ArabistanHaberlerOrtadoğu

BM’den Arabistan’nın insan hakları aktivistleri tutuklamasına tepki

Alınan haberler, Arabistan’da son günlerde geniş çaplı tutuklamaların gerçekleştiği ve BM hukuk bürosunun buna tepki gösterdiğini belirtiyor.

Tutuklananlar arasında Arabistan siyasetlerine karşı olan hukuk aktivisti Yasır el-Eyaf, kadın hakları aktivisti Emel el-Harbi ve Arabistanlı dini misyoner Abdulaziz el-Fuzan yer alıyor. Arabistan’da yeni baskı ve tutuklama dalgasının başlaması BM hukuk bürosu tarafından tepkilere sebep olurken, BM hukuk bürosu ise tutuklu tüm hukuk aktivistlerin serbest bırakılması istedi ve son haftalarda hükümeti eleştirenlerden en az 15’inin tutuklandığını duyurdu.

Geçenlerde de Arabistan’da incelemelerde bulunan BM uzmanlarının raporunda Suudi rejimi , sistematik olarak muhalifleri baskılamak, insan hakları savunucularını hapsetmek ve işkenceyi meşrulaştırmak için terörle mücadele yasalarını kullanmakla suçlandı.

“Suudi Arabistan’ın liberalleştiği haberleri tamamen yanlış” diyen BM’nin terörle mücadele ve insan hakları özel raportörü İngiliz avukat Ben Emmerson “Son iki yılda monarşideki yürütme gücünün eşi benzeri görülmemiş şekilde kamu yaşamının her alanına yoğunlaştığı görüldü” dedi.

Arabistan’da son aylarda veliaht prens tarafından gerçekleşen göstermelik reformlara tepki olarak BM, insan hakları bürosundan yayınladığı raporda Arabistan’da gerçekleşen sözde reformların siyasi ve hukuki alanları kapsamadığını belirtti.

BM insan hakları bürosunun raporu, Arabistan’da son aylarda yapılan reform çalışmalarının sadece güç sevdalısı veliaht prens Muhammed bin Salman’ın reklam amaçlı ve göstermelik olarak yapıldığını gösteriyor. BM’nin bu tutumu ise Muhammed bin Salman’ın izlemekte olduğu sözde reform çalışmalarının ne kadar içi boş olduğunu açığa çıkarıyor. Zira muhalefetin tüm kanatları yani ister reformist ister muhalefete kendi isteklerini açıklama fırsatı gerilmiyor ve bu da Suudi rejimin tüm muhalefet sesi kıstıran ve muhalefeti bastıran kabilevi düzenin genel siyasetinin çerçevesidir.

Bu yüzden genç ve tecrübesiz veliaht prensin bayraktarlığını yaptığı reformların tümü yüzeysel ve temelsizdir, işte bu yüzden bu baskıcı rejimin muhalefeti tutuklama ve hangi bahane olursa olsun baskı ortamı oluşturmaya dayalı geleneksel ve kalıtım siyasetleri devam ediyor.

Londra siyasi araştırmalar merkezi müdürü Samih el-Atfi yaptığı açıklamada şöyle diyor: Muhammed bin Salman veliaht olduğundan itibaren 4 bin Suudi vatandaşı hapse atılmış ve Suudi muhaliflere ait 14 sitenin faaliyetleri durdurulmuştur.

Muhammed bin Salman’ın eylemleri, ondan medyada, reformlar kisvesinde yeni diktatör şeklinde söz edilmesine sebep olmuştur. Al-ı Suud rejimi çeşitli hile ve komplolarla kendi baskıcı siyasetlerini yürütmek ve kamuoyu arasındaki itiraz seslerini kıstırmaya çalışarak, ülke halkının haklarının tamamen çiğnendiği ve insan haklarının geniş çapta ihlal edilmesine yönelik dikkatleri dağıtmaya çalışıyor.

Al-ı Suud rejimin tutumları ve izlediği siyasetler, bu gerici rejimin ülkede halkın isteği olan ve 2011 yılından itibaren halk itirazlarının ekseni olan bazı köklü değişiklikleri engellemeye çalıştığını gösteriyor. Genel olarak Arabistan’da özellikle kadınlar ile ilgili bazı sosyal kısıtlamaların kaldırılmasına rağmen bu ülkede ifade özgürlüğü, siyasi teşekküllerin kurulması ve başta şiiler olmak üzere Arabistanlı vatandaşlarının çeşitli kesimleri arasındaki bir çok ayırımın kaldırılması bağlamında hiç bir aydın ufuk görünmüyor.

Bu şartlarda Arabistan’da geniş çaplı tutuklamaların yaşanması, bu ülkenin Al-ı Suud ve özellikle hali hazırda kraliyet sarayında hüküm süren Al-ı Salman liderliğinde daha çok siyasi baskı ortamına doğru yönlendirildiği dikkatlerden kaçmıyor.

Başa dön tuşu
Bugün 07 Ekim 2026 (27) içerik yüklenmiştir.