
Doğu Azerbaycan ve Zencan bölgelerindeki siyasetçileri Tahran’da kabul eden Ayetullah Ali Ekber Haşimi Rafsancani, hükümetlerin başarısının halklarından alacakları desteğe bağlı olduğunu söyledi ve şöyle konuştu:
İslam inkılâbı ilk yıllarındaki mücadele ruhuyla olsun, sonraki yıllarda ülkeyi imar etme gayretiyle olsun ve bugün dünya karşısındaki dik duruşuyla olsun hep halktan aldığı destekle başarılı olmuş ve zafer destanları yazmıştır. En kritik dönemlerde halkın desteği, inkılâbın hedeflerini gerçekleştirmede kilit rolü oynamıştır. Dolayısıyla bu halkın sesini iyi dinlemek ve onların ihtiyaçlarını temin edecek siyasi duruş sergilemek gerekir.
Ayetullah Rafsancani sözlerini şöyle sürdürdü: Savaş yıllarında bizim elimizi güçlü kılan en önemli husus halkımızdan aldığımız destekti. Bu halk savaşın zorlu yıllarında sabır ve istikametle zafer destanı yazdı.
Nitekim Yüce Allah da sabreden müminlere zafer vaat etmiştir. Medine’de ilk İslam hükümetinin kurulduğu yılları hatırlayacak olursak, o zaman da müminler istikamet ve sabır gösterince Yüce Allah da onları kendi yardımıyla destekledi.
Ayette, Peygambere (s.a.a) hitaben “Allah seni kendi yardımı ve müminlerle destekledi” buyurmuştur. Yani müminler meydana çıktı, yani halk desteğini arkana aldın ve zafere ulaştın. Yüce Allah Nasr suresinde halkın “grup-grup” dine gireceklerinden söz etmekle aslında zımni olarak İslam öğretilerine dayalı İslami hükümette halkın önemini ifade etmiştir.
Yüce Allah İslam ümmetini “vasat ümmet” olarak nitelemiştir. Kurân her konuda itidalli olmayı, ifrat ve tefritten uzak durmayı emretmiştir. Ahlâki konularda, siyasi meselelerde, ekonomiyle ilgili alanlarda, kültürel konularda ve dış siyasi ilişkilerde yapılacak her ifrat ve tefrit yenilgi ve yıkımla sonuçlanmaya mahkûmdur.
Bir konuda bütün insanların ittifakını sağlamanın imkânsız olduğuna dikkat çeken İslami Düzenin Yüksek Maslahatlarını Teşhis Komisyonu Başkanı Rafsancani sözlerini şöyle sürdürdü:
Yöneticiler halkın çoğunluğunun sesini dinlemelidir. Bunu yaptıklarında hiçbir azınlık, farklı düşüncesinden dolayı halkın genelinin görüşüne saygısızlık etme hakkını kendinde bulmaz. Aksi halde, yani halkın çoğunluğunun isteği göz ardı edilirse büyük bir siyasi zulüm işlenmiş olur. Zira halkın iradesi gasp edilmiş olur. Bunu İslam inkılâbı rehberi de ifade etmiştir. Hepimiz İslam inkılâbı rehberinin bu sözünü kulağımıza küpe etmeliyiz.
