
Hürmüz Boğazı’nda düzenlediği tatbikat ile ‘düşman çatlatan’ İran, kendi üretimini yaptığı silah stoklarını her geçen gün zenginleştiriyor.
İran birkaç yıldır ardı ardına düzenlediği askeri tatbikatlarda yerli malı silah ve savunma sistemlerini test ederek düşman çatlatıyor. En son Hürmüz Boğazı’nda 10 gün süren tatbikatta petrol ambargosuna hazırlanan Batı’ya meydan okurcasına yeni silahlarını gün yüzüne çıkardı. Bu serüvenin 32 yıllık bir geçmişi var. 1980’den itibaren 8 yıl süren İran-Irak Savaşı’nda başlayan ambargolar İran’ı kendi silah teknolojisini üretmeye zorladı. İran artık her askeri tatbikatta kendi ürettiği savunma sistemlerini deneyerek dünyayı şaşkına çeviriyor.
Artık birbirinden farklı 16 savaş uçağı ve helikopter, 8 tip insansız hava aracı, 8 ayrı simülatör, 5 orta menzilli füze, 6 kısa menzilli füze, 1 güdümlü füze, 8 tip tanksavar füzesi, 3 havadan havaya füze, 9 denizden fırlatılan füze, 3 torpido, 8 zırhlı araç, 8 havan topu, 5 top, 8 roket topu, 1 denizaltı, 18 farklı hava savunma silahı ve 3 elektro-optik bomba gibi çok sayıda silah ve savunma sistemi geliştirdi. İran bunların seri üretimine geçip silah stokunu her geçen gün şişiriyor. Hatta İran geçen aralıkta insansız hava aracı RQ 170 Sentinel’i yazılım marifetiyle ele geçirdiğini duyurduğunda bu nasıl olabilir diye soranlar oldu. Halbuki İran çoktan 8 farklı insansız hava aracını silah stokuna sokmuştu: Ebabil, Muhacir, Rad, Nazır, Saeghe, Zuhal, Karrar, Sofreh Mahi.
Tahran 2009’da Natanz’daki uranyum zenginleştirme tesisini ‘nasıl koruyacağını’ ‘Büyük Peygamber 4’ adlı tatbikatla göstermişti. Bir yıl önce ‘Büyük Peygamber 3’ tatbikatına dönemin Beyaz Saray sözcüsü Gordon Johndroe şu tepkiyi vermişti: “Dünyada güven kazanmak istiyorsan daha fazla füze denemesi yapma.” Dönemin Devrim Muhafızları Hava Kuvvetleri Komutanı General Hüseyin Selami ise “Düşmanlarımız aynı hataları tekrarlamamalı, düşman hedefler gözetim altında” sözleriyle İsrail ve ABD’ye gözdağı vermişti. İran, 2010’da ‘Büyük Peygamber 5’ adlı tatbikatta hava, kara ve denizden füze savunma sistemlerini test etti. Son olarak Hürmüz’deki ‘Velayet 90’ tatbikatında Nur ve Kadir adlı 200 km menzilli güdümlü füzeleri ilk kez denedi.
İran ilk yerli uçağını 1997’de üretti. İlk yerli savaş uçağı olan ve yakın hava desteği için geliştirilen Azarakeş’in seri üretimine ise 2000’li yılların başında geçildi. Azarakeş’in gelişmiş modeli Saegheh’i, IR.AN-140, Şebaviz savaş uçakları ve HESA Şehid helikopter modelleri izledi. Tahran, 2013’te de saldırı ve eğitim uçağı HESA Şafak’ı stokuna katmaya hazırlanıyor. Boragh adlı ilk zırhlı aracını da 1997’de üretti.
İran, 2003’te üretim stoklarına kattığı, 2 bin 100 metre menzile sahip Şahap-3 füzesi ile İsrail ve ABD’nin müttefiklerine ulaşabileceğini kanıtladı. Ardından, daha gelişmiş modeli, menzili 3 bin km’yi bulan Kadir füzelerini üretti. Fatih 110, Zelzal, Kiam, Nazeat kısa menzilli füzelerine, Aşura, Siccil ile Fajr orta ve uzun menzilli füzelerini ekledi.
