Foto – Rehber ve 28. Uluslararası Kuran-ı Kerim Yarışmacıları

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney, bölgede yaşanan devrimlerin, Kur’an-ı Kerim’in vaatlerinin kesin olduğunun işareti olduğunu vurguladı.
Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney, Tunus ve Mısır başta olmak üzere bölge ülkelerinde yaşanan kıyamların, Kur’an’ın vaatlerinin kesin olduğunun işareti olduğunu vurguladı.
İmam Ali Hamaney, dün sabah 28. Uluslararası Kuran-ı Kerim Yarışmaları’na katılan uzman, hakem, hafız ve karileri kabul etti. İmam Ali Hamaney, Kur’an-ı Kerim’in İslam ümmeti arasında vahdet, izzet ve iktidar vesilesi olduğunu ifade etti.
Kur’an-ı Kerim’in vahdet oluşturmasına teveccüh edilmemesinin müslüman milletler için büyük gaflet olduğunu vurgulayan İmam Ali Hamaney, “Allah vaadlerine ve Kur’an kavaramlarına inanmamak diğer bir gaflettir ki aslında İslam ümmetinin vahdetini, onurunu ve iktidarını mani olmuştur”şeklinde konuşmasına ekledi.
İmam Ali Hamaney, Allah’ın Kur’anı Kerimi’nin vaadlerinin gerçekleşmesindeki İran milletinin akibetinin değişmesini örnek vererek, İran milleti uygulamada انَّ الله لا یُغَیِّرُ ما بِقَومٍ حَتّی یُغَیِّروا ما بِاَنفُسِهِمayeti şerifini denemiş olduğunu, Kıyamullah ve Allah’ın sunduğu dinin yardımıyla ilahi nusretini tam olarak anladığını hatırlattı.
Tağut dönemindeki İran’ı Amerika’nın İran’ı ve Siyonistlere bağlı olan İran olarak yorumlayan İmam Ali Hamaney, İran’ın istikbar ve Siyonizm ile mücadele kutbu gücüne dönüşmesinin İlahi nusretinin gerçekte ve gözle görülen mucizesi olduğunu, Allah ise Kur’anı Kerim’de onu müjdelediğini belirtti.
İmam Ali Hamaney, Mısır gibi bölge halklarının kıyamlarının Kur’ani vaadlerin mutlaka gerçekleşeceğine dair işaretlerden birini teşkil ettiğini hatırlatarak şunları dile getirdi:
“Amerika, siyonistlerin çirkin cephesi ve bölgedeki siyasi uşakları Mısır’da böylesine bir halk kıyamı olabileceğini hatta akıllarının ucundan bile geçirmemekteydiler. Ancak, bu halk Allahu Ekber haykırışlarıyla Cuma ve vakit namazlarını eda ve Allah’ın dinine yardımcı olmak için meydanları doldurunca Allah da bu halka zafer nasib etti ve bir kez daha şunu ispatladı ki, eğer Allah bir kimseye yardım ederse artık hiç bir güç ona galebe çalamaz.”
