Haberlerİmam Ali HamaneyİranÖrnek ŞahsiyetlerOrtadoğu

İran coğrafyasındaki kavmi çeşitlilik hakiki bir fırsattır

Ayetullah Hamenei Kürsitan Eyaletinde yaptığı açıklamada, büyük İran coğrafyasındaki kavmi çeşitlilikten hakiki bir fırsat olduğunu söyledi.

İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamenei Kürdistan ilinin bilim, kültür, sanat, ekonomi ve spor dünyasının elitleriyle düzenlediği samimi toplantıda bu kesimlerin temsilcilerini dinledi ve görüş teatisinde bulundu. Yaklaşık 3 saat kadar süren toplantıda çeşitli sorunlar dile getirildi ve çözüm yolları arandı. Bu konuların bazıları şunlar:
Yabancıların kültürel hücumu karşısında dikilebilmek için yerli kültürün takviyesi, farsça ve kürtçe dillerinin kökleri ve tarihi yakınlığı, İran milletinin çeşitli tabakalarının, bu arada kürt halkının tarih boyunca İslam uygarlığında oynadığı rol, kürt dili, kültürü ve edebiyatına daha çok önem verilmesi, İran’daki kültürel zenginliğe bir milli servet gözüyle bakılması, özel sanat kütüphanesinin kurulması, sanatın ekonomik arka planı ile sanatçıların geçim şartlarıyla ilgilenilmesi, kürtlerin ata yurtları mesabesindeki İran’a olan bağlılıkları, Kürdistan ilinde spor alanındaki imkanlar ve yatırımların arttırılması, dış yatırımların arttırılması için Kürdistan’ın özel coğrafi konumundan yararlanılması, bölgedeki tarım, endüstri ve hizmet sektörünün daha bir önemsenmesi, Kürdistan’ın kalkınması ve alt yapı faaliyetlerinin hızlandırılması, Kürdistan iline müsbet ve kültürel bakışın yurt çapında güçlendirilmesi yönünde İslam İnkılabı Rehberi’nin yaptığı tavsiyelere dikkat edilmesi, kürt gençlerinin ihtiyaçlarının ciddiye alınması ve onların çalışma sorunlarının giderilmesi için çaba harcanması, genç kuşağın bilim üretimi ve yazılım hareketi bağlamındaki araştırma ve icra gücü ve kapasitesine güven, ülkede homojen bir kalkınmaya ulaşılabilmesi için tüm plan ve programlamalarda 20 yıllık kalkınma planına uyulması, ilde mevcut 800 endüstriyel birimin sayısal olarak arttırılması ve kalitesinin güçlendirilmesi, Kürdistan bölgesindeki çeşitli gelişme göstergelerinin yükseltilmesi için özel çaba harcanması, İslam ve İran düşmanlarının tefrika çıkartıcı entrikaları karşısında şii ve sünni müslümanların dikkat ve vahdet içerisinde hareket etmeleri…

Kürdistan’daki çeşitli sektörlerin temsilcilerinin iki buçuk saat kadar süren konuşmalarından sonra bu görüşmeden çok hoşnut olduğunu açıklayan İslam İnkılabı Rehberi, yapılan konuşmalarda yararlı ve iyi bir çok noktanın yer aldığını ve karar mekanizmalarında bu noktaların dikkate alınması gerektiğini hatırlattı.

Ayetullah Hamenei Kürdistan’lı bazı seçkinler ve edebiyat ustalarını yakından tanıdığını belirterek şunları söyledi: ‘Kimi kürt seçkinleriyle de eserleri ya da tercümeleri sayesinde tanışıklığım vardır. Kürt halkının kültürel kimliğini aydın bir hakikat olarak kabul etmişimdir. Ancak bugün Kürdistan’daki derin kapasite, büyük ve seçkin insan gücü kendini daha bir göstermiştir.’
İslam İnkılabı Rehberi Kürdistan halkının önemli özelliklerinden birinin de cesaret ve kahramanlık olduğunu belirterek şunları söyledi: ‘Bölge halkı dikkat çekici güzelliklere sahiptir: iman, güzel ahlak, nezaket, aydın düşünce, latif şiir, yüce edebiyat ve güzel tabiat…’
Ayetullah Hamenei büyük İran coğrafyasındaki kavmi çeşitlilikten hakiki bir fırsat olarak söz etti ve konuşmasını şöyle sürdürdü: ‘İslam Cumhuriyeti nizamı, ülkenin hiç bir noktasına taassupla, kavmiyetçi, ayrımcı ve tek taraflı bir bakış açısıyla bakmamaktadır. Tam tersine bu bağlamda İslam’ı ve İran’lı olma kriterini önemsemektedir. Elit tabakasının, bu aydın hakikati çok iyi bir şekilde beyan etmeleri gerekir.’
İslam İnkılabı Rehberi daha sonra Kürdistan bölgesinin geri kalmışlığının inkılabın ilk yıllarında yabancıların dayattığı entrikalardan kaynaklandığını hatırlatarak, ‘Kürdistan bölgesinin geri kalmışlığının giderilebilmesi için hepimiz ciddiyetle çalışmak zorundayız’ dedi.

Ayetullah Hamenei, dünyadaki sultacı güçlerin İran milletiyle olan düşmanlıklarının nedenlerini izah ederken şu görüşleri serdetti: ‘İslam nizamının doğasında olan bağımsız bakış açısı ve dünya zorbalarının politikalarını benimsememe, emperyalist güç merkezlerini İran milletine düşmanlığa yöneltmektedir. Bu durumda İslam nizamının bu düşmanlıklar karşısında savunmaya geçmesi normaldir. Elbette eğer bağımsız olmasaydık ve sultacıların aşağılayıcı politikaları ve zulümlerine boyun eğseydik, bizimle hiç bir düşmanlıkları kalmazdı. Ancak o zaman tıpkı Pehlevi döneminde olduğu gibi ne milli onur, gurur ve ilerleme kalırdı ve ne de İran kültürü ve uygarlığıyla iftihar…’
İslam İnkılabı’nın zaferiyle bu bağımlılık ve alçalışa dur denildiğini belirten Ayetullah Hamenei, İslam nizamının yepyeni bir söylem ve aydın, değerli ve özgün bir hakikat sunduğunu vurgulayarak şöyle konuştu: ‘Öncü, dayanışma ve insicam içinde büyük iftihar vesilelerine dayanan İran, dünyadaki zalim güçleri kaygılandırmıştır. Ancak onlar şu ana kadar İran halkının ümit verici hareketini önleyemedikleri gibi bundan böyle de hiç bir şey yapamayacaklardır.’

Başa dön tuşu
Bugün 21 Eylül 2026 (52) içerik yüklenmiştir.