Haberlerİmam Ali HamaneyİranOrtadoğu

İran İslam İnkîlabı düşmana karşı en ufak bir geri adım atmamıştır

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney, İran’daki “vahdet, ihlas ve gönül birliği” içindeki Şii ve Sünnilerin komplocuların ağzına sert bir yumruk olduğunu, süre giden bu kardeşlik sebebi ile, düşmanın, İran’ın ayrılık yaratmak için uygun bir yer olmadığını anladığını söyledi.

Dünya Müslümanlarının ve Mustazaflarının Rehberi Seyyid İmam Ali Hamaney’in Kirmanşah programının altıncı günü dahilinde Pave halkına hitaben yaptığı konuşmasında, Sünni ve Şii arasında ayrılık yaratmanın düşmanın sürekli kullandığı bir araç olduğunu belirterek, “tek parça, birlik içinde, İslam’a ve İnkılab ülkelerine bağlı İran halkını akılcılık, bilimsel ve ekonomik gelişmeler ile politik ve toplumsal sahnelerde olduğunu ve bunların Ortadoğu’daki büyük hareketler için destekleyici özellikler olduğunu söyledi.

İran halkının “İranlı – İslam kimliğinin korumasının çok önemli bir mesele olduğunu belirterek, İslami İnkılabın bereketi ve halkın temel siyasal olaylara sürekli katılımından dolayı, bugün dünyanın, İran halkını “müslümanlığının yanı sıra uyanık ve basiretli” olarak tanıdığını söyledi ve tam da bu toplumsal kimliği dolayısı ile İran halkının bu hassas İslami uyanış devresinde etkili bir rolü olacağını söyledi.

Düşmanların gerek İslam dünyasında gerekse İran içinde Sünni ve Şii arasında ayrılık yaratmanın, batılıların stratejik çizgisi olduğunu hatırlatan Rehber İmam Ali Hamaney, Şii ve Sünni müslümanların, derin ve yaygın dini ve inanç ortaklıkları ve ortak menfaatleri olmakla birlikte düşmanın kendi sulta hedefini gerçekleştirmek için sürekli bu ortak yönleri zayıflatmaya çalıştığını belirtti.

İmam Ali Hamaney, bugün Pave halkına hitaben yaptığı bu konuşmasında düşmanın İslami mezhepler arasında ayrılık yaratmasına fırsat vermemek için İran’daki bütün eyaletlerin birlikte hareket etmesi konusunda ısrar ettiğini ifade etti.

İmam Ali Hamaney, İran İslam Cumhuriyeti’nin Şii – Sünni tefrikası komplolarına karşı sağlam duruşuna işaret ederek, İslami hareketin büyük şahsiyetlerinin, İslami İnkılabın ilk yıllarından beri İslami mezhepler arasındaki “vahdeti” ciddi olarak takip ettiklerini ve İslami nizamın teşkilinden sonra da hiç bir ülkenin, aslen Sünni olan Filistinlilere İran gibi kardeşçe davranmadıklarını söyledi.

İmam Ali Hamaney, İran’daki “vahdet, ihlas ve gönül birliği” içindeki Şii ve Sünnilerin komplocuların ağzına sert bir yumruk olduğunu, süre giden bu kardeşlik sebebi ile, düşmanın, İran’ın ayrılık yaratmak için uygun bir yer olmadığını anladığını, “birlik halindeki İran milletine ve nizamın yetkililerine geçmişte olduğu gibi gelecekte de hiç kimsenin şantaj yapamayacağını ve hiç bir baskı karşısında bir adım dahi geri çekilinmeyeceğini vurguladı.

İmam Ali Hamaney, başarının tek yolunun düşmana karşı mücadelede bir adım bile geri çekilmemek olduğunu belirterek, 32 yıllık süre içinde düşmana karşı bir adım bile geri çekilmediklerini, bundan sonra da onları şantajları karşısında bir adım bile geri çekilmeyeceklerini söyledi.

İmam Ali Hamaney, konuşmasında ayrıca dindarlığın ve açık fikirliliğin Pave halkının enerjileri olduğunu vurguladı ve kendisini bölgedeki işsizlik konusunun düşündürdüğünü, bu konuyu da yetkililer ile görüştüğünü söyledi.

Başa dön tuşu
Bugün 29 Eylül 2026 (50) içerik yüklenmiştir.