
Suriye Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı; BM genel sekreteri ve Uluslararası Güvenlik Konseyi başkanına Nusra Cephesinden teröristlerin Salı günü Halep’te kaçırdıkları onlarca vatandaşı toplu bir şekilde idam edip cesetlerini Bustan el-Kasır Bölgesindeki Kuveyk Nehrine atmalarına ilişkin eş iki mektup gönderdi.
Bakanlık mektubunda; Uluslararası Güvenlik Konseyinden, masum sivilleri hedef alan bu çirkef terör eylemleri karşısında üstüne düşen sorumluluğu üstlenmesiyle birlikte açık ve net bir şekilde kınaması talebinde bulundu. Aynı zamanda bu terör gruplarına ilaveten onlara para, teçhizat, eğitim ve barınak desteğinin yanı sıra siyasi ve medyatik örtü temin edenleri kınamasını istedi.
İlgili güvenlik birimlerinin Nusra Cephesinin soğuk kanlılıkla işlemiş olduğu bu çirkef katliama ilişkin kanıt ve belgeler toplamaya devam ettiğini ifade eden Bakanlık; kurbanların cesetlerinin teröristlerin faal oldukları bir bölgede bulunduklarını belirtti. Bakanlık söz konusu bölge ile Suriye Arap Ordusunun Bustan el-Kasır Bölgesinde bulundukları bölge arasında tel örgülerin bulunduğuna dikkat çekti. Aynı zamanda silahlı kuvvetler ile silahlı terör çeteleri arasında söz konusu bölgenin etrafında hala çatışmaların meydana geldiğini ekledi.
Asayişi koruma güçlerinin bir çok teröristi tutukladığına işaret eden Bakanlık; tutuklanan bazı teröristlerin, terör gruplarının Uluslararası Güvenlik Konseyinin her hangi bir oturumu yada Suriye’ye ilişkin her hangi bir etkinlikten önce yerel ve dünya kamuoyunu Suriye’ye yönelik provoke etmek amacıyla kasıtlı eylemlerde bulunduklarını itiraf ettiklerine vurgu yaptı.
Bakanlık; bölge sakinlerinden bir çok vatandaşın; Suriye’de kanların akıtılması suçunda ortak olan bazı medya kanallarının asılsız iftiralarla yayınladıkları görüntülerde bazı yakınlarının cesetlerini tanıdıklarını ifade ettiklerine dikkat çekti. Bölge sakinlerinin bu cesetlerin yakınlarına ait olduklarını belirttiklerini ifade eden Bakanlık, söz konusu medya kanallarının bu cesetlerin Suriye ordusunun öldürdüğü sivil vatandaşlar oldukları konusunda gerçekle hiç bir ilgisi olmayan iddialarda bulunduklarını belirtti.
Dışişleri ve Gurbetçiler Bakanlığı mektubunda; bölge sakinlerinin, kurbanların daha önce teröristler tarafından kaçırıldıklarını ve daha önce teröristlerin bir çok kez bu vatandaşları serbest bırakmaları karşılığında kendilerinden fidye istediklerini belirttiklerine dikkat çekti. Kurbanların ailelerinin yakınlarının Nusra Cephesi teröristleriyle işbirliği yapmamaları ve direktiflerine uymamaları neticesinde kaçırıldıklarını, teröristlerin onlardan semtteki evlerini terk etmelerini istediklerini ifade ettiklerine dikkat çeken Bakanlık; ilgili kurumların bölge sakinlerinin işbirliği ile tüm kurbanların kimliklerini belirleme çabalarını sürdürdüğünü söyledi.
Suriye’nin söz konusu katliam konusunda Uluslararası Güvenlik Konseyini bilgilendirmek istediğini belirten Bakanlık; başta 2001/1373 sayılı karar olmak üzere terörle mücadelede ilgili uluslararası kanunların uygulanması gereğinin altını çizdi. Bakanlık katliam ve terörle mücadeleye ilişkin tutumda çifte standartlı bir politikanın izlenmesinin güvenlik konseyinin güvenirliğini sarsacağına dikkat çekerken, terör tehlikesinin dün dünya ülkelerini tehdit ettiğine işaret etti.
Bakanlık mektubunun sonunda; daha önce olduğu gibi güvenlik konseyinde bazı üye ülkelerin açık bir kınamayı engellemesinin teröristlere siyasi örtü teşkil edeceğini ve onları vahşetlerini sürdürmeye teşvik edeceğine ilişkin Suriye’nin dikkat çekmek istediğini belirtti.
