DünyaHaberlerOrtadoğuSuriye

BM’nin İsrail’e karşı eli kolu bağlı durması kabul edilemez

Suriye’nin BM Daimi Temsilcisi Beşşar el-Caferi Güvenlik Konseyinin olağan toplantısında tartışılan Ortadoğu’da Durum başlıklı bendin sadece Filistin davası ve Arap-İsrail çatışması ile ilgili olup tarihi tanımlanması bu çerçevede olan bu bendin başka hiçbir meseleyle ilgisi olmadığını ifade etti.

BM Güvenlik Konseyinin dün yaptığı toplantıda takdim ettiği beyanda el-Caferi; yazık ki kimileri söz konusu bendin içeriğine ve İsrail işgalini ve insanlık dışı uygulamalarını sona erdirmek gibi önemli hedeflerine odaklanmak yerine bu hedeflerle bir ilgisi olmayan konularla ilgilenerek asıl meseleden uzaklaştıklarını aktardı etti.

Verilerin Ortadoğu bölgesinde yaşanan kriz ve gerginliklerin Arap-İsrail çatışmasıyla direk bağlantılı olduğunu ortaya koyduğuna işaret eden el-Caferi; bu kriz ve gerginliklerin İsrail’in uluslararası diplomatik kerizlerini ortadan kalmayı ve uluslararası arenada Filistinlilerin taleplerinin önünde durmayı hedeflediğini açıklayarak kimi devletlerin bölgedeki istikrarı bozmak aracılığıyla bölgesel bir savaş çıkarmayı amaçladıklarını kaydetti.

Farklı bahanelerle ve kışkırtma aracılığıyla çıkarmayı planladıkları bölgesel bir savaşın bölgedeki bütün ülkeler için bir felaket teşkil edeceğine dikkat çeken el-Caferi; Arap-İsrail çatışmasının tarihi ve önemli bir aşamadan geçtiğini belirterek bu aşamada Güvenlik Konseyinin İsrail ve insanlık dışı düşmanca politikaları karşısında eli kolu bağlı durmasının kabul edilemeyeceğini ve anlaşılır bir yanı olmadığını söyledi.

Bu çerçevede İsrail’in hala uluslararası yasaları çiğneyerek Golan topraklarına asıl sahibi olan Suriye’ye iade etmeyi reddettiğini açıklayan el-Caferi; İsrail’in Golan topraklarında yaşayan halkımıza karşı saldırı ve terör politikaları uygulamayı sürdürdüğünü bu politikalar çerçevesinde İsrail’in Golan’ı anavatandan ve tarihi köklerinden tamamen koparmak amacıyla Golan sınırına ırkçı ayırım duvarı örmeye başladığını bildirdi.

BM Genel Sekreterine bu konuyla ilgili bir şikayet takdim ettiklerini ve BM’nin sorumluluğunu yüklenerek İsrail’e karşı gerekli icraatları alması talebinde bulunduklarını aktaran el-Caferi; ne yazık ki bu şikayetin duymazdan ve görmezden gelindiğini dile getirdi.

Kapsamlı ve adil barış seçeneğinin gerçekleşmesinin tek koşulunun İsrail işgalinin bütün Arap topraklarından çekilmesine bağlı olduğunu hatırlatan el-Caferi; bölgedeki barış sürecinin karanlık ve engelli olmasının ABD ve kimi Avrupalı devletlerden destekli İsrail inadından kaynaklandığını belirterek bölgedeki barışın önündeki tek engelin İsrail olduğunu İsrailli yetkililer tarafından bile itiraf edildiğinin altını çizdi.

Kimi daimi temsilcilerin raporlarının Ortadoğu’da Durum başlıklı bentle ilgili bölümlerinde bu süreçte Suriye’de yaşanan olaylara yer vermesini büyük bir esef ve kaygıyla karşıladıklarını tekrar eden el-Caferi; kimi temsilcilerin raporlarında Ortadoğu’da Durum başlıklı bendin değerlendirmesi başlığı altında bölgede yasal iktidarlara karşı kışkırtma ve provokasyon yaparak ülke ve bölgelerde istikrarı bozarak kaos ortamına sürüklemeyi hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Söz konusu bendin tarihi tanımlaması ve içeriği ile ilgili olmadığını kabul etmemiz nedeniyle kimi temsilcilerin beyanlarında aktardıkları değerlendirmelere cevap verme hakkını kullanmak istemediğini kaydeden el-Caferi; Suriye’nin AB temsilcisinin kendisine ve temsil ettiği kuruma yakışmayan ibarelerle yaptığı değerlendirmeyi şiddetle kınadığını belirterek siyasi ve diplomatik ahlaktan nasibini almamış bu ibarelere, devletlerin içişlerine müdahaleyi reddeden BM ilkelerine saygının bir ifadesi olarak, aynı üslupla cevap vermeyeceklerini açıklayarak konuşmasını noktaladı.

Başa dön tuşu
Bugün 06 Ekim 2026 (63) içerik yüklenmiştir.