
İran İslam Cumhuriyeti başta Suriye olmak üzere bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü, milli egemenliğini ve vahdetini temel bir ilke olarak benimsiyor ve ayrıca bu ülkelere terörle mücadelede ve güvenliği sağlamalarında yardımcı olmayı da bir görev olarak algılıyor ve bölgede sınırların değişmesi kesinlikle bölgenin yararına olamayacağını savunuyor.
İran İslam Cumhuriyeti başta Suriye olmak üzere bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü, milli egemenliğini ve vahdetini temel bir ilke olarak benimsiyor ve ayrıca bu ülkelere terörle mücadelede ve güvenliği sağlamalarında yardımcı olmayı da bir görev olarak algılıyor ve bölgede sınırların değişmesi kesinlikle bölgenin yararına olamayacağını savunuyor.
Cumhurbaşkanı Dr. Hasan Ruhani Salı günü Suriye temsilciler meclisi Başkanı bayan Hediye Halef Abbas’ı kabulünde bu konuya vurgu yaparak, bugün Suriye’de zalimane bir savaşın hiç bir ahlaki ve insani ilkeye bağlı olmayan tekfirci terör örgütleri üzerinden Suriye milletine dayatıldığını, Suriye milletinin son beş yılda en ağır şartların altında teröristlere karşı direnişi takdire şayan olduğunu belirtti.
Günümüzde maalesef bir çok İslam ülkesi düşmanların komplolarının esiri olduğunu ve Yemen, Irak, Suriye, Libya, Afganistan ve diğer bazı İslam ülkelerde insanların en ağır şartlar altında direndiğini kaydeden Cumhurbaşkanı Ruhani, İran İslam Cumhuriyeti ilkelerinden taviz vermeden terörü bölge ve dünya için büyük bir tehdit olarak bildiğini ve Suriye milletine terörü ülkelerinden atmak için yardım edilmesi gerektiğine inandıklarını, başka ülkelerin de terörle mücadele edebilmek için bundan başka çareleri bulunmadığını vurguladı.
Cumhurbaşkanı Ruhani geçen hafta BM genel kurul zirvesinde yaptığı konuşmasında da bu konuya işaret etti. Ruhani Suriye’nin beş yıldır devam eden kriz için mantıklı bir çözüm bulunması yolundaki engellere işaret ederek, BM genel kurul zirvesine ikinci kez katıldığında beyan ettiği ünlü cümlesini tekrarladı. Ruhani söz konusu zirvede: bölgeye generaller ayak bastığında diplomatların onları karşılamalarını beklemeyin, demişti. Gerçekte bu uyarı, Batılı ülkelerin dikkate almadıkları bir uyarıydı, nitekim bugün Suriye’de krizin hala devam ettiğine ve bu ülkenin bölgede geniş bir krizin odağına dönüştüğüne şahit oluyoruz. Bugün Suriye krizi bölgesel ve uluslararası tüm çabaların en önemli önceliği haline gelmiştir. Son günler de de BM güvenlik konseyi bir kez daha Suriye konusuna eğildi ve tarafları ateşkesin devam etmesi konusunda ikna etmeye çalıştı, fakat Amerika’nın tek yanlı tutumu ve teröristlere desteklerini sürdürmesi bu çabaları sonuçsuz bıraktı.
Bugün bölgeye hakim olan mevcut hassas şartlarda ise en çok önem arz eden mesele, Suriye milletine yardım ulaştırmak ve bu insanları cani teröristlerin pençesinden ve kuşatmasından kurtarmaktır. Bu açıdan bakıldığında, ister tekfirci IŞİD terör örgütü ister el Nusra ve ister diğer tekfiri terör örgütleri olsun, Suriye’de tüm terör örgütleri ile mücadele etmek ve Suriye halkına insani yardım ulaştırmak bir zarurettir.
Bugün Suriye sahasında ordu birliklerinin teröristlere karşı art arda zaferlerine şahit oluyoruz. Haber çevreleri Suriye ordusunun geçen haftadan beri başlayan ve devam eden Halep’e yönelik operasyonunu, bu kente karşı şimdiye kadar düzenlenen en büyük operasyon şeklinde değerlendiriyor. Gerçi Halep’te daha uzun bir yol kat edilmesi gerekiyor. Öte yandan Suriye ordusunun ilerlemesine paralel olarak Şam ve Moskova’nın Suriye’nin kuzeyinde uçuşa yasak bölge oluşturulmasına açıkça karşı çıkmasına Amerika’ın nasıl bir tepki vereceğini bekleyip görmek gerekiyor.
Kuşkusuz Suriye yönetimi bu ülkenin geleceği hakkında karar verebilecek tek yasal mercidir. Bu arada Suriye yönetimi ile bu ülkenin bağımsızlığına ve millet iradesine gerçekten inanan muhalif grupların arasındaki müzakerelerin Suriye krizinin çözümüne katkı sağlayabileceği de açıkça ortadadır. Bu arada İran İslam Cumhuriyeti’nin Suriye’de terörün kökünün kurutulması yönünde Suriye milletine ve devletine yardımlarını sürdüreceğinden de hiç kimsenin kuşku duymaması gerekir. Amerika da eğer gerçekten Suriye milletini düşünüyorsa, en başta teröre verdiği desteği durdurması ve Suriye yönetimine terörle mücadelede yardım etmesi gerekir.
