HaberlerKuzey AmerikaOrtadoğuSuriye

Amerikalı büyükelçi Hama’yı ziyaret etmek için izin istemedi

Suriye Cumhurbaşkanlığı Siyasi ve Basın Danışmanı Buseyna Şaban, Suriye halkının Amerika Dışişleri Bakanlığının Amerika Büyükelçisinin Hama’da bulunduğu ve Cuma gününe kadar burada kalacağına ilişkin bildirisinden büyük bir rahatsızlık duyduğunu açıkladı.

Şaban, Amerikalı Büyükelçinin Hama ilini ziyaret etmek için izin istemediğine işaret ederek büyükelçinin kent halkı sorunlarını çözmeye çalışırken Hama’ya ulaşmasının, bu çözümü engellemek için geldiğinin göstergesi olduğuna dikkat çekti.

Cumhurbaşkanlığı Siyasi ve Basın Danışmanı Şaban İngiliz BBC televizyonuna bugün öğle saatlerinde yaptığı açıklamada, bu durumun Amerikalı Büyükelçi tarafından yapılmış bir tırmandırma teşkil ettiğini söyleyerek “şu ana kadar hiçbir büyükelçi Hama gibi sorunlar yaşayan bir ili izinsiz ziyaret etmedi. Bundan daha önemlisi ise Amerika Dışişleri Bakanlığının bir bildiri yayınlayıp Büyükelçisinin Hama’da bulunduğunu ve Cuma gününe kadar burada kalacağını açıklamasıdır” dedi.

Amerikalı Büyükelçinin Hama’ya kent halkı, cami imamları ve kent otoriteleri arasında sorunları çözmek amacıyla bir toplantı düzenlendiği sırada ulaşmasının önemli bir nokta olduğuna dikkat çeken Şaban, “büyükelçi bozguncular ve silahlıların yollarını kestiği kente nasıl ulaştı, insanlar sokaklardaki silahlılar nedeniyle işlerine gidemezken hiçbir saldırıya uğramadan kendisini dün akşam saat 06.00 sularında el-Serice camisine kimler ulaştırdı” diye konuştu.

Danışman Şaban, Amerika Büyükelçiliğinin Amerika Askeri Ataşesinin Hama’yı ziyaret etmesi için izin istediğine, fakat iznin verilmediğine değindi.

Suriye halkının Amerika Dışişleri Bakanlığının bildirisinden büyük bir rahatsızlık duyduğunu ve protesto ettiğini kaydeden Şaban, tüm kesimler arasında ulusal diyalogun düzenlenmesinin arifesinde büyükelçinin Cuma gününe kadar kalacağını açıklanmasının ABD’nin diyaloga hayır mesajı verdiğini ifade etti.

Şaban, ulusal diyaloga katılacak yeteri sayıda ve toplumun her kesiminden ulusal muhaliflerin bulunduğunu söyleyerek fakat batıdan tek vatan evlatları arasında diyalogu teşvik eden tek bir söz bile duyulmadığının altını çizdi.

Suriye’de bir dış komplo, dış müdahale ve olaylarda Amerika’nın parmağı bulunduğuna dair açıklamalar konusundaki soruyu yanıtlayan Şaban, her şeyin açıklığa kavuştuğunu ve Amerikalı Büyükelçinin Hama’ya gitmesi ve sadece silahlıların girebildiği bölgelere girebilmesinin bunun en iyi kanıtı olduğunu vurguladı.

Suriye’nin bozgunculuk eylemlerine karşı en az oranda güç kullandığını belirten Şaban, herhangi bir batı kentinde silahlıların yollarda barikat kurup görevlilerin işlerine gitmesini önlemesi durumunda bu ülkelerin ne yapacağını sorguladı. Siyasi ve Basın Danışmanı, böylesi bir durum karşısında batının silahlılara uçaklarla saldıracağını ve bariyerleri buldozerlerle yıkacağını dile getirerek Suriye halkının bu anormal durumun sona ermesi için silahlılara karşı daha fazla önlem alınmasını talep ettiğine dikkat çekti. Göstericilere ve olaylara karşı güvenlik çözümünün devam edip etmeyeceğine ilişkin bir soruya cevaben Şaban, 500 subay, asker, polis ve istihbarat görevlisini kimlerin öldürdüğünü, batının halkı öldüren silahlıların varlığını itiraf etmeyi reddettiğini kaydetti. “Suriye katliamın her türlüsünü kınarken hangi batılı ülke subaylarımızın öldürülmesini kınadı” diyen Şaban, Suriye’deki katliamlarla birlikte şiddet ve bozgunculuğun kınanması gerektiğini, hiçbir ülkenin mallarının yakılması ve bozulmasına izin vermeyeceğini vurguladı.

Şaban, Suriye’de kimin öldürdüğüne ilişkin bir soruya ise, “Suriye’de güvenlik ve ordu mensuplarını öldüren kim? Size birileri silahla saldırırsa ne yaparsınız? Şiddeti silahlı örgütler yaratıyor” diyerek Hama’da öğrencilerin sınavlarını veremediklerini, fabrikaların kapandığını ve işyerlerinin silah zoruyla kapatıldığını dile getirdi.

Dışişleri Bakanlığını Amerikalı Büyükelçinin davranışı karşısında nasıl bir adım atacağı sorusuna karşılık Şaban, bu konuda Suriye hükümetinin karar alacağını, bunun tüm devletlerin kararlaştıracağı devletlerarası ilişkilerle alakası bulunduğunu ifade etti.

Muhalefet güçlerinin diyalogu reddetmesi ardından 10 Temmuz’da düzenlenecek Ulusal Diyalog Konferansı konusunda sorulan soruyu ise Danışman Şaban, “diyalogu bazı şahıslar reddetti. Bu onları ilgilendirir. Ulusal bir anda muhalefetle hükümetin ve tüm toplum kesimlerinin vatana hizmet etmek ve vatanı kurtarmak için el ele vermesi gerekiyor” şeklinde yanıtladı.

Şaban diyaloga katılmayı kabul edenlerin Suriye sokağını fiili olarak temsil edip etmediği sorusuna cevaben, diyaloga katılmayı kabul edenlerin Suriye sokağını katılmayı reddedenlerden daha çok temsil ettiklerini, bunların Suriye sokağında fazla destek görmediklerini itiraf ettiklerini söyledi.

Bugün Suriye kentlerinde düzenlenmesi beklenen gösteriler konusunda ise Şaban, “kanımca bugün Hama’daki kışkırtmanın ve bazı büyükelçilerin Hama’da bulunmasının asıl nedeni kentte yapılacak gösterilere katılmayı planlamalarıdır” dedi. Suriye halkının geçtiğimiz haftalarda reformu destekleyen milyonluk mitinglerle yanıt verdiğini, bu durumun bazılarının Paris’te toplanması ve Hama’ya şahsi olarak müdahale etmesine yol açtığını ifade ederek tüm Suriye halkının diyaloga evet dediğine vurgu yaptı.

Şaban, Suriye’de durumun günden güne düzeldiği konusundaki soruya yanıtında ise, ” siz BBC olarak batıyı destekleyenlerin düzenlediği gösterileri görüntüleyip Halep, Şam ve birçok ildeki milyonluk gösterileri göz ardı ederseniz bu durumda ben ne yapabilirim. Mevcut kanallar sadece diyaloga hayır diyen sayılı birkaç kişiyi görüntüledi” diye konuştu.

Şaban Halk Meclisinin, parti, basın ve diğer yasalar konusunda alınması gereken kararları tartışmak amacıyla olağanüstü bir toplantı düzenleneceği yönündeki söylemler konusunda ise, Halk Meclisinde olacaklara ilişkin bir ön yorum yapmak istemediğini, fakat Cumhurbaşkanı Beşşar el-Esad’ın söz ettiği yasaların belirlenen zamanda onaylanacağını bildirdi.

Başa dön tuşu
Bugün 26 Ocak 2022 (30) içerik yüklenmiştir.