç edenleri köylerine dönmeleri halinde akrabalarını öldürmekle tehdit ettiklerine de dikkat çekti.

Köy sakinlerinden Ebu Şerif, göçmenlerin ordunun girdiği ilk andan itibaren köylerine aşamalı şekilde dönmeye başladıklarını bildirerek silahlı çetelerin köylülere köy camisinin hoparlöründen seslenerek tehdit edip korkuttuklarını, bu nedenle hayatlarını korumak amacıyla çocuklarıyla birlikte köyden çıkmak zorunda kaldıklarını söyledi.

Ordunun köye girmesiyle birlikte köyüne dönen Um Muhammed, köy dışında on gün kaldığına işaret etti.

Kasım Muhammed Cuma ise, köylerine güvensiz bir ortamın hakim olması ardından ailesiyle birlikte el-Foz köyüne kaçtıklarını, ordunun köyde yeniden istikrar ve güveni sağladığını belirtti.

Çin’in Halk gazetesi muhabiri Young John, düzenledikleri gezinin iyi olduğunu, yabancı gazetecilerin Türkiye’yle sınır bölgelerinde özellikle sınırda bulunan göçmenler konusunda yaşananları anlamalarına yardımcı olduğunu söyleyerek Hurbatulcavz köyü sakinlerinin doğal yaşamın geri döndüğünü ve ihtiyaçlarını karşılandığını söylediklerini kaydetti.

Suriye halkının güven ve istikrar istediğini, son aylarda yaşananlara tanık olmak istemediğini söyleyen Çinli gazeteci, insanların etkisini görebilmesi için reformların zaman gerektirdiğine dikkat çekti.

Diğer yandan Çin CCTV kanalı muhabiri, meslektaşının söylediklerini doğrularken gazetecilerin gerçekleri somut olarak görme ve çalıştıkları medya organlarına nakletme imkânı bulduklarına işaret etti.

Kızılay Örgütü İdlib Şube Başkanı Abdülrezzak Cbeyro muhabirlere verdiği demeçte, örgütün Türk Kızılay örgütü işbirliği ile Türkiye kamplarındaki göçmenleri evlerine güvenle iade etmek amacıyla yoğun çabalar harcadığını söyleyerek göç edenlere hiçbir sorgu ya da takibe maruz kalmayacakları güvencesi verildiğine de dikkat çekti.

Başa dön tuşu
Bugün 09 Haziran 2026 (29) içerik yüklenmiştir.