
44 gün açlık grevinde direnerek yeniden özgürlüğüne kavuşmak için mücadele eden, özgürlüğünün kendisi için hayatından da değerli olduğunu dile getiren Filistinli kadın tutsak Hena Şelebi, Gazze’ye sürgün edilmesi karşılığında serbest bırakılması pazarlığıyla ilgili son açıklamasında bunu kabul etmek için baskıya maruz kaldığını söyledi.
İşgal güçleriyle Hamas arasındaki esir takasında serbest bırakılan ve anlaşma gereği özgürlüğüne dokunulmaması gerektiği halde daha sonra işgalciler tarafından tekrar tutuklanan ancak esareti reddederek açlık greviyle özgürlük mücadelesi başlatan Hena Şelebi’nin Gazze’ye sürgün edilmek suretiyle serbest bırakılması kararlaştırılmıştı.
Hena Şelebi konuyla ilgili açıklamasında Siyonistler tarafından kuşatmaya ve psikolojik baskılara maruz kalması sonucunda böyle bir formülü kabul etmek zorunda kaldığını dile getirdi.
Öte yandan Filistin Esirler Bakanlığı tarafından bugün (31 Mart 2012 Cumartesi) yapılan açıklamada işgal yönetiminin bayan esir Şelebi konusunda uluslararası baskılara maruz kalması karşısında onun Gazze’ye sürgün formülünü kabul etmesi için çeşitli tehditlerde bulunduğu, kendisini idarî ve ahlâkî kıskaca aldığı vurgulandı.
Bu arada Nisan 2002’de bir aydan fazla süre Batı Yaka’nın Beytlaham şehrindeki Doğuş Kilisesi’nde kuşatma altında tutulduktan sonra Gazze’ye sürgün edilmek suretiyle çıkmalarına izin verilen ve bu yüzden “Doğuş Kilisesi Sürgünleri” olarak tanımlanan direnişçiler de Şelebi’nin sürgün edilmesi konusu hakkında bir açıklamada bulunarak bunun savaş suçu olduğunu dile getirdiler. Doğuş Kilisesi Sürgünleri de bugün yaptıkları açıklamada Şelebi hakkında uygulanan sürgün kararının tüm uluslararası yasalara ve anlaşmalara aykırı olduğuna dikkat çektiler.
Şelebi’nin ailesi de sürgün kararını kabul etmediğini bildirmişti.
