Dünya

Dünya Sağlık Örgütü’nün “aşı apartheid”ine karşı uyarısı

Covid 19 hastalığı dünyada can almaya devam ederken, Dünya Sağlık Örgütü-WHO genel başkanı Tedros Adhanom Korona aşının uygun olmayan dağıtım durumu hakkında uyarıda bulunarak, dünyanın “aşı apartheid” durumunda olduğunu söyledi.

Dünya Covid 19 ile mücadele ederken hastalığın yeni dalga ve varyantları ise hayat durumunu herkese zorlaştırmıştır. Buna ilaveten tıp, ilaç ve medikal teçhizat sektörlerindeki krize ek olarak ortaya çıkan ekonomik ve sosyal hasar ise beklentileri aştı.
Bu koşullar, hastalığı kontrol altına almak ve normale döndürmek için birçok umut uyandıran korona aşısının keşfedilmesine yol açtı. Ancak tüm umutlara rağmen, korona aşısının uygunsuz dağıtımı ve özellikle büyük ve zengin ülkeler tarafından depolanması, diğer ülkelerin adil ve eşit şekilde aşıya erişememeleri ve pratikte Covid 19 aşıdan mahrum kalmalarına sebep olmuştur. Aşı durumu böyle iken şimdiye kadar dünyada en az 3,4 milyon insan bu hastalıktan hayatını kaybetti.
Dünya Sağlık Örgütü COVAX programı ile aşının adil şekilde dağıtımını sağlamak isterken zengin ülkelerden bu programa aşı kontenjanı tanımalarını, böylece daha zayıf ülkelere bu konuda yardım sağlamalarını istedi. fakat bu ülkeler WHO’nun bu talebini yerine getirmezken hatta aşıları, kendi çıkar ve siyasetleri doğrultusunda depolamaya bile başladılar.
Yayınlanan raporlara göre dünyada yaklaşık 900 milyon kişi aşı olurken bunun yüzde 81’i zengin ülkelere ait. Veriler ise aşı apartheidi ve ilaç terörizminin zengin ülkeler tarafından sahnelendiği zaman daha da acı verici oluyor.
Bu bağlamda Amerika ve bazı Avrupa ülkeleri, fazla aşıları olmasına rağmen, WHO ile işbirliği yapmaya ve korona aşısını ihraç etmeye istekli değil. Bu ülkeler nüfus sayısının birkaç katı kadar aşı depoladıkları halde aşılama kampanyalarını yürütüyorlar. Amerika, Avrupa Birliği, İngiltere, Avustralya, Kanada ve Japonya halihazırda üç milyardan fazla korona aşısı stoklamışlar ve bu da nüfuslarının birkaç katı kadardır. Çin dışişleri bakanlığı sözcüsü Hua Çuning ise Amerika halkının dünyanın sadece yüzde 4’ünü oluşturmasına rağmen üretilen aşıların neredeyse yüzde 35’in stokladığını söyledi.
Uluslararası Af Örgütü başkanı Agnes Kalamar dünya çapında bir an önce aşı dağıtımının yapılmasını isterken, korona salgını, dünyanın etkili ve adil bir şekilde işbirliği yapma konusundaki yetersizliğini ortaya çıkardığını öyle ki zengin ülkelerin dünyadaki aşı tedarikini neredeyse tekelleştirdiğini ve yoksul ülkeleri en kötü sağlı krizi ve insan haklarını sonuçları ile kendi haline bıraktığını söyledi.
Bu durum AB üyeleri arasında da görünüyor öyle ki aşı alanındaki eşitsizlikten şikayetçi. Avusturya başbakanı Sebastian Kurz AB’de krona aşının adaletsiz dağıtımına işaretle bazı üyelerin diğer üyelere göre çok daha fazla doz aşı aldıklarını belirtti.
Aşılama kampanyasının alanı genişlediğinde birçok ölümü önleyebilir ve küresel ekonomi ile uluslararası sistemin iyileştirilmesinde çok önemli bir konu sayılırken bazı büyük ülkeler tarafından aşı satın alınması için uygulanan kısıtlamalar ve depolanması ayrıca kaçak çetelerinin Covid 19 aşının satılmasına karışması ise sorunları daha da yoğunlaştırıyor.
Bu bağlamda Interpol geçtiğimiz günlerde, organize suç gruplarının Covid-19 aşısı sevkiyatlarını çalmaya veya kara borsada sahte aşı satmaya çalıştığı konusunda uyardı.
Dünya Ticaret Örgütü Başkanı Okonjo-Iweala اوکونجوایوئلا da zengin ülkeleri uyararak, Korona aşısının yoksul ülkelere geç ulaştırmaları durumunda, riskli sonuçları ile karşı karşıya kalacaklarını belirtti.
Fakat yapılan tüm uyarılara rağmen, zengin ve güçlü ülkeler, çıkarları doğrultusunda ve tüm insani sloganlara aykırı olarak aşı depolamak, WHO ve COVAX ile işbirliği yapmamaya ilaveten yaptırım gibi siyasi araçlarla aşı üretimi ve kullanımı tekelini ellerinde bulundurarak, “ilaç terörizmi”n yanında “aşı apartheid”ı da yaymaya çalışıyorlar.

Başa dön tuşu
Bugün 29 Temmuz 2021 (27) içerik yüklenmiştir.