
İran İslam Cumhuriyeti’nin Cenevre’deki Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi Siyasi Mekanizması oturumundaki başkanı “Özel raportörlerin raporları İran’ın insan hakları gerçekliğini yansıtmamakta ve İran uluslararası insan hakları taahhütlerine bağlıdır” dedi.
Sahab’ın İRNA’dan naklen aktardığı haberine göre Kazım Garib Abadi, İran’ın dördüncü ulusal raporunu savunmak üzere düzenlenen Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin 59. Siyasi Mekanizması (UPR) oturumunda, İran’ın ulusal raporuna atıfta bulunarak, bu raporun İran’ın üçüncü dönemden bu yana tüm vatandaşların medeni, siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel haklarını geliştirmek için aldığı bir dizi adım ve girişimin bir özeti olduğunu belirtti.
Garib Abadi, özel raportörlerin İran’daki insan hakları gelişmelerini kasıtlı olarak görmezden geldiğini ve her zaman İran’daki insan hakları durumunu yanlış ve bulanık bir şekilde sunmaya çalıştığını belirterek, bu kabul edilemez tutuma rağmen İran İslam Cumhuriyeti’nin her zaman özel ülke raportörleriyle yüz yüze ve sanal toplantılar, rapor taslaklarına yanıtlar ve yazışmalar yoluyla etkileşimde bulunduğunu söyledi.
Garib Abadi, özel raportörlerin davranış kurallarına uymaları ve ilgili ülkenin siyasi yapısına ve yasalarına saygı göstermeleri gerektiğini belirterek, ancak bu şekilde güven oluşturabileceklerini ve görevlerinin siyasi olduğu şüphelerini azaltabileceklerini ifade etti.
İran İslam Cumhuriyeti’nin Cenevre’ye gönderilen heyet başkanı, İran’ın insan hakları eğitimine verdiği özel öneme işaret ederek, insan hakları eğitiminin temel hak ve özgürlüklere saygıyı güçlendirdiğinden, İran İslam Cumhuriyeti’nin bu alandaki kararlılığını halk, yargıçlar, avukatlar, kolluk kuvvetleri, cezaevi görevlileri ve devlet çalışanları için tüm kademelerde sürdürdüğünü belirtti.
