
İMF’in Ortadoğu ve Orta Asya masasının başkanı Mesud Ahmed 25 Nisan günü yaptığı açıklamada, Fars körfezi işbirliği konseyi üyesi altı ülkenin 2016 yılında büyüme oranının yüzde 3.3’ten 1.8’e düşeceğini söyledi.
Mesud Ahmed Fars körfezi bölgesindeki Arap krallık ve emirliklerinin petrol fiyatının düşmesinden dolayı en az 100 milyar dolar gelir kaybı yaşayacaklarını belirtti. söz konusu ülkelerin büyüme oranlarının düşmesi, bu ülkelerin petrol gelirlerini kullanarak başka ekonomik planlarla ekonomik düzenlerini geliştirme ve petrol gelirlerine bağlılık oranını azaltma girişimlerinin yenilgiye uğradığını, bu ülkelerin petrole bağımlılıklarının devam ettiğini gözler önüne seriyor.
Fars körfezi işbirliği konseyi üyesi Arap ülkelerinin gelir kaynağının yüzde 80’den fazlası petrol ve doğal gaz ihracatına bağlıdır. Bu ülkeler son 20 yılda ekonomik düzenlerini çeşitlendirmeye ve petrole bağımlılıktan bir ölçüde kurtulmaya çalıştılar. Nitekim Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Bahreyn krallığı turizm sektörünü geliştirmek için büyük yatırımlar yaptılar. Katar’da eğitim alanında da büyük yatırımlar yapıldı. Nitekim Amerika ve Avrupa üniversitelerinin şubeleri Katar’da açıldı.
Katar ve Birleşik Arap Emirliklerin’de inşaat sektöründe de büyük yatırımlar yapıldı. Birleşik Arap Emirliklerinde bankacılık sektöründe yüksek seviyede yatırımlar gerçekleştirildi. İMF’in tahminlerine göre, fars körfezi kıyısındaki emirlik ve krallık rejimlerin ekonomik kaynakları geliştirme planları yenilgiye uğramıştır. Bu nedenle ham petrol ihracatı gibi tek ürünlü ekonomik bağımlılığa ve gelir kaybına mahkumdurlar. Suudi krallık rejiminin ihaneti sonucu, petrol fiyatının düşmesi ve gelir kaybının yaşanması sonucu, Fars körfezi Arap ülkelerinin ekonomik büyüme oranları da düşmüştür.
Petrol fiyatı 2014 yılı ortalarından itibaren yüzde 70 oranında düşmüştür. Günümüzde varil başına petrol fiyatı 40 dolar seviyesindedir. Amerika ve Siyonist güç odaklarının piyonu Olan Suudi krallık rejimiyle fars Körfezindeki bazı Arap rejimi müttefikleri, İran İslam Cumhuriyeti ve diğer İslam ve Arap ülkeleriyle sağlıksız yarışlarını sürdürmek ve onlara zarar verdirmek amacıyla Amerika direktifleri doğrultusunda petrol arzını arttırıp, petrol fiyatını düşürdüler. Buna ilaveten söz konusu gerici Arap rejimleri bölge ülkelerinde tekfirci selefi Vahhabi terör örgütlerini beslediler.
Suudi krallık rejimi diğer Fars körfezi işbirliği konseyi üyesi ülkelere kıyasla daha fazla petrol gelirine bağımlıdır. Arabistan halkına ve İslam ile Arap milletlerine ait olan petrolleri Suudi Krallık rejimi yağmalamakta ve batılı ülkelere ucuz fiyatına ihraç etmektedir. Çünkü Amerika ve batılı ülkelere bu rüşveti vermezse, bir gün bile hanedan rejimini ve iktidarını sürdüremez. Suudi Krallık rejiminin bu ihaneti sonucu, diğer petrol üreticisi ve ihracatçısı ülkeler de büyük gelir kaybına uğratılmıştır.
Suudi krallık rejimi Arabistan halkına da ihanet edip zarar vererek gelir kaybına uğramıştır. Nitekim Arabistan’ın geçen yılki döviz birikimi 600 milyar doların altına inmiştir. Suudi krallık rejimi döviz rezervlerini arttırmak ve düşen petrol fiyatının ekonomisine verdiği zarar oranını azaltmak için Aramco petrol şirketinin hisselerini satışa çıkarmıştır.
