
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed’in (s.a.v.) Bi’set yıldönümünde, hükümetin üç erkinin başkanları ve bir grup hükümet yetkilisi, İslam ülkelerinin büyükelçileri ve halkın çeşitli kesimleri, İslam Devrimi’nin Lideri Seyyid İmam Ali Hamaney ile bir araya geldi.
Seyyid İmam Ali Hamaney, günümüz dünya olaylarına rasyonel bir bakış açısının herkes için özellikle de büyük ve İslami İran’ın yetkilileri için elzem olduğunu belirterek, sömürgecilerin insan toplumlarını yağmalama yaklaşımını açıklamada şunları söyledi: “Sömürgecilik tarihi, “doğal kaynakların yağmalanması”, “kültürel yağma ve özgün kültürlerin yok edilmesi” ve ulusların “ulusal ve dini kimliklerinin yağmalanması ve ele geçirilmesi” olmak üzere üç aşamayı göstermektedir ve bugün dünyadaki güçlü ve şeytani sistemler, sömürgeciliğin üç aşamasını da milletlere dayatmaktadır.”
Amerikan hükümetini kibirli ve sömürgeci güçlerin zirvesinde ve dünya mali güçlerinin etkisi altında bir hükümet olarak nitelendirdi ve şöyle sözlerine ekledi: “Her gün, büyük finansal karteller ulusların kimliğini ve çıkarlarını değiştirmenin ve sömürgeci nüfuzlarını genişletmenin yollarını planlıyor ve Kur’an’ın dediği gibi, sizi belaya sokan her şeyi severler.”
İslam düşmanlarının kin ve nefretinin, söz ve davranışlarından daha büyük olduğunu bildiren Kur’an-ı Kerim ayetlerine atıfta bulunan Devrim Lideri, şunları söyledi: “ABD Kongre üyelerinin binlerce çocuğun parçalanmasının katilini ve failini alkışlaması ve cesaretlendirmesi veya 300 yolcusu bulunan bir İran yolcu uçağını düşüren Amerikan gemisinin kaptanına takdir madalyası vermek, diplomatik gülümsemelerin ardında gizlenen kötücül duyguların, düşmanlıkların, kinlerin en derin örnekleridir ve biz bu gerçeklere gözümüzü açmalıyız ve Kur’an’ın da dediği gibi onlarla gizli dostluklar kurmamalıyız.”
Küresel çatışmalarda uyanıklık ihtiyacını vurgulayarak, kiminle karşılaştığımıza ve kiminle başa çıkıp konuştuğumuz konusunda dikkatli olmamız gerektiğini vurguladı.
Seyyid İmam Ali Hamaney, mevcut dönemdeki direniş hareketinin nebevî Bi’set bir damla olduğunu ve kökeninin İran İslam Devrimi olduğunu belirtti ve Gazze’deki muhteşem zafere atıfta bulunarak şöyle dediler: “Bu küçük ve sınırlı bölge, Amerika’nın tam desteğine dayanan ağır silahlı Siyonist rejimi diz çöktürmeyi başardı ve bu zafer, aklı ve imanı kullanmaktan, gönlünü Allah’a koymaktan, Allah’ın yüceliğine inanmaktan gelir.”
Şehit Nasrallah’ın kaybına rağmen Hizbullah’ın duruşunu, günümüzün parlak direniş tezahürlerinin bir başka örneği olarak nitelendirdi ve şöyle ifade etti: “Dünyada Seyyid Hasan Nasrallah büyüklüğünde kaç tane büyük insan var? Böyle bir kişiliğin kaybıyla, dost ve düşmanlar Hizbullah’ın işinin bittiğini düşünürken, Hizbullah sadece işinin bitmediğini değil, bazı durumlarda Siyonist rejime karşı daha da büyük bir motivasyonla dik durduğunu gösterdi.”
