HaberlerİranOrtadoğu

İran’ın savunma alanındaki muktedir varlığı

İran İslam Cumhuriyeti silahlı kuvvetleri ortak tatbikatı “Muhammed Resulullah” dün sabah “Resulullah” parolası ile İran’ın güney sahillerinde “Felahen” güdümlü füze kruvazörün güvertesinden İran İslam cumhuriyeti ordusu Koordinasyon Yardımcısı Tuğamiral Seyyari tarafından başlatıldı. Tatbikatın bir bölümü uluslaraası sularda gerçekleşecektir.

Tuğamiral Seyyari tatbikatın deniz, hava, kara ve Hatemulenbiya –saa- hava savunma karargâhının katılımı ile Mekran sahillerinde ve Umman denizinde gerçekleşmekte olduğunu söyledi.
Muhammed Resulullah (sav) Tatbikatının ilk etabında, Naziat ve Fecr 5 roketleri, lazer işaretli 155 mm’lik otomatik top ve 122 mm’lik toplarıyla atışlar yapıldı. Ayrıca bot birlikleri, hafif ve ağır denizaltıları, komando ve deniz piyade tugayları, hava-deniz birliklerinin katılımıyla 2 milyon 2 bin kilometrekarelik bir alana konuşlandı. Anti satıh ve anti denizaltı helikopterleri ve keşif uçakları da tatbikat alanında uçuş yaptılar.
İran İslam Cumhuriyeti Fars Körfezi ve Umman denizi boyunca yaklaşık 2000 km kıyıya sahiptir ve bu da jeopolitik açıdan çok önemli ve değerli bir konuşur. Uluslararası hukuk açısından her türlü saldırıya karşı kendi sınırları korumak için savunma açısından hazırlıklı olması meşru bir haktır. Buna göre İran İslam Cumhuriyeti de tehditlere karşı önleyici güce sahiptir. Bu bağlamda “kalıcı güvenliğin” tüm ülke sınırlarında egemen olması, İran İslam Cumhuriyeti’nin ister ordu ister devrim muhafızları olsun tüm silahlı kuvvetlerinin ortak hedefidir. Düzenlenen ortak tatbikatlar da, İran savunma doktrininde bu konunun önemini gösteriyor.
Bu arada ortak tehditlere karşı savunma konularında askeri işbirliği ve teamülün vurgulanması da İran’ın savunma ve güvenlik stratejilerinden olduğunu unutmamak gerekir.
İran İslam Cumhuriyeti her zaman düşmanlar ve saldırganlara, bizzat kendi güçlü ve muktedir varlığı ile bölge güvenliğinin hiçbir saldırgan tarafından bozulmasına asla izin vermeyeceği mesajını iletmiştir. Washington Enstitüsü bir süre önce İran’ın savunma gücü ile ilgili raporunda, “İran’ın kendi hava savunma gücünü bağımsız hava savunma üsleri kurmak ve hava savunma sistemleri konuşlandırarak önemli oranda yükselttiğini” yazdı.
8 yıl süren zorunlu savaş, İran’a karşı tehditler, bölgede yabancı güçlerin artan varlığı, Fars Körfezi’nde komşu ülkelere milyarlar dolar değerinde silahların satılması, Amerika’nın bölgede İran güvenliği için sorun oluşturma hedefinde olduğu mesajını veriyor.
Amerikalı teorisyen ve dilbilimci Noam Chomsky Nisan 2017 tarihinde “Demokrasi Şimdi” analitik haber sitesine verdiği mülakatta, İran stratejisinin savunma amaçlı olduğuna işaretle, Amerika ve Siyonist rejimin neden eskiye nazaran İran’ın caydırıcı gücünden endişeli oldukları sorusunu gündeme getirdi. Kim veya kimlerin caydırıcı ve önleyici güçten endişeli olduklarını soran Chomsky şöyle cevap verdi: Özgürce zorbalık yapmak isteyenler, potansiyel caydırıcı güçten derinden endişeli duyarlar.
Hali hazırda İran İslam Cumhuriyeti, Konvansiyonel savunma önlemleri çerçevesinde en yüksek seviyede hazırlıklı olmaya vurgu yaparken, konvansiyonel savunma teçhizatın yapımı ve kullanılmasında bir an bile tereddüt etmiyor.
Bu bağlamda İran İslam Cumhuriyeti cumhurbaşkanı Hasan Ruhani İran’ın kendi sınırları ve bölge güvenliğini koruma ve savunma bağlamında askeri gücün korunması zaruretini vurgulayarak şöyle diyor:
Biz kendi halkımız ve ülkemizi savunmak için, ihtiyaç olan her silahın yapımı ve depolanması, gerektiği zaman kendimizi savunmak için bu silahları kullanmakta tereddüt etmeyiz.

Başa dön tuşu
Bugün 16 Eylül 2021 (17) içerik yüklenmiştir.