FilistinHaberlerOrtadoğuRöportajlar

Halid Meşal: Filistin halkı uzlaşının önüne konan engelleri aşacaktır

İslamî Direniş Hareketi (Hamas) Siyasi Birim Başkanı Halid Meşal, Hamas hareketinin bölünmeyi sonlandıracak ve vatanı birleştirecek gerçek bir ortaklığı istediğini, bu konuda kimseyle koltuk kavgası yapmadığını, birinin kendisini devre dışı bırakmadığı gibi, kimsenin kendisini dışlamasını da kabul etmediğini belirterek, Filistin Kurtuluş Örgütü’nün bir ganimet değil, ulusal bir hak olduğunu söyledi.

Kendisiyle yapılan röportajda gündemdeki konuları değerlendiren Hamas lideri Meşal ulusal uzlaşıya da değinerek “uzlaşının paket olarak ele alınması ve dengeli bir şekilde hayata geçirilmesi gerekir. Hamas hareketi, gasp edilmiş olan hakkını geri almak için başka bir güçten yardım istemeden uzlaşının amacına ulaşması ve ulusal birliğin sağlanması için bütün imkânlarıyla çaba gösteriyor” dedi.

Amerika’nın tutumuna da değinen Meşal şunları söyledi: “Amerika bölgedeki tabloyu değiştirmek, akan kanı durdurmak ve gerçek barışı sağlamak için mazlum Filistin halkına uygulanan zulmün kaldırılması konusunda samimi ise, bizde ona gerçek barışın adalet, insaf ve gasp edilmiş hakların sahiplerine geri verilmesiyle ancak gerçekleşebileceğini hatırlatmak isteriz.”

Kahire görüşmeleri

Kahire’de sürdürülen görüşmeleri değerlendiren Hamas lideri şu bilgileri verdi:

“Filistin Kurtuluş Örgütü geçici liderliğinin Kahire’de yaptığı görüşmede ele aldığı en önemli konu Filistin Ulusal Meclisi seçimleriydi. Başkan Selim Ez-Za’nun ilgili komisyonun hazırladığı taslağı sundu. Konu önümüzdeki günlerde daha da netleşecek. Adil bir seçim sistemi oluşturuluncaya kadar askıdaki sorunları çözmeye devam edeceğiz. Sorunlar çözülüp sistem üzerinde anlaştıktan sonra bunun hayata geçirilmesi için Mahmut Abbas’a takdim edilecek.

Ele alınan ikinci husus, bu aşamada üzerinde ittifak edilen beş dosya için hazırlıkların tamamlanması ve uzlaşının paket halinde dengeli bir şekilde hayata geçirilmesidir.

Buna göre önümüzdeki dönemde önce Batı Yaka ve Gazze’de seçmen kayıtları yapılacak, seçim kanunu kabul edilerek parlamento seçimleri için gereken hazırlıklar tamamlanacak, dışarıdaki seçim için de özel bir komisyon kurulacak, ardından ulusal hükümetin kurulması için özel görüşmeler gerçekleştirilecek, Mısır gözetiminde hem Gazze, hem de Batı Yaka’da özgürlüklerin takibi yapılacak, parlamento seçimlerine kadarki geçici dönemde FKÖ liderliği toplantılarını sürdürecek.”

İsrail zindanlarında bulunan Filistinli esirler konusuna da değinen Meşal şunları söyledi:

“Görüşmelerde zindanlardaki Filistinli esirler, özellikle de açlık direnişini sürdüren esirler, kendilerine yapılan zulümler, gasp edilen hakları, bu sorunları gündeme taşımak ve dosya lehinde gelişme sağlamak için içerde ve dışarıda yapılması gerekenler konuşuldu. Aynı şekilde Kudüs ve Kudüs’ün karşılaştığı Yahudileştirme çalışmalarıyla, şehirde inşaatı süren Yahudi yerleşkeleri, Filistinlilerin zorla göç ettirilmesi, Mescidi Aksa’nın saldırılara maruz kalması, Hz. İbrahim Camiinde olduğu gibi bu kutsal mabedi de ikiye bölme planları, ümmetin Kudüs’ü kurtarmak için neler yapması gerektiği ve ilgili diğer dosyalar da ele alındı.”

Katar’ın Mısır’ın yeni yönetimine yardım etmesi için İslamî Direniş Hareketi (Hamas)’a yardım ettiğine dair basın yayın organlarında çıkan haberlere de değinen Meşal “Hamas bunu kesin bir dille reddetti. Bunlar yalan, iftira ve hareketi kötülemek için uydurulan haberlerdir. Böyle bir yardım hiç olmadı. Hamas hareketi ne Mısır ne de başka bir ülkenin içişlerine karışmamıştır, karışmaz da. Biz ister Arap ülkesi olsun, ister başka bir ülke, onun özel durumuna saygı gösteririz” dedi.

Bazı dışişleri bakanlarının, yabancı yetkili ve diplomatların Gazze’yi ziyaret etmelerini de değerlendiren Meşal, Filistin halkına destek ve yanında olma tavrını yansıtan, Gazze üzerindeki kuşatmayı tamamıyla kaldırma teşebbüsü sayılan bu adımları takdir ettiklerini ve bu amaçlarla ziyaret gerçekleştirenlere de teşekkür ettiklerini söyledi.

Filistin halkından ve Filistin sahasında etkin olan herkesten ziyaretleri bu şekilde değerlendirmelerini isteyen Meşal, ziyaretlerin Filistin halkının çıkarına olduğunun, direnişe katkı sağladığının ve ümmetin Filistin halkının yanında olduğunun kanıtı olduğu bilinciyle hareket edilmesi gerektiğini belirterek, siyasi boyutunu düşünerek tedirgin olunmaması gerektiğini ifade etti.

Meşal, Hamas’ın bu konudaki duruşunu da şöyle özetledi: “Hiçbir zaman bizler Gazze’yi Batı Yaka’dan, Batı Yaka’yı da Gazze’den uzaklaştırmak veya koparmak için çalışmadık. Tersine bizler Filistin’deki iç bölünmeyi sonlandırmak, uzlaşıyı güçlendirmek, bu konudaki dosyaları tamamlamak için var gücümüzle çalışıyoruz. Bu çabamız herkesçe de biliniyor. Bizler bir halkız. Toprağımız bir, davamız da birdir. Dolayısıyla bizlerin, demokratik seçimleri esas alacak ve herkesi bünyesinde toplayacak FKÖ, Filistin Parlamentosu ve Filistin Başkanlığı altında bir araya gelmemiz gayet doğaldır.”

Filistin’de birlik hükümetinin kurulmasının Amerika Başkanı Obama ile Dışişleri Bakanının bölgeye yapacakları ziyaretin sonrasına bırakıldığına dair yapılan analiz ve tahlillere değinen Meşal şöyle konuştu:

“Bunu Amerika yönetimine sormak lazım. Bizim söyleyeceğimiz şudur. Filistin uzlaşısı her şeyden önce ulusal bir zorunluluk ve Filistin halkıyla ulusal güçlerin doğal bir hakkıdır. Dünyada hiç kimsenin buna müdahale etme hakkı yoktur. Çünkü Filistin dış güçlerin müdahalesini kaldırmaz. Hele hele önüne şartlar koyan, engeller çıkaranların müdahalesini asla kabul etmez.

Uluslararası camianın ve bazı ülkelerin tutumlarında karışıklık var. Bazen Filistin’de bir muhatap çıkarmadığı için iç bölünmenin barışı engellediğini belirtirken, bazen de Ortadoğu Dörtlüsünün yaptığı gibi Hamas hareketinin sürece katılması durumunda barış sürecinin başarısız kalacağını iddia ederek Hamas’ın önüne şartlar koydular. Bu onların bakış açısında, tutum ve davranışlarında kafa karışıklığı yaşadıklarını gösteriyor. Müdahalenin hiçbir türlüsü kabul edilemez. Hiç kimse Filistin uzlaşısını engellemeye, Filistin halkının evinin içini düzenlemeyi ve iç bölünmeyi sonlandırmayı zorlaştırmaya hakkı yok.”

Amerika ve Avrupa ülkelerinin Filistin halkına ilişkin tutumunu eleştiren Meşal, Amerika, Avrupa veya başka ülkelerin Filistin halkının hakkına kavuşmasını, ulusal projesini tamamlamasını, egemenliğe sahip bir Filistin devletinin kurulmasını, Filistin toprakları üzerinde işgalin sonlandırılmasını sağlayacak, işgal rejiminin Filistin halkına karşı cinayetlerini, tecavüzlerini, baskı ve zulmünü, toprağını Yahudileştirmesini engelleyecek çabaları olması halinde takdir edeceklerini söyledi.

Sorunun Hamas, Fetih veya Arap ülkelerinde olmadığını, asıl sorunun işgalci İsrail’de olduğunu belirten Hamas lideri Meşal, onun için şimdiki durumu değiştirmek isteyenlerin öncelikle işgalciye baskı yapmaları gerektiğini ifade etti.

Filistin uzlaşısının önündeki engellere de değinen Hamas lideri Meşal şunları söyledi:

“Filistin uzlaşısının önünde büyük engeller var. Bu sorunların önemli bir kısmı uzlaşıyı boğmak isteyen dış güçlerden kaynaklanıyor. Bunların başında da uzlaşının gerçekleşmesini temelde istemeyen ve bunun için Hamas liderlerini rahat bırakmayan, hareketin lider ve milletvekillerini tutuklayan işgal yönetimi geliyor. Yine bazı ülkelerin Hamas hareketine dayattıkları şartlar, vetolar ve uzlaşıya yanaşması durumunda yardımları keseceklerine dair Özerk Yönetime yapılan tehditler bu engellerden sadece bazılarıdır.

Bunlar dışarıdan kaynaklanan engeller. Bir de Filistin içinden kaynaklanan engeller var. Bunlar da uzun süre bölünmeye bel bağlayan ve olumsuz durumun devamından medet umanlardan kaynaklanıyor. Ancak bütün bunlar bizi uzlaşıdan asla vazgeçiremeyecek. Önümüze çıkarılan engeller oldukça büyük. Ama Filistin iradesi bu engellerden daha güçlü. Direnişin Gazze’de düşmana galip gelmesi, Mahmut Abbas’ın BM’ye başvurma adımı, Fetih ve Hamas arasındaki yakınlaşma girişimi, uzlaşının arkasında duran Mısır Cumhurbaşkanı Mursi ve Mısır istihbaratı şahsında bu ülke yönetiminin takdire şayan tavrı üzerine Filistin’in iradesi daha da güçlü hale geldi.”

Hamas ve onun şahsında kendisinin Filistin Kurtuluş Örgütü’nün başkanlığı için çalıştığına dair çıkan haberlere de değinen Meşal şunları paylaştı:

“Hamas hareketi her boyutuyla uzlaşıdan yanadır. FKÖ hiç kimsenin ganimeti değildir. Tersine FKÖ ulusal bir haktır. Bizler, herkesin katılacağı nezih bir seçim için hakem tayin etmek istiyoruz. Yine biz, ulusal uzlaşıyla kurulacak bir hükümet istiyoruz. Biz, FKÖ’nün yapısını demokratik seçimlerle Ulusal Meclisi ve Yürütme Kurulunu oluşturduktan sonra yeniden inşa etmek istiyoruz. Bunların yanında ulusal birliği olumsuz yönden etkileyen güvenlik güçlerinin uygulamalarına son vermeyi, Batı Yaka ve Gazze’de doğal bir halin oluşmasını istiyoruz.

Yönetimde, FKÖ ve karar mekanizmalarında başkalarıyla birlikte yan yana olmak istiyoruz. Bu, Hamas hareketinin düşüncesi ve bakış açısıdır. Herkes, itham etmeksizin Hamas’ı yaptıklarından dolayı sorgulayabilir.”***

Amerika ile diyalog konusu ve Hamas hareketinin Ürdün Kralı İkinci Abdullah aracılığıyla Amerika’ya bir mektup ulaştırdığı yönündeki iddialarla ilgili yöneltilen bir soruyu ise Meşal şu sözlerle cevapladı: “Ürdün ziyaretim ve ziyarette Kralı Abdullah ile yaptığım görüşme, bölgede ve Filistin sahasında meydana gelen bazı gelişmelerle ilgili istişarede bulunmak için kraldan gelen nazik bir davet üzerine gerçekleşti. Kral Abdullah, hali hazırdaki durum ve gelişmelerle ilgili Hamas hareketinin bakış açısını, tutumunu, Filistin davasıyla ilgili beklentilerini bizden duymak istedi. Bu sadece kendisiyle değil, bölgedeki diğer ülke liderleriyle de yaptığımız bir şeydir.”

Hamas’ın dışarıdan yapılan dayatmaları, şartları asla kabul etmeyeceğini belirten Meşal sözlerini şöyle sürdürdü: “Hamas dışarıdan gelen baskıları ve dayatmaları asla kabul etmeyecektir. Bizler hak ve adil bir davanın sahibiyiz. Halkımızın maslahatını ve çıkarını, ilke ve sabitelerini önceliyoruz. Bununla birlikte ufkumuz ve düşüncemiz açıktır. Ulusal hakkımıza ulaşmak için toprağımızı işgal eden yönetim hariç dünyanın bütün devletleriyle diyalog kurabiliriz. Şartlar ve dayatmalar ise asla kabul edilemez.

Filistin halkının meşru bazı talepleri var. Bu halk güvenliğini, bağımsızlığını, özgürlüğünü ve işgalden kurtulmayı istiyor. Devletini kurup, geleceğini belirleme ve ulusal projesini tamamlama konusunda söz sahibi olmak istiyor. Bölgede bu konunun eksikliği açıkça görülüyor. Filistin halkının büyük bir kesimi hâlâ vatanından uzakta yaşıyor. O nedenle bölgede değişimi sağlamak ve adil bir barışı tesis etmek isteyen herkesin öncelikle bu halka ve davasına karşı adil olması, insaflı davranması, Filistin halkı üzerindeki zulmü kaldırması, bölgeyi yeterince karmaşık hale getiren işgale karşı durması gerekir.”

Filistin uzlaşısı ve ulusal hükümetin bu yılın ortalarında kurulmasıyla ilgili iyimser olup olmadığı yönündeki bir soruya ise Meşal “Tarih vermekten ziyade ortada ciddiyet olduğunu söylemekte yarar var. Bizler, halkımızın arzuladığı başarıyı ancak birlikte yakalayabiliriz. Biraz önce bahsettiğimiz sorunlar ve engeller nedeniyle uzlaşı noktasında başarı sağlamak için zamana, güçlü bir iradeye, azim ve gayrete ihtiyaç var. Bu şekilde gerçek uzlaşıyı yakalar ve bir daha açılmaması üzerine bölünmüşlüğün sahifesini dürebiliriz” cevabını verdi.

Başa dön tuşu
Kapalı