DünyaHaberlerİranOrtadoğu

İran’ın nükleer sorumluluklarına bağlı kaldığı onaylandı

UAEK Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu UAEK son raporunda İran İslam Cumhuriyetinin nükleer alandaki kendi tüm sorumluluklarını yerine getirdiğini bildirdi. UAEK dün gece İran’ın nükleer faaliyetleriyle ilgili yayınladığı yeni bildirisinde, İran’ın Cenevre anlaşması uyarınca yeni zenginleştirme çalışmalarında bulunmadığını bildirdi. İran’ın 20 Ocak 2014 tarihinden şimdiye kadar kendi tesislerinin hiç birinde %5’in üzerinde uranyum zenginleştirmediği vurgulanan bu bildiride, mevcut olan uranyumun azaltılması ve %5’in altına düşürülmesi çalışmalarını da tamamladığı belirtilmiştir. Bu rapor uyarınca İran yakıt zenginleştirme fabrikası, Fordu nükleer tesisleri veya Erak ağır su reaktöründe nükleer çalışmalarını genişletici her hangi bir girişimde bulunmamıştır. UAEK’nın bildirisinde ayrıca İran’ın Bender Abbas’da bulunan Geçin madeni, Sağend uranyum üretim madeni ve Erdekan uranyum üretme fabrikasının faaliyetleriyle ilgili ajansa bir rapor sunduğu da belirtilmiştir. Uzmanlar bu raporu oldukça olumlu niteleyerek, bu raporun İran ile 5+1 grubu arasında sağlanmak istenen nihai anlaşma metninde etkili olacağı görüşündeler. Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu UAEK Başkanı Yukio Amano geçen hafta gerçekleştirdiği Tahran ziyaretinin devamında bir bildiri yayınlayarak, İran’ın, işbirliği çerçevesindeki sorumluluklarını yerine getirmesini görmek ve daha önce yapılan tüm görüşmelerden alınmış sonuçların çözüme kavuşması yönünde olumlu adımlar atmasının sevindirici olduğunu açıkladı. Uluslar arası Atom Enerjisi Kurumu UAEK Başkanı bu bildiride, ajansın İran’la işbirliği için daha önce vermiş olduğu taahhütlere bağlı kaldığını ve meselelerin diyalog yoluyla çözümlenmesini ön planda tutarak özen göstereceğini bildirmişti. Amano’nun bu raporu Ajans’ın İran’ın nükleer meseleler konusundaki yaklaşımının müsbet bir çizgide olduğunu gösteriyor. Siyasi açıdan da Kasım 2013 tarihinde İran ile 5+1 grubu arasında varılan anlaşma ardından nükleer meselede önemli ilerlemeler sağlanmıştı. Yaptırımların azaltılması ve petro-kimya, gemicilik, döviz ve değerli metaller değişimin ve İran’ın bloke edilmiş parasının bir bölümünün serbest bırakılması konusunda bazı yaptırımlar kaldırılmıştı. Ancak tüm bunlara rağmen tek yanlı yaptırım ve BM Güvenlik konseyi yaptırımlarının tamamen kaldırılması, İran nükleer dosyasının Güvenlik konseyinden alınarak tekrar ajansa iade edilmesi gibi hedeflerin tama olarak tahakkuk bulmasıyla asıl son anlaşma sağlanmış olacak ve bu hedef ulaşmak için henüz kat edilmesi gereken mesafe oldukça fazladır. Yorumcuların bir çoğu, İran nükleer görüşme heyetinin mantıklı bir yaklaşım sayesinde İran’ın uluslar arası güvenliğe yönelik bir tehdit olmadığını ispatlayarak, İran aleyhindeki kara propagandayı artık etkisiz hale getirmeyi başardığına inanıyor. Tahran ayrıca UAEK ile sürdürdüğü teamül v güven ortamı oluşturma çalışmalarının devamında şimdiye kadar bu ajansın sorularına gereken cevabı vermiş ve kaygılarını gidermiştir. Bu hususta varılan en son anlaşma ise İran ile UAEK arasında sağlanan 5 maddelik anlaşma metni olup bunun son aşamasına gelinmiş bulunmaktadır. Aslında bu teamül ve anlaşmalar İran ile 5+1 grubu arasında nihai anlaşmaya varılması yönünde önemli bir rol ifa etmekte ve büyük bir fırsat olarak değerlendirilmektedir. Tüm bunlara rağmen İran ile 5+1 grubu arasında, santrifüjlerin ne kadar olacağı gibi bir takım temel meseleler üzerinde anlaşmazlıklar halen devam ediyor. Bu aşamada görüşmelerin ağır ilerlemesi görüşmelerin çıkmaza girdiği anlamına gelmemelidir. 20 Temmuz tarihinde görüşmeler süresinin 4 aylığına daha uzatılması ile sonuçlanan İran ile 5+1 arasındaki Viyana–6 görüşmeleri görüşmelerin ileriye dönük olduğunu gösterdi. İran dışişleri bakanı Zarifin de belirttiği gibi mevcut aşamada taraflar genel bir anlaşma metnini hazırlamakla meşguller ve zamanı gelince nihai adım atılacaktır. Genel manada tarafların her ikisinin de görüşmelere bakışı olumludur ve bu ise İran’ın görüşmelerde ciddi olduğunu ve kendi haklarının resmiyete tanınması durumunda son genel anlaşmanın sağlanacağını ispatlamıştır.

Başa dön tuşu
Bugün 29 Eylül 2026 (51) içerik yüklenmiştir.