
Irak Kürdistan yerel yönetimi başkanı Mesut Barzani Musul’un DAEŞ tekfirci terör örgütü DAEŞ’ten temizlenmesi operasyonuna katılan Peşmergelerin ele geçirdikleri bölgelerden geri çekilmeyeceklerini, Amerika ile anlaşarak bu bölgeleri sözde Kürt bölgesine ilhak edeceklerini ileri sürdü.
Barzani Başika’daki Peşmergelere yaptığı konuşmada, kurtardıkları bölgelerden geri çekilmediklerini belirtti. Vahhabi Suudi krallık rejimi ve terörist İsrail rejimi Irak’ı parçalamak amacıyla Irak’ta mezhep ve etnik savaşı çıkarmaya çalışmaktadır. Ankara’daki ABD Büyükelçiliği’nin koordinasyonu ve Ahmet Davutoğlu’nun girişimleriyle Arapların yoğun olarak yaşadığı El Anbar, Tıkrit, Felluce’deki Sünni kökenli aşiretler ve partilerden bir blok oluşturuldu. Bu aşiretlerin bir kısmı DAEŞ ile ittifak kurdu. Sünni ittifak’tan amaç, Irak ile Suriye’de Sünni bir hat kurmaktı.
Selefi Vahahbi çetelerle Sünni Kökenli aşırı Arap milliyetçisi Baas partisi kalıntılarının ittifakıyla kurulan DAEŞ katiller sürüsünün Musul’u işgal planı da Irak’ı parçalama planının bir parçasıydı. Erdoğan liderliğindeki AKP Hükümeti’nin Irak ve Suriye’de DAEŞ, El Nusra ve her türlü Selefi Vahhabi terör örgütlerine yardım yataklık yapıp bu örgütlere silah yardımı yaptığını, Suudi krallık rejimiyle koordine çalıştığını her kesçe biliniyor. Suriye ve ırak’ta savaşan ve katliamlar yapan tekfirci teröristlerin istisnasız tamamı Türkiye sınır bölgelerinde ve İstanbul’da kurulup desteklendi. Suriye’de savaşan hunhar Selefilerin ezici çoğunluğu Türkiye üzerinden Suriye sahasına ve oradan Irak’a geçti. AKP hükümeti Nuri Elmaliki ve Beşar Esad hükümetlerine karşı savaşan tüm selefi örgütlere destek verdi. Türkiye’nin koruyup kolladığı Barzani de mezhepçi yapay çatışmaları kullanarak defalarca bağımsız kürdistan kuracağını ilan etti. Özellikle DAEŞ’in Kuzey Irak bölgelerinde ve Musul ile Telafir ve diğer Sünni bölgeleri ele geçirmesi, bu bölgelerden Şii Arap, Kürt, Türkmenleri katliamdan geçirmesi ve onların bu bölgeleri terk etmesi ardından Barzani, tekrar bağımsızlıktan söz edip, Şiilerin bölgeye geri dönmelerine karşı mücadele edeceklerini bildirdi. Erdoğan’da benzer Şii Müslümanların kuzey Irak’a geri dönmelerini engellemek için Irak Sınırlarına askeri güç sevkiyatı yaptığını belirtti. Barzani hem DAEŞ’in saldırı ve işgalini hem de DAEŞ’i imha operasyonlarını kullanarak Bağımsız kürdistan devletini kuracaklarını ileri sürmektedir. AKP hükümetinin himayesi altındaki Hain ve DAEŞ müttefiki Esil Nüceyfi komutasındaki HaşdülVatanı ve yeni adıyla Neyneva muhafızları adılı Baasçı Sünni çetelerde Barzani ile ittifak halinde Irak’ın etnik ve mezhep temelinde bölünmesi sürecini gerçekleştirmeye çalışıyorlar. Halbuki Irak ordusu ve Haşdüşşabi halk güçleri DAEŞ’in imha edilmesiyle birlikte Irak toprak bütünlüğü ve milli birliğinin sağlanıp korunmasını, Şii-Sünni Müslümanlarla Arap ve Kürtlerle Türkmenler ve Hıristiyanlar ve diğer dinlere mensup insanların barış ve güven ile eşitlik ve katılımcı demokratik sistem içinde yaşamalarını istiyorlar. buna karşılık Barzani ayrılık ve bölücülük propagandası yapıp tehditler savuruyor. Mesut Barzani Irak’ın kuzeyinde bağımsız bir devlet kurmak isterse, Musul ve Kerkük petrollerini ele geçirmesi gerekir. Irak halkı asla buna razı olmaz. Buna ilaveten petrol ihracatı yapmak ve gelir kazanmak için ya Türkiye’ye bağımlı hale gelecek. Yada Suriye’nin kuzeyinde Kürt koridoru kurarak Akdeniz’e ulaşabilecek. AKP hükümeti bu konuda ikili bir oyun sergiliyor. Bir taraftan Suriye’de PKK-PYD’nin Kürt koridoru kurmaya çalıştığını, Amerika özel timleri komutasında Fırat kalkanı harekatını başlatıp bu koridorun kurulmasını önlemeye çalıştığını belirtiyor. Diğer taraftan PYD’nin Fırat’ın doğusuna geri çekilmesini istiyor. Ancak Amerika destekli PYD, Türkiye hükümetinin bu tehditlerine itibar etmiyor. Buna ilaveten AKP hükümeti PYD’nin Fırat’ın doğusundaki hakimiyet hakkını fiili olarak tanıyor. Barzani’nin bağımsız kürdistan ilan etme iddiaların iç ve dış şartları sağlanmamıştır. Sözde Bağımsız kürdistan tamamen Amerika, Siyonist İsrail rejiminin denetiminde bir devletçik olarak Akdeniz’e çıkışta Türkiye’ye bağımlı olacak. Irak ve Suriye’nin parçalanması, yaratılan yapay ve insanlık dışı etnik ve mezhepsel savaşlarla daha bir yıkım ve katliamlara uğratılacak. Bölge ülkeleri onlarca yıl çekişme, çatışma ve güvensizlik ile sarsılacak. Barzani’nin iddiasına rağmen Kürt halkı da asla kalkınma, gelişme ve barış ile refaha kavuşamayacak. Irak’ın birliği ve bütünlüğü bütün Şii-Sünni Müslümanlarla kavimlerin işbirliği, birlikte kalkınma ve gelişme, terörizmden uzak bir yaşam şartlarını sağlayacak.
