
Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani Salı günü İslami Şura Meclisi’ne gelerek milletvekillerinin sorularına cevap verdi. İran anayasasının 80. maddesine göre cumhurbaşkanına soru sormak milletvekillerinin görevlerinden biridir.
Bu görevlerin ve anayasanın çerçevesinde Cumhurbaşkanı Ruhani Meclis’te bazı milletvekillerinin hükümetin döviz piyasası ve ülkeye kaçak yollardan çeşitli ürünlerin girmesine engel olması, bankacılık alanında yaptırımların devam etmesi, işsiz oranını düşürememesi, ekonomik durgunlukla mücadele ve yabancı döviz kurlarının ivmeli bir şekilde yükselmesine engel olmasında başarısızlığı yönündeki soruları ve eleştirilerine cevap verdi.
Ekonomi alanında hükümetin yönetim zafiyeti, sırf Amerika’nın Bercam nükleer anlaşmasından çekilmesi ve yaptırımları yeniden dayatması ile ilgisi olmayan konulardan biridir. Gerçi Amerika’nın bu anlaşmadan çekilmesi ülke için yeni iktisadi şartların oluşmasına yol açtığı da kesindir. Ancak hükümetin de programlarında bazı zafiyetlerin bulunduğu inkar edilemez. Fakat her halükarda İslami Şura Meclisi’nin bu konuya el atması da İran’da hükümetle Meclis arasında anlaşmazlık yaşandığı şeklinde yorumlanmaması gerekir.
İslami Şura Meclisi Başkanı Ali Laricani’nin tabiri ile Cumhurbaşkanı Ruhani’nin Meclis’e gelmesi İran’da demokrasi’nin derinliğini gösteren bir gelişmedir, nitekim İran milletinin en büyük onuru da yürütme erkenin başının kendisini halka karşı hesap vermekte sorumlu hissetmesidir.
Cumhurbaşkanı Ruhani’ye soru soran milletvekillerinden Seyyid Hüseyin Nakavi Hüseyni, cumhurbaşkanına soru sormak Meclis ve milletvekillerinin Cumhurbaşkanı ve hükümetle düşmanlığı anlamına gelmediğini belirterek şöyle dedi: biz düşmanlarımıza Amerika’yı ezeceğimizi ilan ediyoruz. Meclis hükümetin yanındadır.
Cumhurbaşkanı Ruhani de Meclise gelmesini ve sorulara cevap vermesini dini demokrasi için mübarek bir gün niteledi. Gerçekte yasama ve yürütme kurumlarının bu yönde ortak görüşleri de İran İslam Cumhuriyeti nizamının demokrasi açısından büyük kapasitelerini yansıtır.
Kuşkusuz Meclis ve hükümet nizamın en önemli kurumlarıdır ve her biri önemli sorumluluklar üstlenmiştir ve bu çerçevede birlikte hareket ederek ortak hedeflerine ulaşmaları gerekir.
Demokratik ülkelerde hükümetin hesap vermesinin üç temel boyutu vardır. İlk boyut hukuki açıdan hesap vermektir. İkinci boyut ise siyasi açıdan hesap vermektir. Hükümetin hesap vermesinin üçüncü boyutu ise mali açıdandır ve gelirlerin nasıl ve nerelere harcandığı ve Meclis’in aldığı kararların çerçevesinde olup olmadığı yönünde hesap vermesi gerektiğidir.
Bu arada Cumhurbaşkanı Ruhani’ye yöneltilen sorunların içeriği İran İslam Cumhuriyeti nizamında demokrasinin ne denli köklü olduğunu ve ülkenin tüm yetkilileri uygulamaları konusunda hesap vermeleri gerektiğini ortaya koyduğunu belirtmek gerekir. Gerçi milletvekillerinin Ruhani’nin verdiği tüm cevaplardan ikna olmadığı da belirtilmelidir. Bu yüzden ve milletvekilleri ikna olmadığı için Cumhurbaşkanı Ruhani’ye yöneltilen 4 soru yargı erkine sevkedildi. Yargı erkinin ise soruları araştırdıktan sonra sonucunu Meclise göndermesi ve meclisin de konu hakkında karar alması gerekiyor.
