ArabistanHaberlerOrtadoğu

Arabistan’ın Amerika’nın işbirliği ile nükleer tesisler kurma çalışmaları

Arabistan Bakanlar Konseyi Kral Salman bin Abdülaziz Al-i Suud’un katılımı ile düzenlediği oturumda, Arabistan Kralın nükleer programın genel Siyasetini kabul etmesi, kamuoyunda geniş Yankı uyandırdı.

Al-i Suud rejimi yetkilileri nükleer çalışmalarının barışçıl hedefler ve de uluslararası anlaşmalar ve kurallar çerçevesinde olduğunu iddia ettiler. Fakat Al-i Suud’undaha fazla askeri politikalara yönelmesi ve rejimin ülkeyi askeri-nükleer faaliyetlere sürüklemesinin belirtileri daha fazla fark edilince, Amerika başkanının yeşil ışığı ile ülkenin Maceracı veliahdınım şüpheli siyasetleri, endişelere sebep olmuştur.
Amerika basınından New York Times baş makalesinde şöyle yazdı: Suudilerin nükleer silah yapmaya çalışması ile ilgili artan belirtiler vardır. Eğer Amerika, Arabistan’ın nükleer Elektrik üretim alanına giriş siyasetleri ve gelecek 25 yılda elektrik reaktörlerin yapımı ile ilgili projelerini doğru bir şekilde yönetmezse ” Suudi Arabistan nükleer silah yapabilen potansiyel bir ülkeye” dönüşür. American Enterprise Enstitüsü de Trump hükümetini, Arabistan’la nükleer işbirliği ve izin konusuna dikkat etmesini ve aynı zamanda bu bağlamda muhtemel gizli anlaşmalar hakkında uyarıda bulundu.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed Bin Salman’ın iddialı projeleri çerçevesinde 2032 yılına kadar bir kaç nükleer santral inşa etmeyi planlıyor.
Nükleer faaliyetler konusunda Amerika’nın Arabistan ile müzakereleri, aslında Washington’un Filistin konusunda Riyad’ı kendi siyasetlerine paralel hareket etmeye teşvik siyasetleri çerçevesinde değerlendirilebilir. Aslında Amerikalı firmalarının nükleer santraller inşa etmek için Arabistan’da faaliyet göstermeleri Washington’un Arabistan paralarından daha fazla yararlanması bağlamında değerlendiriliyor. Bu hedefler doğrultusunda Amerika’dan bir heyet Suudi Arabistan’a giderek ülke yetkilileri ile bazı görüşmelerde bulunacaktır.
Amerika ve Arabistan’ın bu görüşmelerden hedefleri, Amerika’dan Arabistan’a nükleer teknoloji ihracat yasaları arasında ortak bir çözüm yolu bulmak için ortam oluşturmak ve Arabistan’ın bu yasalardan feragat etmsidir. Bu yüzden Amerika başkanı Donald Trump yönetimi Al-i Suud rejiminin nükleer hırsını ilerletmek için ortamı hazırlamaya çalışırken, bunu kaybetmemesi gereken bir fırsat olarak değerlendiriyor.
Fakat Trump’ın bu hedeflere eşlik etmesi aslında Arabistan’ın nükleer silah üretme yolunda kontrolsüzce hareket etmesi sayılır. Nitekim Al-i Suud nükleer hırsı, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Adil Cubeyr’in Amerika 123 anlaşmasını göz ardı ederek açıkça Trump yönetiminden Arabistan’a nükleer yakıt üretme izni vermesini talep etmesinde görülüyor. Söz konusu anlaşmalar, Amerika nükleer enerji yasasında, başka bir ülkenin barışçıl tüketim alanları için nükleer parçalar ve teçhizatının transfer şartlarını belirliyor. Amerika nükleer enerji yasasının 123. maddesinde bu ülkenin diğer ülkelerle nükleer işbirliğinin, dünyada nükleer silahların yayılmasını engelleme temel ilkesine dayalı olması belirtiliyor.
Aslında Suudi Arabistan’ın nükleer silah edinme isteği uzun yıllara dayanıyor. 2011 yılında dönemin Suudi Arabistan Kralı Abdullah’ın Amerikalı yetkililerle yaptığı nükleer silah konulu konuşmalar Wikileaks belgelerinde yayınlanmıştı.
Fakat Suudi Arabistan Amerika ile nükleer anlaşmada bu maddenin yer almasına karşı muhalefet etti. Bu konu Al-i Suud rejimin, gelecekte askari-nükleer faaliyetlerin gerçekleşmesi için şartların hazırlanması ile ilgili gizli hedeflerini açıklıyor. Bu konu savaş yanlısı ve maceracı Arabistan rejimin bölgeye oluşturduğu tehlikeleri daha da yoğunlaştıracaktır./

Başa dön tuşu
Bugün 19 Ocak 2022 (31) içerik yüklenmiştir.