HaberlerİranOrtadoğu

Ehl-i Sünnet ve Şia tekfirci vahhabiliğin İslam’la alakasının olmadığını söylemektedir

Tahran Cuma İmamı Hüccetül İslam Ahmet Hatemi, Şia ulemasının cesurca Bahailiği reddetiği gibi Ehl-i Sünnet uleması da tekfirci Vahhabiliğin İslam’la hiçbir ilgisinin olmadığını açıkça duyurmalıdırlar.

Şeyh Hasan Şehate ve dostlarının şehadeti münasebeti ile dün Kum kentinde bulunan Mescid-i Azam camiinde bir anma programı düzenlendi. İlim Havzaları tarafından düzenlenen bu programa Ayetullah Süphani, Ayetullah Mekarim Şirazi, Ayetullah Nuri Hemedani, İslam İnkılabı Rehberinin Bürosundan temsilciler, Kum kentinin saygın âlimleri, çok sayıda ilim talebesi ve halkın çeşitli kesimlerinden vatandaşlar katıldı.

Bu anma programında bir konuşma yapan Tahran Cuma İmamı Hüccetül İslam Ahmet Hatemi, dünyanın çeşitli bölgelerinde Şiilere yönelik saldırılara işaret ettiği konuşmasına şöyle devam etti: Bu cinayetler tarih boyunca hep olmuştur ve maalesef olmaya da devam edecektir. Bu cinayetleri işleyenler ise Müslüman olduklarını iddia eden tekfirci Vahhabilerdir. Onlar, emperyalistler tarafından İslam ümmetini parçalamak ve İslam’ı dünyaya çirkin göstermek için meydana getirilmiş bir gruptur. Bu yüzden biz onları Ehl-i Sünnetten ayrı tutmaktayız. Zira bugüne kadar Sünni âlimleri Vahhabiliği reddeden 30 cilt kitap yazmışlardır. Oysaki Şia tarafından bu konuda 17 cilt kitap yazılmıştır…

Vahhabiliği İngilizlerin kurduğuna işaret eden Hatemi sözlerini şöyle sürdürdü: Bu güruhun cinayetleri kuruldukları ilk günden itibaren başlamıştır. Onların 1216 yılında Kerbela’ya düzenledikleri saldırılar asla hafızalardan silinmemiştir. 12 bin Vahhabi bu kente hücum etmiş; kadın, çocuk, genç, yaşlı… önlerine çıkan herkesi katletmişlerdir. 20 bin kişiyi katliam etmişlerdir…

Bu canilerin İslam beldelerinde işledikleri cinayetlerin haddi hesabı yoktur… Öyle cinayetler işlemişler ve işlemeye devam ediyorlar ki insan olan herkesin kalbine ıstırap vermektedir. Bunlar İslam ve Müslümanlık adına bir kızı ağaca bağlıyorlar ve onun gözleri önünde babasını ve annesini işkence ederek öldürüyorlar… öldürülmüş bir askerin göğsünü parçalayıp ciğerini çıkarıyor ve çiğniyorlar…. Ve daha nice cinayetler…

Hatemi sözlerine şöyle devam etti: Beyni yıkanmış ve aldatılmış bazı unsurlar zannediyorlar ki Şiileri öldürünce Resulullah’ın (s.a.a) misafiri olma şerefine nail olacaklar. Bunlar, bu vahşi vahhabiler İmam Hüseyin’i (a.s) kurbeten ilellah yani Allah’a yaklaşma kastı ile öldüren Küfelilerin soyundandırlar.

Bu cinayetlere zemin oluşturan Vahhabi müftülerin fetvalarına da değinen Hatemi şöyle konuştu: Kurân’ın açık hükmüne göre “La ilahe illelllah” diyen birinin kâfir olduğuna hükmetmek caiz değildir. Birçok rivayette de Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a), bir Müslümanı kâfirlikle itham edenin kendisinin küfre daha yakın olduğunu buyurmuştur. Hal böyle iken İbn-i Teymiye ve Muhammed b. Abdülvehhab İslam dininde Şiilerin kâfir olduklarına ve öldürülmeleri gerektiğine fetva veren ilk kişilerdir. Bugün de aynı fetvayı veren müftüler kıyamet günü amellerinin ve bu fetvalarının cevabını çok ağır ödeyeceklerdir.

Şii-Sünni arasında mezhep savaşı çıkmasını en çok İsrail ve Amerika’nın istediğine de değinen Hetemi sözlerini şöyle sürdürdü: Bugün hem Şiadan hem de Ehl-i Sünnetten ifratçı birer grup ortaya çıkmış ve her ikisi de Müslümanları tehdit etmektedir. Şiadan çıkan Bahailik anlayışı bu ekolün âlimleri tarafından açık şekilde reddedilmektedir. Tüm Şia âlimleri Bahailiğin İslam’la hiçbir ilgisi olmadığını açık şekilde duyurmaktadır. Biz aynı şeyi Ehl-i Sünnetten bekliyoruz. Bugün Ehl-i Sünnet uleması açık bir şekilde Vahhabiliğin İslam’la hiçbir ilgisi olmadığını duyurmalıdırlar.

Başa dön tuşu
Bugün 27 Haziran 2022 (4) içerik yüklenmiştir.