HaberlerİranOrtadoğu

İran İslam Cumhuriyeti Sivil Savunma Kurumu Başkanı:”İran’ın komşuları milli güvenliklerini göz önünde tutsunlar !”

İran İslam Cumhuriyeti Sivil Savunma Kurumu Başkanı, nükleer alandaki her türlü hadisenin İran’ın komşularına zarar vereceğini, bu yüzden İran’a komşu olan ülkelere bu konuda hassas olmalarını ve milli güvenliklerini göz önünde tutmalarını tavsiye etti.
MHA – İran İslam Cumhuriyeti Sivil Savunma Kurumu Başkanı Gulamrıza Celali, el Alem kanalına verdiği mülakatta, ABD Cumhurbaşkani tarafınan açıklanan siber savunma stratejisi hakkındaki soruya; Amerka’nın önemli altyapılara her türlü saldırısının, askeri saldırı olarak değerlendirileceğini ve buna ‘uygun düşecek bir cevabın’ verileceğini söyledi.

Siber alandaki tehdidin şekil değiştirdiğini belirten Celali, bir siber atakla altyapının devreden çıkarıldığı veya durdurulduğu ya da tahrip edildiği ya da yangın çıkarıldığı veya patlama meydana getirildiği durumlarada artık bunun bir virüs veya bir siber silah ya da bir bomba olsun eylem olarak arasında bir fark olmadığını belirtti.

Celali bunun bir ülke toprağına tecavüz olduğunu söyledi ve “Biz de bu konularla ilgili olarak hassasız ve bu konudaki her türlü tehdide karşılık gelecek bir cevap vereceğiz” dedi.

Sivil Savunma’nın tehditlere karşı ciddi bir karşılık olduğunu belirten Celali, bu alanda kendilerinin ilk olarak bugünün tehditlerini tanımaya öncelik verdiklerini belirtti.

Bugünün tehditlerinin geçmişle kıyaslandığında tamamen farklı olduğunu ve uzmanca bir bakış gerektirdiğini belirten Celali, zira bugünkü tehditlerin kaynağının türünün bilgi ve teknoloji olduğunu Teknolojinin gelişmesinin yeni tehdit şekillerini ortaya çıkardığını söyledi.

Tehditleri tam olarak tanıma ve bu tehditlere karşı en iyi savunmayı yaratma zorunluluğu konusuna vurgu yapan Celali, sivil savunma açısından yerli ve bağımsız bir savunmaya gereksinimleri olduğu için kendilerine özel ve milli ihtiyaçları karşılayacak model dizayn ettiklerini vurguladı.

Celali, sivil savunma alanında ülke sermayesini; a) ülkenin ayakta kalabilmesinin fiziki ve altyapıların ayakta kalıcılığına bağlı olduğu fiziki ve altyapı (örneğin binalar) sermayesi, b) halkının canını koruma açısından hayati ve milli kaynak olarak insani sermaye, c) siber alandaki tehditler sanal ortamda şekillendiğinden ülkenin kapasitesiyle orantılı siber sermaye, d) henüz pek kabul edilmese de gurur ve milli ve manevi değerlerin savunulması çerçevesinde ülkenin milli ve manevi sermayesi olmak üzere dört gruba ayırdı.

Teknolojinin geliştiği oranda sanal ortamlardaki tehditlerin de arttığına şahit olunduğunu belirten Celali, günümüzde 22 ülkenin siber savunma yapıları meydana getirdiğini, memnuniyet verici olarak İran’ın ilk kez bütün nizamın siyasetleri açısından gerekli hazırlığının yapılarak meclis oyuna sunulduğunu ve bu yıl siber tehditlere karşı savunma amaçlı olarak oluşturulan İran siber karargahında bu alanda oldukça iyi çalışmalar yapıldığını belirtti.

Celali, Amerika ve Siyonist Rejim’in, İran’ın nükleer programı aleyhine tehditlerine ve sivil savunma alanındaki tehditleri konusuna da değinen Celali, siber silahlarla tehditlerin insanlığı tehdit olduğunu, Amerika ve Siyonist Rejim’in özellikle İran’ın nükleer tesislerine yönelik tehditlerinin sadece İran için tehdit olmadığını aksine bütün insanlık için tehdit olacağını çünkü tesisler faal hale geldiğinde tehdidin sonuçlarının herkes için olacağını söyledi.

Nükleer alandaki her türlü hadisenin İran’ın komşularına zarar vereceğini belirten Celali, bu yüzden İran’a komşu olan ülkelere bu konuda hassas olmalarını ve milli güvenliklerini göz önünde tutmalarını tavsiye etti.

Celali, insan hakları, bilim ve bilginin savunucusu olduğunu iddia eden ABD’nin İranlı bilim adamlarına yönelik suikast girişimlerinin de dikkat çekerek, 3 İranlı bilim adamının şehadetinin, Amerika’nın ‘bilim ve bilgi aleyhine ve dünya teknolojisi aleyhine savaşının göstergesi’ olduğunu ve Amerika’nın ‘bu savaşın sancaktarı’ olduğunu söyledi.

Amerika’nın Irak’ta bulunduğu süre içinde 600-1000 arası Iraklı bilim adamının İsrailli terör timleri ve Amerikan güvenlik şirketleri tarafından öldürüldüğünü söyleyen Celali, bütün bu eylemlerin ülkeleri bilim, gelişme ve teknoloji alanında geri bıraktırmak için yaptıklarını vurguladı.

Celali ayrıca geçtiğimiz aylarda Tahran yakınlarındaki Malard Kışlası’nda meydana gelen patlama ile yabancıların bir bağlantısı olmadığını da sözlerine ekledi.

Başa dön tuşu
Bugün 15 Ekim 2026 (13) içerik yüklenmiştir.