BahreynHaberlerOrtadoğu

Bahreyn’de “şehitler günü” eşiğinde Al-i Halife’nin askeri hareketliliği

Bahreyn’in çeşitli bölgeleri, vatandaşların 17 aralık günü şehitleri anma törenine hazırlanmaya başladıkları bir sırada Al-ı Halife askerleri ve paralı unsurlarının yoğun şekilde varlığına tanıklık ediyor. Bahreynli aktivistler şehitler gününde bir takım halkçı, meydan ve propaganda çalışmalarından haber verdiler.

Mevcut şartlarda Al-ı Halife askerleri ülkede bu manevi ve halkçı törenlerin düzenlenmesini engellemek için ülkenin çeşitli bölgelerinde halk arasına korku ortamı oluşturmaya başlamıştır. Alınan haberlere göre Al-ı Halife askeri araçları ed-Deraz, Beni hamze, el-Cenibiye, Kerzan ve diğer bölgelere saldırdıklarını ve rejime ait helikopterlerin de söz konusu bölgelerde uçuş yapıyorlar.
Hani el-Vasat ve Hani hamiş adlarında iki Bahreynli mücadelecinin Bahreynli askerlerin kurşunları ile şehit oldukları gün, Bahreyn’de şehitler günü olarak adlandırıldı. Milli bir gün olan Şehitler günü her yıl 17 aralık tarihinde çeşitli etkinliklerle kutlanıyor. Bahreyn 14 şubat gençler koalisyonu bugün düzenlenecek olan etkinliklerin, yüzlerce Bahreynli aktivistin uğruna şehit olduğu, yüzlerce aktivistin kendi canlarını meşru ve milli isteklerini kazanma ve adalet ile eşitliğin sağlanması için feda etmeleri uğruna düzenleneceğini belirttiler.
Bahreyn 14 şubat 2011 tarihinden itibaren halkın Al-ı halife rejimi karşıtı gösterilere sahne oluyor. Bahreyn halkı barışçıl gösterileri ile ülkede özgürlük, adaletin sağlanması, ayırımların kaldırılması ve kendilerinin seçtiği bir hükümetin işbaşına gelmesini talep ediyorlar. Fakat Al-ı Halife rejimi, “ada kalkanı” güçleri kapsamında Suudi askerler ve BAE’li güvenlik güçlerinin yardımları ile halk itirazlarını yoğun bir şekilde bastırıyor ve bu bağlamda kendi halkına karşı hiçbir cinayetten çekinmiyor. Bahreyn yönetimi halkın barışçıl isteklerine karşı “demir yumruk” siyasetini izlemekte, protestocuları tutuklama, hapse atama, işkence etme ve vatandaşlık haklarını bile iptal çalışmalarını yürütüyor. Bahreyn batı Asya’nın en küçük ülkesi olmasına rağmen insan hakları verilerine göre en fazla siyasi tutukluya sahiptir.
Bahreyn Ulema meclisi Merkez Kurlu üyesi Muhammed Hasan Hoceste yaptığı açıklamada, “Ben sizinle, yüz ölçümü çok kısıtlı olan küçük bir ülkeden konuşuyorum fakat sorunları çok büyüktür öyle ki bizler, Bahreyn halkına karşı en feci cinayetleri işleyen bir rejim ile karşı karşıyayız.” Dedi.
Al-ı Halife rejimin eylemleri bir çok uluslararası itirazlara sebep olmuştur. Mevcut şartlarda Al-ı Halife rejimi göstermelik parlamento seçimleri ve batının destekleri sayesinde BM insan hakları konseyine üyelik gibi harekelerle kendine meşruiyet kazanmaya ve kamuoyunu, işlediği cinayetlerden saptırmaya çalışıyor.
Fakat Bahreyn halkı ve dünya kamuoyun tepkileri bu eylemlerin ters sonuç getirmesine sebep oldu. parlamento seçimlerinin halk tarafından boykot edilmesi hükümetin meşruiyetten yoksun olduğunu gösterdi. Bu arada Bahreyn’in Arabistan gibi diğer bazı diktatör Arap rejimleri ile birlikte BM insanhakları konseyine üye olmasına karşı itirazlar ve muhalefetler ise Al-ı Halife rejimin uluslararası alandaki itibarsızlığını gözler önüne seriyor.
Bahreyn gelişmeleri ise Al-ı Halife rejimin ülke halkına cinayetlerinin yoğunlaştırılması, halkı kendi ülkelerinde temel siyasi değişikliklerin gerçekleştirilmesi ve demokrasinin sağlanmasında daha da kararlı hale getirmiştir.
Bu çerçevede Bahreyn halkının, kendi şehitlerini anma girişimleri, onların mücadele tarihinde bir dönüm noktasına dönüşerek, halk ayaklanmasının söndürülemez olduğu mesajını taşımaktadır. Bahreyn halkı kendi yüce hedeflerine ulaşmak için Al-ı Halife rejimine karşı mücadelelerini yoğunlaştırması ise despot Al-ı Halife rejimini derinden dehşete düşürmüştür./

Başa dön tuşu
Bugün 06 Ekim 2026 (63) içerik yüklenmiştir.