
Cumhurbaşkanı Seyyid İbrahim Reisi Çarşamba günü yüksek rütbeli bir heyet çerçevesinde Kenya, Uganda ve Zimbabwe cumhurbaşkanlarının resmi daveti üzerine Afrika’ya gitti.
Cumhurbaşkanı Seyyid İbrahim Reisi’nin Afrika gezisinde ilk durağı Kenya oldu. Daha sonra Uganda ve Zimbabwe’ye gidecek. Bu, İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın 11 yıl sonra Afrika’ya ilk ziyaretidir. İran İslam Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Kenya’ya gitmeden önce de açıklamalarda bulunmuştu. Tahran’dan yola çıkarken basına konuşan Ayetullah Reisi şunları kaydetti: “İran’ın İslam İnkılabı sonrası Afrika ülkeleri ile ilişkileri iyi bir seviyede olmuş ancak zaman içerisinde ilişkiler bazı dönemlerde sekteye uğramıştır.” Ayetullah Reisi sözlerine şunları da ekledi: “Afrika’nın büyük serveti, doğal ve madeni kaynakları, bu kıtanın kapasiteleri ve yetenekleri İran’ın kapasiteleri ile bir araya gelip güçlenen bir kaynak haline gelebilir.” İran Cumhurbaşkanı sözlerinin devamında: “Afrika ülkeleri bizimle işbirliği yapmaya hazırlar. Ancak kimi ülkeler bu kıtaya sömürgeci ve istismarcı bir bakışla yaklaşıyor. Biz ise birlikte çalışma ve insani keramete dayalı olarak davranma ilkesine güvenerek hareket ediyoruz. Bu bağlılığımız siyasi, ekonomik, kültürel, bilimsel ve teknolojik dahil olmak üzere farklı alanlarda etkili olabilir. Afrika ile ticaretimizi de geliştirmek istiyoruz” ifadesini kullandı.
İran’ın 13. Hükümeti, Ağustos 2021’de göreve başladığından bu yana, asıl amacı dünyada ihmal edilen kapasitelere özel önem vermek olan bir süreç başlattı; ABD liderliğindeki Batı politikalarından en az seviyede etkilenmek ve mümkün olduğunca İran İslam Cumhuriyeti’nin ekonomik yaptırımlarını ve siyasi izolasyonunu etkisiz hale getirmek için kullanılabilecek kapasitelere odaklanıldı.
Komşu ülkeler, Avrasya, Latin Amerika ve şimdi Afrika, bu potansiyel kapasitelere sahip olan başlıca bölgelerdir. Bu bölgelerin her birindeki İran’ın varlığı, İran hükümetinin yabancı yatırımı çekme ve aynı zamanda bu coğrafyada siyasi ve ekonomik varlık için bir platform oluşturma alanındaki hükümet planlarının bir kısmını gerçekleştirebilir. Kenya ise, Doğu Afrika’nın önemli ülkelerinden biri ve bu kıtaya açılan kapı olarak kabul ediliyor, bu nedenle bu ülke ile ilişkilerin çeşitli siyasi, ekonomik, kültürel, bilimsel ve teknolojik alanlarda genişletilmesi İran’ın bölgedeki varlığının artmasında etken olacaktır. Afrika kıtasının doğu bölgesi ile de ilişkileri odak noktasına alacaktır.
İran ile Kenya arasındaki ilişkilerin başlangıcı 1971 yılına dayanmaktadır; Etiyopya ile Somali arasındaki husumet ve çatışmalar ve Pehlevi rejiminin Somalili isyancılara verdiği destek sonrasında İran’ın Kenya ile bağlantısı 1977’de kesildi. Tahran’ın Nayrobi ile ilişkileri, 1982 İslam Devrimi’nin zaferinden sonra yeniden başladı. İran İslam İnkılâbı’nın zaferinden 2000 yılına kadar olan dönemde, tarafların yetkililerinin birbirlerinin ülkelerine yaptığı ziyaretleri görmemize rağmen, uygulamada ekonomik ilişkilerde fazla bir sıçrama olmamasının başlıca sebebinin Kenya’nın İran ile herhangi bir ilişki geliştirmemesi için baskı altında olduğu görüldü. Bu noktada Kenya ülkesi, Batı’nın siyasi müttefiklerinin grubunda çalışıyordu. 2013 yılında Kenyalı yetkililerle yapılan birkaç tur müzakereden sonra, iki ülke arasındaki ilişkilere hakim olan soğuk atmosferi değiştirmek için bir girişimde bulunuldu; O zamandan beri Kenya’nın İran’la her zaman iyi ilişkileri oldu ve bir noktada bu ülkeye 4 milyon ton petrol ihraç edildiğine ve Tahran ile Nairobi arasında direkt uçuşun başladığına tanık olduk.
