HaberlerİranOrtadoğu

İran İslam Cumhuriyeti; mülteciler için cömert ev sahibi

BM Mülteciler Yüksek Komiserliğini’nin İran’daki Temsilcisi İrnia Krinak yaptığı açıklamada, İran’da bir milyon mültecinin bulunmakta olduğuna işaretle, bunlardan 950 binin Afgan vatandaşı, gerisinin Iraklı olduğunu kaydetti.

İran’ın güneyinde yer alan Kerman Valiliği Siyasi İşler Yardımcısı Hemid Mollanuri ile bir araya gelen BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin İran Temsilcisi, BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’nin her daim İran hükümeti ile çok iyi ve yakın işbirliği içinde olduğunu kaydetti.

Krinak, 11 ülkeden diplomatlar ve büyükelçilerin Kerman vilayetine ziyaretine işaretle, diplomatik heyetin Kerman ziyaretinin İran hükümetinin mültecilere daha iyi ve fazla yardımı için politikalarını gösterme hedefiyle olduğunu ifade etti.

Krinak ayrıca, İran hükümetinin mülteciler için büyük harcamalar yaptığını sözlerine ekledi.

Kerman Valiliği Siyasi İşler Yardımcısı da görüşmede, İran’ın mültecileri en iyi şekilde ağırladığına işaretle, İran’ın son yıllardaki girişimleriyle bölge güvenliğine büyük katkıda bulunduğunu belirtti.

Son 40 yıl içinde İran’ın bazı komşu ülkelerinde bir takım savaş ve krizler baş göstermiş ve bu krizler sonrası o ülke halklarından bazıları kendi ev barklarını terk ederek İran İslam Cumhuriyetine sığınmışlardır. Afganistan ise bu iç savaş ve kaosun yaşandığı ülkeler için en bariz örneklerden biridir.

Mevcut rakamlar her 113 Afgan vatandaşından bir kişinin sığınmacı olduğunu ve bu mültecilerin yarısını çocukların oluşturduğunu gösteriyor.

halı hazırda 2 milyonu aşkın Afganlı mülteci İran’da yaşamakta. BM Teşkilatının resmi raporları uyarınca İran İslam Cumhuriyeti kendi tüm sorunlarına rağmen yabancı sığınmacılara daha iyi hizmet vermeye gayret göstermiştir. İran’ın Afganlı mültecilere hizmetini, iskan, mülteci çocuklarının üniversite eğitimine kadar eğitimleri, sağlık ve eğitim hizmetlerinin verilmesi gibi örneklerle beyan etmek mümkün.

İran Sağlık Bakanlığı hastalıkları engelleme dairesi başkanı Mahmud Suruş, İran’ın mültecilere sağlık desteği ve hizmetlerine temasla, bu hususta İran yabancı uyruklular dairesi ile BM Teşkilatı yüksek komiserliği arasında üçlü anlaşmaların imzalandığını ve bu anlaşma uyarınca mülteciler için 7 özel sağlık ocağı ile iki diyaliz merkezinin kurulduğunu ve halı hazırda hizmet vermekte olduğunu bildirdi.

Mültecileri himaye konvansiyonu 22. Maddesi, mültecilerin genel eğitim haklarına açıklık getirmekte. Halı hazırda yayınlanan raporlar, İran’da mültecilerin eğitim çağına gelmiş evlatlarından 400 bin kişinin eğitim ve öğretim kurumuna bağlı 26 bin okulda eğitim almakta olduklarını göstermekte.

BM Teşkilatı mülteciler yüksek komiserliği planlama müdürü Savalan Şemim bu hususta İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei’nin, İran’daki yabancı mültecilerin evlatlarının tahsil programları kapsamına alınmasıyla ilgili düstur ve direktiflerini hatırlatarak, İran İslam Cumhuriyetinin bu insansever tutum ve bakışının dünya halkları nezdinde büyük değer gördüğünü belirtmekte.

Mülteci alanında faaliyet gösteren örgütlerini sorumlularının açıklamalarına göre Afganlı mülteciler ilk İran’a adım attıklarında onlar içerisinde okur yazarlık oranı %6 civarındaydı ama bu rakam bugün %60’a ulaşmış bulunuyor.

İran’daki mülteciler arasındaki bu huzur, ve gelişme süreci İran İslam Cumhuriyetinin mültecilere vermiş olduğu cömert hizmetlerin bir ürünüdür. Tüm bu hizmetler ise öyle bir ortamda devam etmiştir ki sözde insan hakları savunuculuğu iddiasında bulunan Amerika ve bazı Avrupa devleti İran İslam Cumhuriyetine karşı amansız bir yaptırım politikası uygulamakta ve ekonomik baskılarla İran’ı zor durumda bırakmaya çalışmaktaydılar. İran İslam Cumhuriyeti tüm bu yaptırım ve baskılara rağmen her zaman mültecilerin yanında olmak ve yardımlarını sürdürmek istemiş ve mülteciler için iyi bir ev sahibi olmaya çalışmıştır.

Bugün dünyada mülteciler büyük sıkıntılar ve zorluklarla başka ülkelere iltica etmeye çalışmakta ve günün birinde kendi vatanlarına geri dönmeyi umut etmektedir. Bu arada kuşkusuz mültecilerin dert ve ızdırapları kendi ülkeleri barış ve huzura kavuşmadığı müddetçe son bulması mümkün olmayacak.

Başa dön tuşu
Bugün 14 Ekim 2021 (1) içerik yüklenmiştir.