
Bir Alman gazetesinde yer alan inceleme yazısında, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatmasının, Batı’nın petrol temin ettiği kaynaklarla doğrudan bir ilişkisi olacağını ve çok ciddi sorunlarla yüzyüze gelineceğini belirtildi.
Almanya’nın en büyük ulusal gazetelerinden Süddeutsche Zeitung da Rudolf Chimelli’nin ‘Batı’nın İran’a karşı düşmanca girişimleri ve İran’ın nükleer programı aleyhine kararın onaylanmasının karşısında, İran’ın da cevaben Hürmüz Boğazı’nı kapatma tehdidinin gerçekleşmesi durumunun olası etkilerini’ analiz etti.
Chimelli, Tahran’ın Hürmüz Boğazı’nın kapatmasının, Batı’nın petrol temin ettiği kaynaklarla doğrudan bir ilişkisi olacağını ve çok ciddi sorunlarla yüzyüze gelineceğini belirtti ve bu önemli deniz yolunun kapanmasının, bölgenin tamamını yakacak bir savaş ilanı mefhumu olabileceğini vurguladı.
Chimelli, dünyanın ihtiyacı olan petrolün yaklaşık beşte birinin bu kanal vasıtasıyla sağlandığı, stratejik ve önemli Hürmüz Boğazı’nın dar bir su yolu olduğunu, bu su yolunun kapanması halinde, kaçınılmaz olarak dünyanın değişik ülkelerinde ihtiyaç duyulan petrol miktarında sıkıntıların baş göstereceğini ve bu yaşamsal maddedeki fiyat artışının özellikle ekonomik olarak kriz halindeki Avrupa ülkelerini etkisi altına alacağına işaret etti.
Söz konusu yazısında Chimelli, Amerika’nın İran’ın bu girişimine tepkisinin bölgede başka bir savaş kavramına yol açabileceğini fakat bununla birlikte küçük bir savaşın düşünülemeyeceğini vurguladı.
Chimelli, İran’ın düzenlediği ortak tatbikatlarla savunma potansiyellerini gösterdiğine dikkat çekerek, böyle bir durumun bu Arap petrol bölgesini etkisi altına alabilecek bölgesel karışıklıklara sebep olacağını belirtirken, diğer taraftan Amerika’nın Japonya’yı baskı altına almak amacıyla Haziran 1941’de Japonya aleyhine bir petrol ambargosunu onaylamasının Amerika’yı II.nci Dünya Savaşı’na sürüklediğini de hatırlattı.
