
İran İslami Şura Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Alaaddin Burucerdi, Türkiye ve İran arasındaki ilişkilerin gelişmekte olduğunu belirterek, buna halel getirecek girişimlere karşı dikkatli olunması gerektiğini söyledi.
Burucerdi verdiği demeçte, Türkiye-İran ilişkileri, terörizmle mücadele, ABD, İsrail tehditleri ve Suriye’deki durumla ilgili açıklamalarda bulundu.
Türkiye ve İran ilişkilerinin sürekli gelişmekte olduğunu belirten Burucerdi, ikili ilişkileri daha da güçlendirmek ve bölgenin istikrarına katkıda bulunabilmek için imkan ve potansiyellerden gerektiği gibi yararlanmanın önemine değindi.
”Türkiye ile ortak noktalarımız ayrı olanlardan çok daha fazla” diyen Burucerdi, siyasi, ekonomik, ticaret ve güvenlik alanlarındaki ortak noktaların çokluğuna dikkati çekti.
İki ülkenin de Ekonomik İşbirliği Teşkilatı (EİT) ve İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi olduğunu hatırlatan Burucerdi, Türkiye ve İran’ın geniş bir alanda daha yakın işbirliği yapabileceklerini söyledi.
Burucerdi, ”Büyük şeytan ABD’nin ve siyonist rejimin hile ve tuzaklarına karşı dikkatli olmalıyız ki ilişkilerimize halel getiremesinler” diye konuştu.
”İki ülkenin ilişkileri iyi durumda, ancak daha iyi ilişkilere sahip olunabilir” diyen Burucerdi, ”Potansiyellerimiz yararlandığımızdan çok daha fazla. Ortak noktalarımızı daha da artırabiliriz” diye konuştu.
Terörizmin, hem İran hem de Türkiye için baş belası bir konu olduğunu anlatan Burucerdi, terörizmle mücadele kapsamında iki ülkenin yıllardır ortak güvenlik komitesi oluşturduğunu kaydetti.
Terörizmle mücadelenin de iki ülkenin ortak konularından biri olduğunu söyleyen Burucerdi, ”Bana göre iki ülke bu konudaki mücadelesini ciddi olarak sürdürmeli” dedi.
Burucerdi, bölgesel çapta da terörizmle mücadelede işbirliğinin gerekliliğine inandıklarını belirtti.
Burucerdi, ABD’nin İran’a karşı tutumu ve bölgedeki müdahaleci politikalarının kabul edilemeyeceğini söyledi.
‘’ABD’nin bölgedeki varlığına ve müdahalelerine kesinlikle karşıyız’’ diyen Burucerdi,
”Bölge ülkelerinin kendi milli kabiliyetleri ve aralarında yapacakları işbirliğiyle bölgenin güvenliğini sağlayabileceğine inanıyoruz. Bu yüzden bölgede ABD’nin bastonuyla yürümemize gerek yok” dedi.
ABD Başkanı Barack Obama’nın verdiği sözlerden hiçbirini tutamadığını ve kendisinden öncekilerin yanlışlarını tekrarladığını anlatan Burucerdi, Washington yönetiminin, Irak, Afganistan, Filistin gibi birçok konuda başarısız olduğunu bildirdi.
ABD’nin, Mübarek, Kaddafi, Bin Ali, Abdullah Salih gibi dostlarını tek tek kaybettiğini, Bahreyn ve diğer ülkelerde de durumun benzer olduğunu belirten Burucerdi, bütün bu gelişmelerin Washington yönetimi aleyhinde olduğunu söyledi.
Burucerdi, ABD’nin yüz milyarlarca dolar harcamasına, sadece Irak’ta binlerce askerini kaybetmesine rağmen başarısızlığa uğradığını belirtti.
ABD’nin bu tür politikalarının ekonomik krize neden olduğuna değinen Burucerdi, ”Wall Street’i bugün ABD’nin bir gerçeği olarak kabul etmeliyiz. Halk toplanmış ve biz yüzde 99 olarak yüzde 1’in karşısındayız diyor, bu çok önemli bir konu” ifadelerini kullandı.
Burucerdi, Amerikan yönetiminin iç krizlerden kurtulmak ve dikkati başka yöne çekmek için yeni senaryolar peşinde olduğunu, bu yüzden de İran aleyhinde bir rapor hazırlaması için UAEK Başkanı Amano’ya emir verdiğini belirtti.
Raporun teknik açıdan da mantık ve hukuk açısından da sorunlu olduğunu belirten Burucerdi, Rusya ve Çin’in rapora itirazlarını hatırlattı.
İran’ın Suudi Arabistan’ın Washington Büyükelçisine suikast planlamakla da suçlandığını belirten Burucerdi, ABD’nin İran’a baskıyı artırmak için böylesi komik bir yola başvurduğunu söyledi.
Burucerdi, İsrail’in İran’a saldırı düşüncesini son zamanlarda yüksek bir sesle dile getirdiğini, ancak siyonist rejimin böyle bir yanlışa kalkışacağını sanmadığını bildirdi.
”Siyonist rejim güçlü olsaydı 33 Gün Savaşında küçük bir grup olan Lübnan Hizbullah’ına yenilmezdi” diyen Brucerdi, ”Bütün dünya biliyor ki siyonistler dünyanın dördüncü güçlü ordusu olarak 33 Gün Savaşında İran ile çok iyi dost olan Hizbullah karşısında yenildi” ifadesini kullandı.
Burucerdi, ”Hizbullah’a yenilen siyonist rejimin İran’la çatışmaya girmek istemesi onlar için büyük bir ahmaklık olur. Onların böyle bir hataya kalkışacaklarını sanmıyorum. Aksi durumda savaş İran’la sınırlı kalmayacak, bölgeyi krize sokacak” dedi.
Hassas Fars Körfezi’nin dünya ekonomisiyle iç içe geçmiş durumda olduğunu, dünya ekonomisinin zaten yeteri kadar kriz yaşadığını anlatan Burucerdi, ”Sanayileşmiş ülkelerin özellikle de ABD’nin asıl enerji kaynağının temin edildiği Fars Körfezi’nin krize girmesi kesinlikle ABD’nin ve Batı’nın lehine olmayacak. Bu yüzden, böyle bir yanlışı yapacaklarını sanmıyoruz. Ancak biz, çok küçük bir ihtimal dahi olsa böyle bir yanlışa karşı kendimizi hazırlamış durumdayız” ifadelerini kullandı.
Burucerdi, ”Siyonist İsrail’in okullarında şimdi bile çocuklara Nil’den Fırat’a stratejisi öğretiliyor. Direniş ve mücadele olmazsa siyonist rejim bölgedeki tüm ülkelere müdahale peşinde. Bu, bölge ülkelerinin milli menfaatlerine, İslam dünyasının ve hatta bölgenin güvenliğinin aleyhine bir durumdur’ dedi.
”Siyonistler hiçbir anlaşmaya ve taahhüde bağlı değiller” diyen Burucerdi, İsrail’in Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Anlaşmasına (NPT) da taraf olmadığını hatırlattı.
Burucerdi, ”200’den fazla nükleer başlıkları var” dediği İsrail’in bölge güvenliğini ciddi olarak tehdit ettiğine dikkati çekti.
İran Meclisi Milli Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı Burucerdi, Suriye’deki gelişmelerle ilgili değerlendirmesinde ise bu ülkede reformdan yana olduklarını söyledi.
”Bu reformların bir an önce hayata geçirilmesi gerektiğine inanıyoruz” diyen Burucerdi, ”Ancak ABD ve siyonist rejimin Suriye’de kargaşa ve iç savaş çıkarması için muhaliflere silah, imkan ve para vermesine karşıyız” ifadesini kullandı.
Burucerdi, ‘’Amerikalılar bilsin ki bu iç savaş onların lehine olmayacak. Çünkü Beşşar Esad’dan sonra Suriye’de nelerin olacağı belli değil. ABD’nin Suriye’yi kontrol edebileceği düşüncesi yanlış bir düşüncedir. Tunus, Mısır, Libya ve hiçbir yerde olmadığı gibi. Bu yüzden bölgenin yararına ve çıkarına olmayacak bir işi yapmamalıyız’’ dedi.
Korsan İsrail’in tehdit ve zorbalıklarına karşı duran önemli unsurlardan birinin de Suriye olduğunu belirten Burucerdi, ”Suriye yıllardır İsrail’e karşı mücadele eden İslami Cihad, Hamas ve Hizbullah’ın yanında yer alıyor ve siyonist rejim karşısında duruyor. Bir ülkenin, siyonistlerin aşırılıklarına karşı mücadele etmesi, direnmesi bizim için çok değerlidir.”
Burucerdi, açıklamalarının sonunda Türkiye halkına dostluk ve sıcak selamlarını iletti ve Türkiye ziyaretinin yararlı görüşmelere sahne olacağını umduğunu belirtti.
