
İran İslam Cumhuriyeti Savunma Bakanı; gençlerimiz ve silahlı kuvvetlerimiz bölge emniyetini sağlayabilecek güçtedir. Bölge emniyeti birbirine bağlıdır ve emniyet bölgenin tüm birimlerinde sağlanmalıdır açıklamasında bulundu.
Dün (Pazar) İran Savunma Bakanlığı Subaylarından bir grubun yemin ve apolet alma töreninde konuşan savunma bakanı Tuğgeneral Emir Hatemi, düşmanların şimdiye kadar kendi hedeflerinden hiç birini tahakkuk ettiremediğini ve İran silahlı kuvvetlerinin büyük bir cesaretle ülkenin izzet ve azametini korumaya hazırlıklı olduğunu belirterek, İran’ın kendi uzman, mesuliyetini müdrik ve dindar gençlerinin iradesine dayanarak caydırıcı güç elde ettiğini ve kendi milli güvenlik ve çıkarlarını korumakta olduğunu bildirdi.
İranlı gençler ve silahlı kuvvetlerin hatta bölge güvenliğini de savunacak potansiyelde olduğunu, İran güvenliği ile bölge güvenliğinin birbirine bağlı bulunduğunu ve bunun için de İran’ın her zaman bölge istikrarı ve güvenliği zaruretini bildirdiğini hatırlatan İran Savunma Bakanı, savunma bakanlığının kaliteli yerli malların üretimine ağırlık vereceğini ve silahlı kuvvetlerin ihtiyacını bizzat ülke içinde temin ederek İran halkının güvenliğinin en yüksek seviyede temin edeceğini söyledi.
İran İslam Cumhuriyeti açısından güvenliğin müdafaası, ahlaki ve inkılapçı değerlere bağlı kalan eğitimli uzman insan gücüne bağlıdır. Teçhizat ve askeri araç ve gereçler alanında da silahlı kuvvetlerin, kendi savunma ve caydırıcı kudret ve kabiliyetini artırmak için modern teknolojiye sahip olması gerekir.
Bu hususta iki önemli faktör belirleyicidir. Birinci faktör; füze savunma alanı başta olmak üzere ülkenin ihtiyaç duyduğu alanlarda savunma sanayiinin tamamen yerlileştirilmesi ve millileştirilmesidir. Bu ise caydırıcı savunma alanında stratejik bir öneme sahiptir. İkinci faktör ise; tehditlere uygun bir savunmanın ve imkanlarının geliştirilmesidir.
Uluslararası Stratejik araştırmalar Enstitüsü son dönemde Amerika’nın silahlanma alanında iki seçkin uzmanlarından Michael Elleman ve Mark Fitzpatrick’ın kaleminden hazırlayarak yayınladığı İran’ın Balistik füzeleriyle ilgili detaylı bir raporunda şunları belirtiyor:
“…Balistik füzeler, bugün İran’ın caydırıcı siyasetinin önemli bir bölümünü oluşturmakta ve gelecekte de böyle olacaktır. Balistik füze meselesinin İran’ın savunma gücü programları açısından taşıdığı önem bakımından İran’ın kendi füze programından el çekeceği beklentisi boş bir beklentidir…”
İslam İnkılabı Rehberi Ayetullah Seyyid Ali Hamanei, silahlı kuvvetlerin önde gelen komutanlarını son kabulünde yaptığı konuşmada gerektiği anlarda ülkenin iktidar, güvenlik ve onuru ve üstünlüğünü sağlamanın silahlı kuvvetlerin asıl hedeflerinden olduğunu bildirerek, orduda görevli gençlerin parlak geleceğine ümitle baktığına işaretle, ordunun gücünün arttırılması ve gelişmesinin sürmesine vurgu yaptı.
Şimdi ise İran Savunma Bakanının sözleri İran’ın savunma alanında üstün caydırıcı bir konum elde ettiğini gösteriyor. Bu konuda bölgesel teamüller konusuna da eğilmiş bulunmaktadır. İran’ın askeri açıdan bölgedeki parlak konumunun en son örneğini ise Antalya’daki Eurasia -2018 fuarında İran’ın aktif olarak katılımı ve İran standına ilginin çok büyük olmasıdır.
Eurasia 2018 fuar yetkilileri, İran stant’ının en çok ziyaretçinin uğradığı ve anlaşmanın yapıldığı stant olarak seçildiğini bildirdiler. Fuar boyunca İran stantında yabancı şirketlerle 20’nin üzerinde uzay ve havacılık alanında anlaşma imzalandı.
İran Havacılık Sanayi Şirketi İhracat Yetkilisi Cafer Zedvar, İran ve Türkiye arasında havacılık sanayi ürünleri alımı ile ilgili 5 protokol imzalandığını İran’ın bu fuardaki tutumunun komşu ülkelerle savunma ve askeri teamüllere büyük önem verdiğini gösterdiğini belirtti.
Savunma alanındaki tüm bu çalışmalar ve teamüller İran’ın milli egemenlik ve güvenliği alanında belirlediği hedeflere uygundur ve İran savunma kurumlarının kendi savunma ürünlerini tamamıyla yerlileştirerek İran halkı ve İslam Cumhuriyeti devleti için güvenliğin en üst seviyesini yakalamaya çalışmaktadır.
