
Tahran’da yapılan Uluslar arası “Anti Terörizm” konferansına dünyadan çeşitli tepkiler geldi. Kanada’da yayınlanan ve korsan İsrail’e yakınlığıyla bilinen National Post gazetesi BM’nin İran’daki konferansın Birleşmiş Milletlerin terörle mücadeleyi hedefleyen kararlarının uygulanmasında dikkate değer bir şekilde faydası olacağı açıklamasına tepkisel olarak yaklaşıyor.
Gazete, Tahran’daki konferansı destekleyen Birleşmiş Milletlerin tavrını sorguluyor ve tepkilere rağmen BM’nin Batılı güçlerin “kötü niyetleri”nin yerildiği, Amerika Birleşik Devletlerinin Yahudi Soykırımını uydurmak ve 11 Eylül saldırılarını Müslümanları bastırmak için bir bahane olarak kullanmakla suçlandığı İran’daki “Anti Terörizm” Konferansına desteğini savunduğunu bildiriyor.
Gazeteden Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Ban ki Moon’un bir sözcüsü vasıtasıyla Tahran Konferansı hakkında destekleyen bir açıklama yaptığını öğreniyoruz.
Moon açıklamasında Birleşmiş Milletlerin terörle mücadeleyi hedefleyen kararlarının uygulanmasında dikkate değer bir şekilde faydası olacak Tahran Konferansı gibi etkinlikler yapmasından dolayı İran’ın çabalarını taktir ettiğini ifade etmiş buda İran medyasında geniş yankı bulmuştu.
Gazete, İran’ın başkenti Tahran’da düzenlenen “Terörizme Karşı Küresel Savaş” Uluslar arası Konferansına katılanların Amerika, İngiltere ve korsan İsrail’i terörizmi körüklemekle de suçladıklarına da haberinde yer veriyor.
Amerika ve Batı’nın terör algısı dışındaki bir kavrama sahip Tahran’daki terör konferansına katılanlar arasında terörün en büyük kurbanları Pakistan Devlet Başkanı Asıf Ali Zerdari, Afganistan Devlet Başkanı Hamit Karzey ve Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani’nin de bulunması önemli bir ayrıntı.
Tahran Konferansı “terör” kavramının ne denli muğlak ve durulan yere göre değiştiğini göstermesi açısından göz açıcı.
