AfrikaHaberler

İhvan-ul Müsliminin Eski Yardımcısı Muhammed Hatib, Mursi Yönetimine Ve Müslüman Kardeşlere Sert Eleştirilerde Bulundu.

Müslüman Kardeşler Cemaatini ve devrik Cumhurbaşkanı Muhammed Mursi’yi başarısızlıkla suçlayan Müslüman Kardeşler Cemaati’nin Eski Genel Mürşit Yardımcısı Dr. Muhammed Habib, bu başarısızlıktan ötürü halkın milyonlar halinde meydanlara inerek, Mursi’yi devirdiğini söyledi.

Dr. Habib, el-Vatan Gazetesi’nde yayımlanan köşe yazısında, İslam ve Arap toplumlarında başarısızlığı kabullenmenin bir kültür halini almadığını belirterek söze başlayan Habib, yazısına şöyle devam etti:

“İslam ve Arap toplumunda bizden çok azı, hatalarını ve başarısızlığını itiraf eder. Bizden çok azı, başarısızlığını herkes önünde ilan eder ve gidişatını düzeltir. Bu cesaret ve kendine güven ister. Bu kültürle donanmamız için daha uzun bir zamana ihtiyacımız var gibi görünüyor.

Dr. Mursi ve Müslüman Kardeşler’in iktidara geldiği günden beri önünde bir takım zorlukların olduğunu, onları başarısızlığa uğratmak için çalışanların olduğunu, Müslüman Kardeşler’in kaldırabileceğinden çok daha büyük bir yük devraldığını inkar etmiyorum. Fakat bugün bizi ilgilendiren, on milyonların sokağa inerek, Dr. Mursi’nin gitmesini istemesine yol açan Dr. Mursi’nin başarısızlığının temel etkenleridir.”

Dr. Habib’e göre Cumhurbaşkanı Mursi ve Müslüman Kardeşler Cemaati’nin iktidar dönemini başarısızlıkla kapatmasının sebeplerinden bazıları şunlar:

– Mısır hacmi ve ağırlığındaki bir devletin idaresinde stratejik bakıştan yoksunluk
tecrübe ve deneyimsizlik,
– Cemaat içerisinde nitelik ve nicelik açısından az olmasına rağmen devletin farklı kademelerinde sadece cemaat mensuplarıyla yetinmek,
– Deneyim, bilgi ve yeterlilik sahibi olan; ama cemaate mensup olmayan kişileri devletin farklı kademelerine yerleştirmekte başarısız olmak,
– Nasihat ve eleştirileri dikkate almamak,
– Sanki başka bir gezegende yaşıyormuş gibi ülkenin içinde bulunduğu gerçek sorunları ve krizi idrak edememek,
– İnsan haklarının çiğnenmesi, kaçırma ve öldürmeye ilave olarak ülkenin bölünmüşlüğe, iç kargaşaya, şiddete sürüklenmesi, Dr. Mursi döneminde çoğunluğu muhaliflerden 154 kişinin öldürüldüğünün söylenmesi yeterlidir,
– Toplumsal adalete doğru adımların atılmasında başarısız olunması, zenginlerin Mısır halkının çoğunluğunu oluşturan fakirlere tercih edilmesi,
– Dr. Mursi’nin şehitler için kısas uygulanacağı sözünü vermesine rağmen geçiş dönemi adaletinin uygulanmaması,
– Ülkedeki ekonomik krizin boyutlarının ürpertici bir şekilde artması,
– İçişleri Bakanlığı’nın yeniden yapılandırılmasında her hangi bir adımın atılmaması,
– Cevap verici ve şeffaf olmama,

Habib, Mursi döneminde ülkenin gerçek yöneticisinin Mursi olmadığını, Mursi’nin yönetimi Müslüman Kardeşler Cemaati İrşad Bürosu’na teslim ettiğini, ülkeyi perde arkasından İrşad Bürosu’nun yönettiğini, bundan ötürü Mursi’nin zaman zaman bocaladığını söyledi.

Cumhurbaşkanı Mursi’nin 21 Kasım 2012’de ilan ettiği anayasanın tam anlamıyla diktatörlük kararları içerdiğini, anayasanın bir felaket olduğunu, uçuruma doğru gidişin başlangıç noktasını oluşturduğunu söyledi.

Dr. Habib, sözlerine şöyle devam etti: Bununla birlikte Dr. Mursi kendisini, cemaati ve ülkeyi, muhaliflerin taleplerini kabul ederek kurtarabilirdi. Önünde birçok fırsat vardı. Fakat üzülerek ifade ediyorum ki hepsini heder ettiler. Genelkurmay Başkanlığı, ülkeyi iç savaştan kurtarması için Dr. Mursi’ye ve cemaate, 30 Haziran öncesinde bir hafta, sonrasında ise 48 saat süre verdi. Fakat Dr. Mursi karşılık vermedi. Temerrud Hareketi’nin 22 milyon imza toplamasına rağmen toplumu hafife aldı” dedi.

Habib, yazısının sonunda, Müslüman Kardeşler Cemaati’ne, ülkeyi fitneye sürükleyecek provokatif dil kullanma, 30 Haziran’da düşen meşruiyete sahip çıkma adı altında düzenlenen gösterilere son verme çağrısında bulundu.

Başa dön tuşu
Bugün 09 Ağustos 2022 (23) içerik yüklenmiştir.