HaberlerİranOrtadoğu

ABD ile Rusya, İran-Irak savaşında Irak’ı destekleyerek İran halkını katlettiler

Allah’a tevekkül üzerine direnii ve fedakârlık bütün milletlerin sömürücü istibdadi ve sömürgeci güçlere karşı direniş ve mücadelesinin zafer sırrıdır.

Lübnan İslami direniş ve Filistin İslami direniş hareketleri, İranlı gençlerin batılı emperyalist güçlerle gerici Arap rejimlerin desteğinde saldırgan devrik Irak Baas rejiminin karşısında direnip, hunhar Saddam rejimini hezimete uğratmalarından ilham alarak Kudüs’ü işgal eden ırkçı İsrail rejimiyle destekçilerine karşı şanlı mücadelelerini başlatıp, sürdürdüler.

İran İslam inkılâbı tarihinin en büyük olaylarından biri, İran Milletinin Amerikancı dikta şahlık rejimine karşı İslam temelli devrimi gerçekleştirmesinden hemen sonra, Irak diktatörü Saddam Hüseyin’in gerici Arap rejimlerinin petro-dolarları ve Amerika ile diğer batılı emperyalist güçlerin kimyasal silahlarıyla lojistik desteğinde İran’a saldırıp büyük yıkım ve katliamlar yaptı.

Fakat İran Müslüman halkıyla diğer halk kesimlerinin 8 yıllık şanlı direnişi ve mukaddes savunmasıyla Baasçı hunhar Saddam rejimi hezimete uğradı. İran’a dayatılan savaş iki kutuplu dünya düzeninde ve ikinci dünya savaşı sonrasında özel bir savaş sayılıyordu. Amerika ile Sovyetler birliğinin liderliğindeki batı ve doğu bloğu kendi hakimiyetlerinin dışında çeşitli bölgelerde savaş halindeydiler. Örneğin iki süper güç, Kore yarım adası, Vietnam savaşı, Hindistan ve Pakistan savaşlarında her biri bir tarafı desteklediler. Fakat Saddam rejimi her iki süper güç tarafından askeri, istihbarat ve lojistik açıdan desteklenip, İran halkının katliamına katıldılar.

İran Milletinin mukaddes savunması, büyük bir ilahi imtihandı. Çünkü görünüşte bölgesel bir savaştı. Fakat saldırgan taraf iki süper güç tarafından destekleniyordu. Saddam rejiminin Baasçı ve hunhar askerleri İran topraklarına saldırdıklarında Hurremşehr Müslüman Halkı donanımsız ve askeri tecrübeden yoksun bir şekilde 35 gün kararlı ve fedakarca işgalci güçlerin saldırıları karşısında direnip, insanlık ve İslam tarihinde parlak bir direniş ve cihad sayfası açtılar. Askeri uzmanlara göre, Hurremşehr halkının tecavüzkar ve katiller sürüsü Baasçı askerlerin saldırıları karşısında inançlı bir şekilde direnmeleri normal askeri savaşlarla kıyaslanamaz. İran İslam cumhuriyetinin de Hurremşehr’ı Baasçı hunhar askerlerin işgalinden kurtarması da 8 yıllık savunma stratejisinin dönüm noktası sayılıyordu. İran silahlı kuvvetleriyle halk ordusunun Beytul-Mukaddes adlı fedakarca operasyonları, Saddam rejimi askerlerinin moralini çökertti ve İslam ordusuna üstünlük kazandırdı. Hurremşehr’in işgalden kurtarılması bir şehrin kurtarılması anlamının ötesinde bir olay olduğu için, Hurremşehr’in 24 Mayıs 1982de kurtarılması, direniş, İsar ve fedakârlıkla zafer günü ilan edilmiştir.

İran’ın güney batısındaki Hurremşehr, önemli limanlardan biri olup, stratejik bir konuma sahiptir. Bu kent Karun nehrinin de geçtiği bir kenttir. Bu nedenle batılı ile doğulu sömürgeci güçlerin desteğindeki ırkçı ve Baasçı Saddam rejimi Hurremşehr’i işgal ederek İran’ın diğer şehirlerini de işgal etmeye ve Yeni kurulmuş İslam cumhuriyeti nizamını çökertmeye çalıştılar. Fakat hunhar Saddam ile destekçileri İran halkı ve gençliğinin kendini savunma iradesini hesaba katmamışlardı. Hurremşehr halkı ister kadın ve çocuk olsun ve ister genç ve ihtiyar olsun basit silahlar ve az sayıdaki mühimmatla Saldırgan Irak Baas ordusunun piyade ve zırhlı kol ordularına karşı sokak sokak direndi. Nihayet Irak Baas ordusu başlattığı saldırı tarihinden 35 gün sonra bu güzel liman şehrini işgal edebildi ve yıkıma uğrattı. Halk ve gençlerin çoğu şehit edildi. Irkçı ve aşırı Arap milliyetçisi ve Laik Saddam rejiminin ordusu Hurremşehri işgal ettikten sonra, İslam savaşçılarıyla mücahitlerinin kurtuluş operasyonlarını engellemek için bu kentte büyük istihkam ve askeri planlar kurdu. Fakat işgalden 578 gün sonra, İslam ordusu ve fedaileri hareket geçip bu stratejik şehri Baasçı faşist birliklerin işgalinden kurtardı. Bu operasyonlar sonucu, 19 bin Baasçı asker esir alındı. Böylece Hurremşehr, İslam ordusu ve İmam Humeyni izleyicilerinin düşmanlarına karşı direnişinin simgesine dönüştü. Hurremşehr halkı ve gençliğinin az sayıdaki silahla işgalci ve hunhar Saddam ordusuna karşı direnmeleri ve nihayet bu şehri işgalden kurtarmalarının asıl nedeni İslam dinine olan inançları ve Kuranı kerimin Nusret ve zafer müjdesiydi. İşte bu yüksek iman üzerine Hurremşehr 19 aylık işgalden sonra Baasçılardan temizlendi.

İran halkının 8 yıllık mukaddes savunması ve direnişi, aslında batılı ve doğulu süper güçlerle gerici dikta Arap rejimlerinin saldırı ve işgaline karşı bir direniş sayılırdı. Yüz binlerce İranlı Müslüman gençlik ve diğer azınlıkların gençleri İslami vatanı işgalden kurtarmak için canlarını feda ettiler. İran halkı İslam inancı ve Allah’ın Kuran’ı kerimdeki vaatlerine binaen direnip, zafere kavuştu. İran Müslüman halkı ve gençliğinin işgalci güçlere karşı kurtuluş mücadelesi, beşeri tarihin kendi vatanlarını işgalden kurtaracak milletlere örnek teşkil etmektedir. İran halkı ve gençliği düşmanlara karşı savaşta ölümden korkmuyordu. Çünkü İslami vatanı işgalden kurtarma savaşındaki ölümü şahadet ve en büyük ilahi feyiz olarak nitelendiriyordu. İşte bu ihlaslı mücadele karşısında Batılı ve doğulu sömürgeci güçlerin modern silahlarıyla donatılan Saddam rejimi ordusu ne yapacağını şaşırmıştı. İslami kurtuluş hareketinin başlatılması ve zafere kavuşması sırasında İmam Humeyni Bu ilahi dersi halka ve Müslüman gençliğe anlatmıştı.

Nitekim imam Humeyni diyordu ki; Allah için yapılan bütün işlerde yenilgi anlamsızdır. İmam Humeyni İslam inkılabının zaferi sırasında ve 10 yıllık İslam cumhuriyeti liderliği sırasında ilahi vaatlere tartışmasız bir şekilde inanıyordu. Bu yüzden en hassas anlarda bile sabırlı davranıp soğukkanlılığını koruyor, Kuran’ı kerim ve Sünneti Resullullah ile EhliBeyt Resullullah sav’nin emir ve öğretilerine uygun karar alırdı. Hurremşehr’in kurtuluş için operasyon da ilahi Nusret inanıcıyla en az askeri ve lojistik imkanlarla başlatıldı ve belirlenmiş bütün hedefler gerçekleştirildi. Nitekim İmam Humeyni Hurremşehr’i Allah Kurtardı, dedi. İşte Allah’ın yardımlarına inanç, İslam inkılâbını diğer milletlerin devrimlerinden ayırt eden temel özelliklerden biridir. İslam inkılâbı bu eşsiz özelliğiyle dünyadaki sömürücü ve sömürgeci güçlerle dikta rejimlere karşı halkçı ve İslami direniş ve kurtuluş mücadelesine örnek teşkil etmektedir. Allah’a tevekkül, direniş ve fedakarlık bütün milletlerin sömürücü istibdadi ve sömürgeci güçlere karşı direniş ve mücadelesinin zafer sırrıdır. Lübnan İslami direniş ve Filistin İslami direniş hareketleri, İran gençliğinin bu ilahi mücadelesini örnek alarak ırkçı Siyonist İsrail rejimine karşı kurtuluş savaşını vermektedirler. Kuran’ı kerimin de vurguladığı gibi Allah iman ve tevekkül ile başlatılan kurtuluş savaşı ve bütün baskı ve saldırılara karşı direnişin zaferi kaçınılmaz olur.

Başa dön tuşu
Bugün 18 Haziran 2021 (24) içerik yüklenmiştir.