
BM güvenlik konseyi Suriye karşıtı ülkelerin politika ve amaçları doğrultusunda bu ülkedeki krizle ilgili olarak bir rapor yayınladı.
BM güvenlik konseyi Perşembe günü Suriye krizini konu alan iki saatlik bir toplantı yaptı. Bu toplantıda BM insan hakları koordinatörü Valery Amus, BM genel sekreteri savaş şartlarında çocuk işleri yardımcısı Leyla Zurugi, BM genel sekreteri kadın işleri temsilcisi Zeyneb Bangura ve BM mülteciler işleri yüksek komiseri Antoniya Gutres ise ayrı ayrı olarak görüntülü raporlarını sundular. Bu raporlarda vurgulanan meseleler, Suriye’de insani facianın yaşanması, bu yeni sürecin dönüşümsüz olması ve kadınlara karşı uygulanan cinsel şiddetti. BM’nin Suriye krizi konusundaki toplantısında sunulan raporlara göre, 6.8 milyon Suriyeliye acilen insani yardımlar yapılması gereklidir.
BM’nin Suriye krizi konusundaki raporlarının ardniyetli Olmasının açık bir nedeni, hangi güçlerin ve kimlerin bu insani facia ve yıkımlara yol açtığı gerçeğine değinilmemesidir. Nitekim Suriye’nin BM daimi temsilcisi Beşar Caferi bu toplantıda yaptığı konuşmada, BM raportörlerinin Suriye raporlarının tek yanlı olduğunu, sadece insani facia ve şiddet olaylarına değindiklerine, fakat kimlerin hangi hedefler doğrultusunda Suriye halkına bu yıkım ile şiddet ve katliamları dayattıklarını ifade etmekten kaçındıklarını söyledi. Beşar Caferi yabancı güçlerin özellikle Türkiye, Suudi Arabistan, Katar ve ırkçı İsrail rejiminin isyancılara ve terörist tekfirci örgütleri mali ve silah açısından desteklediklerini, teröristleri eğitip örgütleyerek Suriye’ye gönderdiklerini, bu yoldan Suriye’ye yıkım ve katliamlar dayattıklarını, terör eylemleriyle kadın ve çocukların katledildiklerini ve Suriye’de insani facianın yaşandığını vurguladı. Suriye’nin BM daimi temsilcisi Beşar Caferi, Türkiye hükümeti, Suudi Arabistan rejimiyle Katar rejimi ve Siyonist rejimin ittifak halinde Suriye hükümeti ve halkına karşı yıkıcı operasyonlarını sürdürdüklerini, nitekim sivil toplum örgütlerinin de bu ülkedeki rejimlerin silahlı gurupları desteklediklerine ilişkin belgesel raporlar hazırladıklarını belirtti. Beşar El_Caferi ayrıca Suriye tarihi boyunca bu terör ortamı öncesinde hiçbir zaman cinsel şiddete tanık olmadığını, yabancı güçlerin desteğindeki terör örgütlerinin bu tür şiddet ve teröre başvurduklarını sözlerine ekledi.
Suriye hükümetinin bu iddialarını doğrulayacak bir çok delil ve kanıt vardır. Nitekim katar dış işleri bakanı Şeyh Hamd Bin Casim Bin Cebr Al’i Sani Almanya’nın DW kanalına verdiği demecinde Katar rejiminin Suriye’deki terör örgütlerine silah desteği sağladığını, bundan amaç ise Suriye ordusuyla çatışan muhaliflerin silah ve güç açsından denge sağlamalarından ibaret olduğunu söyledi. Buna ilaveten Suudi rejimi El_kaide ve Ennusre cephesi gibi tekfirci terör örgütlerine mali ve silah desteği vermektedir. Amerika ile İngiltere ve Fransa Türkiye ve Ürdün’de terör timlerini eğitip, istihbarı açıdan destekleyip Suriye’ye göndermektedirler. Amerika ile Fransa ve İngiltere dış işleri ve savunma bakanları da daha önce Suriye muhaliflerine silah sağladıklarını itiraf ettiler. Suudi kralı da Türkiye hükümetine 10 milyar dolar hediye vererek Türkiye hükümetini Suriye’deki tekfirci terör örgütlerine ve sözde özgür Suriye ordusuna ev sahipliği yapmasını ve onlara destek vermesini sağladı. katar dış işleri bakanı olsun veya diğer batılı sömürgeci güçlerin dış işleri bakanları ve savunma bakanları olsun Suriye’nin iç işlerine karışmaları ve terör örgütlerini desteklemeleri, buna itiraf etmeleri inkar edilemez bir gerçektir. Fakat BM ve onunun icrai organları Suriye krizi konusunda Suriye karşıtı devletlerin politikaları doğrultusunda ardniyetli raporlar hazırlıyor ve gerçeklerin büyük bir kısmını ve suçluları gizliyorlar. Suriye’nin BM daimi temsilcisi Beşar Caferi de işte bu gerçekleri hatırlatıp, BMGK raporunun eksik yanı olduğunu terör destekçilerine değinmediğini kaydetti.
